Diyalektik Haber

Diyalektik Haber

06 Eylül 2026 Pazar

İran’dan İsrail’e 4 cepheli saldırı planı iddiası! Hepsi aynı anda vuracak

İran’dan İsrail’e 4 cepheli saldırı planı iddiası! Hepsi aynı anda vuracak
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İsrail kaynaklı değerlendirmelere göre İran, olası yeni bir çatışmada Hizbullah, Hamas, Husiler ve Irak’taki İran yanlısı grupların eş zamanlı olarak İsrail’e saldırmasını öngören çok cepheli bir strateji üzerinde çalışıyor. Planın, 7 Ekim’de yaşandığı belirtilen koordinasyon eksikliğinin tekrarlanmamasını amaçladığı öne sürülürken, Kudüs Gücü yetkililerinin bölgedeki grupların komutanlarıyla temaslarda bulunduğu iddia edildi. İran’ın saldırı kararı aldığına veya bir operasyon tarihi belirlediği

İran ile İsrail arasındaki gerilim devam ederken, bölgede yeni ve geniş çaplı bir çatışma ihtimaline ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler ortaya çıktı. İsrail tarafındaki değerlendirmelere göre İran, İsrail’e karşı olası yeni bir çatışmada farklı cephelerin aynı anda harekete geçmesini sağlayacak bir plan üzerinde çalışıyor.

Söz konusu senaryoda Lübnan’daki Hizbullah, Gazze’deki Hamas, Yemen’deki Husiler ve Irak‘taki İran yanlısı silahlı grupların eş zamanlı olarak İsrail’e karşı harekete geçmesinin amaçlandığı öne sürüldü.

7 EKİM’DEKİ KOORDİNASYON EKSİKLİĞİNE DİKKAT ÇEKİLDİ

İsrail kaynaklı değerlendirmelerde, İran’ın yeni stratejisinin şekillenmesinde 7 Ekim 2023 saldırılarının önemli bir yer tuttuğu belirtiliyor. Hamas, 7 Ekim’de İsrail’e geniş çaplı bir saldırı düzenlerken İran ve Hizbullah aynı anda başka cephelerden saldırıya geçmemişti. Tahran’ın olası yeni bir çatışmada bu durumun tekrarlanmasını istemediği ve farklı cephelerin savaşın başlangıcından itibaren koordineli biçimde hareket etmesini hedeflediği ileri sürüldü.

BU KEZ TÜM CEPHELER AYNI ANDA HAREKETE GEÇEBİLİR

İddiaya göre İran’ın üzerinde çalıştığı yeni senaryonun en dikkat çekici noktası, İsrail üzerindeki askeri baskının tek bir bölgeyle sınırlı tutulmaması.

Planın hayata geçirilmesi halinde İsrail’in Lübnan sınırında Hizbullah, Gazze’de Hamas, Yemen yönünden Husiler ve Irak’taki İran yanlısı silahlı gruplarla eş zamanlı olarak karşı karşıya kalabileceği değerlendiriliyor.

Böyle bir senaryonun İsrail’in hava savunma sistemleri ve askeri kaynaklarını aynı anda farklı bölgelere yönlendirmek zorunda bırakmayı amaçlayabileceği belirtiliyor.

Ancak İran’ın böyle bir saldırı için karar aldığına veya herhangi bir operasyon tarihi belirlediğine ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.

KUDÜS GÜCÜ KOMUTANLARIYLA İLGİLİ ÇARPICI İDDİA

İsrail basınına yansıyan haberlerde İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Kudüs Gücü’nün faaliyetlerine ilişkin de dikkat çeken iddialara yer verildi.

Üst düzey Kudüs Gücü yetkililerinin Hizbullah, Husiler ve Irak’taki İran yanlısı silahlı grupların komutanlarıyla temaslarda bulunduğu öne sürüldü.

Görüşmelerde olası bir çatışmanın genişletilmesi ve farklı cephelerin koordinasyonunun ele alındığı iddia edildi. İran’ın böylece bölgedeki müttefiklerinin birbirlerinden bağımsız hareket etmeleri yerine ortak bir strateji doğrultusunda hareket etmelerini sağlamaya çalıştığı değerlendiriliyor.

İRAN’IN “VEKİL GÜÇLER” STRATEJİSİNDE YENİ DÖNEM

İran uzun süredir Orta Doğu’nun farklı bölgelerinde kendisine yakın silahlı gruplarla ilişkilerini sürdürüyor. Lübnan’daki Hizbullah bu yapının en güçlü unsurlarından biri olarak öne çıkarken Yemen’deki Husiler ve Irak’taki İran yanlısı milis gruplar da bölgesel denklemde önemli rol oynuyor.

Yeni iddialar ise Tahran’ın bu yapıları ayrı ayrı cepheler olarak kullanmak yerine olası bir savaşta eş zamanlı hareket eden daha koordineli bir yapıya dönüştürmeye çalıştığına işaret ediyor.

IRAK VE YEMEN CEPHELERİ DAHA FAZLA ÖNEM KAZANIYOR

Bölgedeki askeri ve siyasi dengelerin değişmesi, İran’ın stratejisinde Irak ve Yemen’in önemini artırıyor.

Husiler daha önce İsrail’i balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla hedef alırken, Irak’taki İran yanlısı silahlı gruplar da İsrail’e yönelik saldırılar düzenlediklerini açıklamıştı.

Bu nedenle olası yeni bir çatışmada İsrail’in yalnızca yakın sınırlarındaki tehditlerle değil, yüzlerce hatta binlerce kilometre uzaklıktaki noktalardan gerçekleştirilebilecek füze ve İHA saldırılarıyla da aynı anda karşılaşabileceği değerlendiriliyor.

İSRAİL’İN ENDİŞESİ: TEK CEPHELİ SAVAŞ OLMAYACAK

İsrail tarafındaki değerlendirmelerde en fazla üzerinde durulan nokta ise olası yeni savaşın başlangıç biçimi.

7 Ekim saldırılarında Hamas’ın başlattığı çatışmanın ardından diğer cepheler zaman içerisinde hareketlenirken, yeni senaryoda İran ve müttefiklerinin daha ilk aşamada birden fazla cepheden İsrail’i baskı altına almaya çalışabileceği öne sürülüyor.

Buna göre İsrail aynı anda Gazze, Lübnan, Yemen ve Irak bağlantılı dört ayrı cepheden saldırılarla karşılaşabilir.

TAHRAN’DAN RESMİ BİR SALDIRI TAKVİMİ YOK

Ortaya atılan iddialara rağmen şu aşamada İran tarafından ilan edilmiş bir saldırı planı veya takvim bulunmuyor. Bu nedenle söz konusu senaryo, İsrail kaynaklı güvenlik değerlendirmeleri ve bölge basınına yansıyan iddialar çerçevesinde ele alınıyor.

Bununla birlikte Kudüs Gücü’nün bölgedeki gruplarla temaslarını artırdığı yönündeki haberler, İran’ın müttefikleri arasındaki askeri koordinasyonun seviyesi konusunda İsrail’deki endişeleri artırıyor.

Devamını Oku

Aziz Yıldırım’dan derbi sonrası olay sözler: Gerekirse ligleri 1 yıl ertelesinler

Aziz Yıldırım’dan derbi sonrası olay sözler: Gerekirse ligleri 1 yıl ertelesinler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Beşiktaş’a 2-1 kaybedilen derbinin ardından hakem kararlarına sert tepki gösterdi. Yıldırım, “Gerekirse Türkiye ligleri 1 sene oynanmasın” derken, Futbol Federasyonu Başkanı ile görüşeceğini açıkladı.

Trendyol Süper Lig’in 4. haftasında Fenerbahçe, sahasında Beşiktaş‘a 2-1 mağlup oldu. Sarı-lacivertliler böylece ligin ilk 4 haftasında ikinci kez sahadan yenilgiyle ayrıldı.

Karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulunan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, takımının iyi oynamadığını kabul ederken hakem kararlarına tepki gösterdi.

“BİZ İYİ OYNAMADIK AMA HAKEM GÖRDÜĞÜNÜ ÇALMALI”

Ligin ilk haftalarındaki karşılaşmalara da değinen Yıldırım, şunları söyledi:

“4 haftadır hiçbir yorum yapmadık. Gençlerbirliği maçında 2 penaltı verilmedi. Sesimizi çıkarmadık. Konyaspor maçı yine hakem hataları… Samsunspor maçında Vedat’a yapılan penaltı pozisyonu… Bugün burada yine hakem hataları… Biz iyi oynamadık. Beşiktaş’ı tebrik ediyorum. 2 tane penaltımız yine verilmedi. Bir tanesi 5. dakikada stoperleri eliyle topu önüne alıyor, penaltıyı vermiyor. Kerem’in pozisyonu, çelme takıyor, yine vermiyor. İyi oynamadık kabul ediyorum ama hakem gördüğünü çalmalı.”

“GEREKİRSE TÜRKİYE LİGLERİ 1 SENE OYNANMASIN”

Hakemlerle ilgili sözlerini sürdüren Aziz Yıldırım, MHK’ye de çağrıda bulundu:

“Ben konuşmaya başlarsam kimse beni susturamaz. MHK Başkanı buna bir çözüm bulacak. Gerekirse Türkiye ligleri 1 sene oynanmasın! Bir başkanın dövdüğü hakemin hakemliğini devam ettiremezsiniz. Yazık! Türk futboluna yazık. Bu hakem 4 haftadır… Bu akşam ilk defa bir şeyleri dile getiriyorum. Diğer takımlar şikayet ediyor. Futbol Federasyonu olayın nerelere gittiğini görecek önlem olacak. Birkaç hafta sonra başka türlü konuşurum. Hakem verse penaltıları maç 2-2 bitecek belki de. Ben 40 senedir futbolun içindeyim. Hep yöneticilik yaptım.”

“BİZ ADALET İSTİYORUZ”

Yıldırım, Fenerbahçe’nin adalet istediğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz hepimiz geldik, bir taşın altına elimizi soktuk. Ayıp yani. Gençlerbirliği penaltılar verilmiyor, Konyaspor, Samsunspor… Bu hafta yine hata. Biz adalet istiyoruz. Oynayamıyorsak yenilelim ama oynuyorsak kazanalım. Hakemler yüzünden 4 haftadır önleniyor. Onlar kendi istedikleri gibi hareket ediyorlar. Çareyi Federasyon bulacak. Biz söylersek ne anlamı var? Bu devam etmez! Herkes lütfen aklını başına alsın. Dün oynanıyor maç hakemlerden şikayetçiler. Bugün biz şikayetçiyiz. Federasyon buna bir çözüm üretmeli. O zaman görev değişikliği olmadı o da başka yönlere gider.”

FEDERASYON BAŞKANIYLA GÖRÜŞECEK

Aziz Yıldırım, yaşananlarla ilgili Futbol Federasyonu Başkanı ile görüşeceğini de açıkladı:

“Biz olanları söylüyoruz. Görevli olanlar çalışmalarını yapacak. Ben Federasyon’a gideceğim başkanla görüşeceğim. Onlara gerek yok. VAR geldi, niye geldi? O da görmüyorsa kim görecek? Bir mesaj da yorumculara: Bazı hakem yorumcuları çıkıyor eski yönetimlerini görmüyorlar. Yorumlar yanlış. Hem taraftarları yanlış yorumluyorlar hem de gördüklerini farklı açıklıyorlar. Onlar da hem çalışsınlar hem doğru yorum yapsınlar.”

“KADRODA SIKINTI YOK”

Yıldırım, takımın kadrosuyla ilgili ise kısa bir değerlendirmede bulunarak, “Kadro iyi, kadroda sıkıntı yok. Daha çok çalışmamız lazım” ifadelerini kullandı.

Özet: Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Beşiktaş’a 2-1 kaybedilen derbinin ardından hakem kararlarına tepki göstererek, “Gerekirse Türkiye ligleri 1 sene oynanmasın” dedi. Yıldırım, yaşananlarla ilgili Futbol Federasyonu Başkanı ile görüşeceğini de açıkladı.

Devamını Oku

ABD, İran’ın 2 ABD savaş gemisini hedef almasının ardından 3 İran tankerini vurduğunu açıkladı

0

BEĞENDİM

ABONE OL

ABD ordusu, İran’ın bölgede 2 ABD savaş gemisini hedef almasının ardından Devrim Muhafızları’na ait 3 tankeri vurduğunu duyurdu.

ABD, İran'ın 2 ABD savaş gemisini hedef almasının ardından 3 İran tankerini vurduğunu açıkladı

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), X sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yaptı.

Açıklamada CENTCOM, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun bölgesel sularda devriye gezen ABD Donanmasına ait 2 savaş gemisine balistik füzeler fırlatmasının ardından 3 İran ham petrol tankerini hedef aldıklarını bildirdi.

İran’ın yaptığı saldırıdan ABD gemilerinin “başarıyla kurtulduğu” öne sürülen açıklamada, CENTCOM’un Karg Adası açıklarında İran’a ait 2 ham petrol tankerini devre dışı bıraktığı, ayrıca Umman Körfezi’nde de bir İran tankerinin imha edildiği kaydedildi.(AA)

Devamını Oku

Selahattin Demirtaş: Selçuk Mızraklı 8 Eylül’de tahliye olacak

Selahattin Demirtaş: Selçuk Mızraklı 8 Eylül’de tahliye olacak
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Selahattin Demirtaş, Selçuk Mızraklı’nın cezasını tamamlayarak 8 Eylül’de tahliye olacağını duyurdu. Mızraklı ile cezaevinde geçirdikleri yılları anlatan Demirtaş, “Salı sabahı buradan çıkacak. Artık size emanettir” dedi.

Selahattin Demirtaş: Selçuk Mızraklı 8 Eylül’de tahliye olacak

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutulan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı’nın cezasını tamamlayarak 8 Eylül’de tahliye olacağını duyurdu. 

Demirtaş, QAD-Barış Meydanı’na yazdığı yazıyı eş zamanlı olarak X hesabından da paylaştı. Demirtaş, “Dr. Adnan Selçuk Mızraklı 63 yaşında, Diyarbakır’ın yüreği sevgiyle dolu genel cerrahı. Sadece dört ay belediye başkanlığı yapabildi. Sonrasında suçsuz, günahsız, delilsiz, hukuksuz yedi yıl hapis” dedi.

“Salı sabahı buradan çıkacak”

Mızraklı ile cezaevindeki son beş yıllarını birlikte geçirdiklerini anlatan Demirtaş, tahliye tarihini de açıkladı. Demirtaş, “Dr. Adnan Selçuk Mızraklı, Diyarbakır’ın dört ay belediye başkanlığına karşı yedi yıl hapis yatmış ve cezasını tamamlayarak, ‘kardeşlik’ henüz ona uğramadan 8 Eylül Salı günü tahliye olacak temiz yürekli bilgesi” ifadelerini kullandı.

Mızraklı’nın tahliyesinin ardından Diyarbakır’a gideceğini belirten Demirtaş, “Son beş yıldır ben ona emanettim, o bana emanetti. Salı sabahı buradan çıkacak, akşamına da Diyarbakır Havaalanında olacak. Artık size emanettir” dedi.

“İçeriden dışarıya sekiz harfli: Özgürlük”

Demirtaş, cezaevinde Mızraklı ile birlikte bulmaca çözdüklerini anlatarak yazısında “kardeşlik”, “adalet”, “özgürlük” ve “irade” sözcükleri üzerinden mesaj verdi.

Demirtaş, “Bu defaki bulmaca bir hayli zor olsa gerek, Hoca içinden çıkmaya çalışıyor. Epey düşündükten sonra buluyor, soldan sağa dokuz harfli ‘kardeşlik’miş. ‘Sorusu neydi?’ diyorum. ‘Sorusu cevabından daha zor’ diyor” ifadelerini kullandı.

“Adalet” sözcüğüne ilişkin de Demirtaş, “Bulmaca giderek zorlaşıyor ama Hoca inatçı, yukarıdan aşağıya altı harfli, ‘adalet’. Sorusu neymiş? ‘Geç olsa bile gelmeyen, MGK kararıyla gelebileceği zannedilen insan onurunun mütemmim cüzü.’ Zormuş gerçekten” dedi. Mızraklı’nın tahliyesine atıfta bulunan Demirtaş, “İçeriden dışarıya sekiz harfli. ‘özgürlük.’ Hoca bulmacayı tamamlamak üzere” ifadelerini kullandı.

Yazısının devamında son sorunun yanıtının “irade” olduğunu aktaran Demirtaş, “Hoca, bulmacadaki son soruyu da çözüyor. Tepeden tırnağa beş harfli: ‘irade’. ‘Sorusu neymiş?’ diyorum. ‘Bunun sorusu yok’ diyor Hoca, ‘Sadece cevabı var’” dedi. Demirtaş, paylaşımını “Hoca, Salı akşamı Diyarbakır’da hayırlısıyla. Kesin” sözleriyle tamamladı.

Devamını Oku

İklim hedefleri finansmanla buluşuyor: COP31 öncesi İstanbul’da güçlü diyalog

İklim hedefleri finansmanla buluşuyor: COP31 öncesi İstanbul’da güçlü diyalog
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sıfır Atık Vakfı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Türkiye iş birliğinde “COP31’e Doğru: İklim Finansmanı Politika Diyaloğu” programında, iklim eyleminin finansmanı ve Türkiye’nin yeşil dönüşüm sürecini destekleyecek finansman mekanizmaları ele alındı.

Play Video

Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin ortaya koyduğu; israfın önlenmesi, kaynakların verimli kullanılması, sürdürülebilir üretim ve tüketim modellerinin yaygınlaştırılması ve döngüsel ekonominin güçlendirilmesini esas alan sıfır atık yaklaşımı, iklim eylemiyle birlikte ele alınan bütüncül dönüşüm anlayışının önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum’un liderliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’e hazırlık sürecinde de bu yaklaşım, iklim hedeflerinin hayata geçirilmesi ve sürdürülebilir dönüşümün finansman boyutunun güçlendirilmesi açısından önem taşıyor.

Bu kapsamda, Sıfır Atık Vakfı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Türkiye iş birliğinde düzenlenen “COP31’e Doğru: İklim Finansmanı Politika Diyaloğu”, İstanbul Finans Merkezi’nde bulunan Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirildi.

COP31’e giden süreçte Türkiye’nin iklim finansmanı kapasitesini güçlendirmek, kamu ve özel sektör yatırımlarını iklim hedefleriyle daha güçlü biçimde buluşturmak ve ulusal ve uluslararası finans aktörleri arasındaki iş birliğini geliştirmek amacıyla gerçekleştirilen politika diyaloğu, kamu, finans, uluslararası kuruluş, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi.

Programa Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı ve UNDP Politika ve Program Desteği Bürosu Direktörü Marcos Neto, Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Jean-Christophe Carret, Asya Altyapı Yatırım Bankası Başkan Yardımcısı Ajay Bhushan Pandey, Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş başta olmak üzere Ziraat Bankası, VakıfBank, Halkbank, Türkiye İş Bankası, Türk Eximbank, QNB ve Akbank temsilcileri ile üniversiteler, TİKA, büyükelçiler, uluslararası kuruluşlar, özel sektör, sektör dernekleri ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı.

“KAMU KAYNAKLARININ ETKİSİ ARTIRILMALI, ÖZEL SERMAYE HAREKETE GEÇİRİLMELİ”

Programın açılışında konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, iklim finansmanında temel meselenin iklim taahhütleri ile bu hedefleri hayata geçirmek için gereken finansman arasındaki açığın kapatılması olduğunu belirterek, “İstanbul bir köprüler şehri. Kıtalarları, insanları ve fikirleri birbirine bağlıyor. Bu, bugün özellikle anlamlı çünkü ülkeler iklim taahhütleri ile hedeflerini hayata geçirmek için ihtiyaç duydukları finansman arasındaki açığı kapatmanın yollarını arıyor” dedi.

Birçok ülkenin kapsamlı iklim hedefleri ortaya koyduğunu ancak asıl zorluğun bu hedefleri gerçekleştirmek olduğunu vurgulayan Şimşek, kamu finansmanının bu ihtiyacın karşılanmasında önemli bir rol oynadığını ancak kamu kaynaklarının tek başına yeterli olmadığını belirterek, “Hiçbir maliye bakanının elinde fazladan birkaç milyar dolar yok. Dolayısıyla temel mesele, kamu kaynaklarının etkisini nasıl artıracağımız ve özel yatırımcıların yatırım yapma konusunda güven duymasını nasıl sağlayacağımızdır” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefinin yönü belirlediğini, Ulusal Yeşil Finans Stratejisi’nin ise bu hedef doğrultusunda açık bir yol haritası sunduğunu belirten Şimşek, planın kamu kurumları, düzenleyici kuruluşlar, bankalar ve şirketlerle birlikte hayata geçirildiğini söyledi.

“İKLİM FİNANSMANI EKONOMİK VE FİNANSAL POLİTİKA YAPIMININ MERKEZİNDE”

Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi, iklim finansmanının artık iklim tartışmalarının kenarında değil, ekonomik ve finansal politika yapımının merkezinde yer aldığını belirterek, “Temel soru artık iklim eylemine yatırım yapmamız gerekip gerekmediği değil. Asıl soru, iklim hedeflerini yatırımlara, yatırımları da gerçek dünyada sonuçlara dönüştürmek için ihtiyaç duyduğumuz finansmanın ölçeğini, hızını ve niteliğini nasıl artıracağımızdır” dedi.

İklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığına dikkati çeken Ahonsi, bunun aynı zamanda sistemik, ekonomik ve finansal bir risk olduğunu ifade etti. Ahonsi, “İklim değişikliği; mali dengeleri, borç sürdürülebilirliğini, finansal istikrarı, altyapıyı, gıda ve enerji güvenliğini, işletmeleri ve geçim kaynaklarını etkiliyor. Bununla birlikte düşük karbonlu ve iklim dirençli bir ekonomiye geçiş de önemli bir yatırım fırsatı sunuyor” diye konuştu.

İklim hedeflerinin hayata geçirilmesi için finansal sistemlerin iklim amaçlarıyla tasarım aşamasından itibaren uyumlu hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Ahonsi, bu kapsamda düzenleme, vergilendirme, yatırım kararları, risk yönetimi, sermaye piyasaları, şeffaflık ve proje hazırlama süreçlerinin birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

“İKLİM FİNANSMANI, İKLİM EYLEMİNİ HAYATA GEÇİRECEK GÜÇ”

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, iklim finansmanının yalnızca iklim politikalarının tamamlayıcı bir unsuru olmadığını, bu politikaları hayata geçiren temel güç olduğunu belirterek, “Bugün burada yalnızca iklim finansmanını konuşmak için değil, iklim eylemini finanse edilebilir, uygulanabilir ve ölçülebilir bir değişime dönüştürmek için bir aradayız” dedi.

İklim krizinin artık geleceğin sorunu olmadığını, bugünün ekonomik meselelerinden biri haline geldiğini vurgulayan Ağırbaş, “Finans, iklim politikasına eklenen bir unsur değildir. Finans, politikayı uygulamaya geçirecek güçtür” ifadelerini kullandı.

Ağırbaş, Sıfır Atık Hareketi’nin küresel ölçekte yaygınlaşmasında Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin liderliğinin önemine işaret ederek, “Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi, Türkiye’nin sıfır atık vizyonunun küresel bir harekete dönüşmesinde öncü bir rol üstlendi. Onun yaklaşımı bize önemli bir perspektif sunuyor: Değişim ancak toplumun bütün kesimlerini aynı hedef etrafında bir araya getirdiğimizde kalıcı hale geliyor. Aynı anlayışı iklim finansmanına da taşımamız gerekiyor” diye konuştu.

İklim finansmanında kamu kaynakları, özel sermaye, uluslararası finans kuruluşları ve yeni finansman modellerinin aynı sistem içerisinde buluşturulması gerektiğini belirten Ağırbaş, “Kamu kaynaklarını, özel sermayeyi, uluslararası finans kuruluşlarını ve yeni finansman modellerini tek bir sistem içerisinde bir araya getirmeliyiz” dedi.

İKLİM FİNANSMANINDA ORTAK ÇÖZÜM ZEMİNİ

Programın devamında Türkiye’nin iklim finansmanı alanındaki kapasitesinin geliştirilmesi, kamu kaynakları ile özel sermayenin daha etkin biçimde buluşturulması ve yatırım yapılabilir iklim projelerinin geliştirilmesine yönelik başlıklar değerlendirildi.

Bir günlük üst düzey yuvarlak masa toplantısı formatında gerçekleştirilen politika diyaloğunda, Türkiye’nin iklim finansmanı ekosisteminin güçlendirilmesine yönelik altı tematik çalışma grubu oluşturuldu.

Çalışma gruplarında Finansal Düzenleme ve Taksonomi, Yeşil Finans Araçları, Finanse Edilebilir Proje Havuzları, Karma Finansman ve Risk Paylaşım Araçları, Özel Sermayenin Harekete Geçirilmesi ile Sürdürülebilirlik Raporlaması, Güvence ve Güvenilir İklim Verisi başlıkları ele alındı.

Çalışmalarda Türkiye’de iklim finansmanına erişimin önündeki engeller, yatırım fırsatları ve finansman araçlarının daha etkin kullanılmasına yönelik çözüm önerileri değerlendirildi.

COP31’E GİDEN YOLDA SOMUT POLİTİKA ÖNERİLERİ

“COP31’e Doğru: İklim Finansmanı Politika Diyaloğu” kapsamında ortaya konulan değerlendirme ve önerilerin, Türkiye’nin iklim finansmanı alanındaki politika ve uygulamalarına katkı sunması hedefleniyor.

Diyalog kapsamında geliştirilen politika önerilerinin COP31 Başkanlığı, COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Ofisi, uluslararası finans kuruluşları ve çok taraflı kalkınma bankalarıyla paylaşılması planlanıyor.

Programın, Türkiye’nin 12. Kalkınma Planı (2024-2028) ile Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı (2026-2030) doğrultusunda yeşil büyüme, iklim dayanıklılığı ve sürdürülebilir finansman alanlarında yürütülen çalışmalara da katkı sunması amaçlanıyor.

COP31’e doğru İstanbul’da gerçekleştirilen politika diyaloğu; iklim hedeflerinin finansmanla buluşturulması, yatırım yapılabilir projelerin geliştirilmesi ve kamu, özel sektör ile uluslararası finans dünyası arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi açısından Türkiye’nin sürdürülebilir ve iklime dayanıklı geleceğine yönelik önemli bir ortak çalışma zemini ortaya koydu.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.