Kentimizde yaşayan Besteci, Orkestra Şefi, Piyanist Selman ADA sessiz sedasız çekildiği Akdeniz’e nazır aşramında beste üretimine devam ediyor. Eski DOB Genel Müdürü olan ADA pandemiyi en iyi değerlendirenlerden biri. Son iki yılda yaptığı bestelerin sayısı oldukça kabarık. ADA ülkemiz evrensel müzik dağarına yaptığı katkılarla büyük bir alkışı hak ediyor.
Müzik, sadece müzik düşünerek / üreterek yaşayan ADA, Mersin için büyük bir kazanç ama kent entelijansiyasının takip kadrajında değil. Aslında kendisinin de pek gündemde olma kaygısı yok çünkü sadece üretmeye odaklanmış, pazar günleri bile çalışmakta. Bu yüzden yaptıklarını bilen ve değerlendirebilecek kişilerin sayısı da – müzik camiası dışında – iki elin parmaklarını geçmiyor. Bu yazımda kendisini tanımayanlara tanıtmak ve tanıyanlara da hatırlatmak isterim.
Selman ADA Özgeçmişi ve Beste Eser Kataloğu için lütfen buraya tıklayınız.
Yedi yaşında beste yapmaya başlayan ADA, 1965 yılında 6660 sayılı “Harika Çocuk Yasası” kapsamında gönderildiği Paris Ulusal Yüksek Konservatuvarı’ndan 1971 yılında, 18 yaşında, beş ayrı dalda “Birinci” olarak mezun oldu. Bu yasa ile yurtdışına gönderilen tek kompozitör ve orkestra şefidir.
Şimdi burada, bu yazımızın konusu gereği Selman ADA’nın yöremiz ve kentimiz ile ilgili bestelediği eserlere değinmeden önce (bu konuyu gelecek yazımda ele alacağım) iki eşsiz yaratısı hakkında bilgi vermek yararlı olacaktır.
***

Bestelerinde evrensel batı müziği ile Türk kültürünü harmanlamayı başarmış olan ADA ilklere imza atmıştır. Süleyman Çelebi’nin 1409 yılında yazdığı Hazreti Muhammed’in doğumunu müjdeleyen Mevlid’ini kantat formunda senfonik eser olarak bestelemiş ve eser 20 Nisan 2011 tarihinde 452 kişilik koro, 130 kişilik orkestra ve 2 solist ile kendi şefliğinde İstanbul Kongre Merkezi’nde seslendirilmiştir.
Op, 44 “Mevlid” Kantat 8 Bölüm (Metin: Süleyman Çalebi 1409)
Tenor solo, Bas solo, Koro ve Orkestra için (2008)
Dünya Prömiyeri – World Premiere – İstanbul Kongre Merkezi – 20 Nisan 2011.
Şef: Selman ADA
Solistler: Murat KARAHAN / Tuncay KURDOĞLU
İstanbul, İzmir Antalya ve Mersin Devlet Opera Koroları ve Orkestraları
Youtube linkleri:
Salavat-ı Şerif &Mirac Bahri -Yükseliş: Tuncay KURTOĞLU / Murat KARAHAN
Veladet Bahri – Doğum: Tuncay KURTOĞLU
Münacat Bahri – Yakarış: Tuncay KURTOGLU / Murat KARAHAN
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından manen desteklendiği belirtilen eserin icra edilmesi için Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Rengim Gökmen tarafından tam destek verilmiştir. Türk ve İslam müzik kültüründe bir reform olan bu etkinlik, maalesef sonradan kısır çekişme, ön yargılı mesnetsiz yorumlar ve dini bağnazlığın kurbanı olmuş ve bir daha seslendirilememiştir.
Burada organizatör Ahmet San’ın etkinlik öncesinde 18 Nisan 2011 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde çıkan demecine bir göz atmak yararlı olacaktır.
Şöyle diyor Ahmet San:
“20 Nisan çarşamba günü dünya prömiyerimizi yapıyoruz. Sultanahmet Meydanı’nda yapmayı planladığımız prömiyeri, hava muhalefeti nedeniyle İstanbul Kongre Merkezi salonlarına taşıdık. Orada DVD ve CD kayıtları da yapılacak.”
”Hedefimiz Hz. Muhammedimizin doğuşunu müjdeleyen, hayatını anlatan bu eseri dünya klasik formatında, İslam alemi haricinde bu tarz müziği sevenlere dinletmek, sevdirmek, evlerine sokmak.”
”Bu kayıt, bütün dünyada pazara sunulacak. Bu DVD’lerde dünyaca ünlü aktörlerin şiir formatında okudukları Mevlid de yer alacak. Mevlid’i Gerard Depardieu Fransızca, Antonio Banderas İspanyolca ve Kevin Costner İngilizce seslendirecek. Böylece bu DVD ve CD’lerin daha fazla ilgi görmesini sağlayacağız. Bu isimlerle prensip mütabakatına vardık.”
“Akabinde de 12 dünya ülkesinin başkentinde bu performansı tekrarlayacağız. Atina’da Atina Belediyesiyle birlikte Akropol‘de, Paris’te Notre Dame Katedrali, Köln’de Köln Katedrali bunlardan bazıları. Hedef Beyaz Saray bahçesinde Antonio Banderas’lı, Depardieu’lu, Kevin’lı bir performans sergilemek. Devlet Opera ve Balesi’nin katkılarıyla kimseden 1 lira destek almadan projeyi bu noktaya getirdim. İnşallah benim projem, bizim projemiz haline gelir.”
Maalesef Türkiye’nin tüm dünyaya müzikle açılımı ve tanıtımı için büyük bir fırsat olabilecek olan bu proje gerçekleştirilemedi.
Eseri 2008 yılında günde 8-10 saat çalışarak 8 ayda bestelediğini söyleyen ADA ise bakınız Cumhuriyet gazetesinin bu haberinde ne diyor:
“Nota kâğıtlarında duruyordu. 3 yıldır da kimse ilgilenmiyordu ama en sonunda çok harika bir buluşma oldu. Hem opera genel müdürü Rengim Gökmen Bey, hem Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül gönülden büyük bir destek verdi. En önemlisi de zaten gönülden destek vermeleri.”
‘”Mevlid Türkçe bir metindir, Türk metnidir, dini bir metin değildir. Sadece peygamberin doğumunu anlatır ve onu müjdeler. Onun yüceliğini anlatır. Biz bunu kendi kendimize Türkiye içerisinde yapmaktaydık. Şimdi bu formatla, yani senfonik orkestra eşliğindeki büyük koroyla beraber bütün dünyaya açılma imkânı doğmuş oldu. Bu nedenle çok gönülden bir destek bekliyoruz. Halkımızdan eleştiri yerine destek bekliyoruz”
“Sanıyorum Mevlid Kantat, başka ülkelerin orkestraları ve sanatçıları tarafından da seslendirilecektir. Böylelikle biz her zaman Mozart’ın, Verdi’nin requiem‘lerine, Bach’ın passion’larına devam edeceğiz. Onlar da bize ait olan, İslamın yüceliğini vurgulayan bu eseri seslendireceklerdir. Umarım Amerikalılar, Japonlar, Fransız, İngiliz, Alman ve İtalyanlar sık sık icra ederler.”
Yukarıdaki haber alıntılarından bu etkinliğin devamının profesyonelce kurgulanan projelendirmeye göre yapılamamasının – günümüz teknolojik ve sosyal medya imkânları da düşünülürse – evrensel müzik arenasında ve İslam’ın dünyada algılanmasında Türkiye’ye neler kaybettirdiğini kolayca anlayabiliriz.
Bu konunun tekrar değerlendirilmesinde yarar görüyoruz.
***
Selman ADA 2018-2019 yıllarında “9 Yansı – 9 Reflections” başlığında topladığı 9 Nano Opera besteledi. Bestecimizintam bir konser süresi içinde sahnelenecek olan (Toplam 95 dakika) özgün 9 Nano Operası konu başlıklarıyla aşağıda listelenmiştir: (SAHNELENMEDİ)
Op. 64 “Kader Planlayanlar” Nano opera (Libretto: Tarık Günersel) 2018
Op. 65 “Bedenlere İnanır mısınız?” Nano opera (Libretto: Tarık Günersel) 2019
Op. 66 “Sesler” Nano opera (Libretto: Tarık Günersel) 2019
Op. 67 “İsyan” Nano opera (Libretto: Tarık Günersel) 2019
Op. 68 “Ay’da” Nano opera (Libretto: Tarık Günersel) 2019
Op. 69 “Sezar” Nano opera (Libretto: Tarık Günersel) 2019
Op. 70 “Mars’ta” Nano opera (Libretto: Tarık Günersel) 2019
Op. 71 “Canlı Yayın” Nano opera (Libretto: Tarık Günersel) 2019
Op. 72 “Hipatya” Nano opera (Libretto: Tarık Günersel) 2019
Nano Opera, opera terminolojisine giren son terimlerden biri. Dünyada bu tarzda bestelenmiş Ada’nın 9 Yansı’sından başka ciddi bir eser yok. Bazı nano opera adlandırmaları varsa da bunların popüler müzikteki denemeler olduğu görülmekte.
Bu bakımdan Selman ADA dünyada ilk “Nano Opera” besteleyen inovatördür (yenilikçi).
***
Bilindiği üzere tüm dünyada opera etkinlikleri geniş kadrolar ile büyük mekânlarda, genellikle devlet ve sponsor destekleriyle ve çok büyük bütçelerle gerçekleştirilmektedir. Bu sanat dalının küçük mekânlarda, minimal kadrolar, dekorlar ve daha küçük bütçelerle tanıtılması, sevdirilmesi ve daha geniş kitlelerce izlenmesi için “Nano Opera” eserlerinin temsilleri ve turneleri büyük önem taşımaktadır.
ŞimdiSelman ADA’nın özgün Nano Opera’larının bir an önce sahnelenmesi için çalışılması gerekiyor. Bu, kentimizde yaşayan Selman ADA’ya bir vefa borcudur diye düşünüyorum. Nano operaların Dünya Prömiyerinin tercihan İstanbul veya Ankara’da yapılması bestecimiz Selman ADA’nın ve kentimiz Mersin’in Türkiye ve dünya gündemine taşınması için fırsat olacaktır. Ben bunun düşünü kuruyorum. Ancak aşağıdaki seçenek te değerlendirilebilir.
Bildiğimiz kadarıyla Mersin Büyükşehir Belediyesi (MBB) bir orkestra kurmak istemektedir. Mersin’de öncelikle kurulacak bir MBB Oda Orkestrası, konuk solist şancılarla rahatlıkla bir MBB Oda Opera Orkestrası’na dönüştürülerek bu eserlerin Mersin izleyicisi ile de buluşmasını sağlayabilir.
Orkestranın bu ismi sadece oda operaları sahnelenirken kullanılabilir. Etkinliklerde orkestra ismi ile birlikte MBB Oda Opera Kumpanyası tanımlaması da kullanılabilir ve sanırım oldukça ilgi çekici bir etkinlik başlığı olur.
MBB Oda Opera Kumpanyası (ihtiyaca göre) 15-20 müzisyenden oluşan bir “Oda Orkestrası” ve 5-6 solist şancıdan oluşacaktır.
Bu temsillerin dışında orkestra MBB Oda Orkestrası adıyla konserler verir, solistlere eşlik eder. Bu çekirdek orkestra içinden muhtelif oda müziği grupları da çıkabilir. Trio, kuartet vd.
MBB Oda Opera Orkestrası / Kumpanyası kurulduktan sonra nano operalara ihtiyaç olacaktır. Bunun için yetkin bir jüri ile bir MBB Ulusal Genç Besteciler Oda Operası Yarışması düzenlenmesi düşünülebilir / düşünülmelidir. Bu, Oda Operası türünün gelişimi ve temsillerin sürekliliği için elzemdir. Hem genç besteciler teşvik edilir, hem türün temsillerinin devamı sağlanır, hem Mersin’in ulusal ve dünya müzik camiasında özel bir yeri olur, hem de Türkiye Oda Operası eserleri icrası ve beste yarışması ile dünyada ön alır. Muhtelif şehirlere / ülkelere / festivallere gidilerek kentimiz ve Türkiye’nin müzik ile tanıtımı yapılır. Yarışmailk uygulamalardansonra “uluslararası” olarak düzenlenebilir.
Ben bu düşü burada kamu ile paylaşarak tüm yerel yönetimlere, kent kurum ve kuruluşlarına dilekçemi yazdım. Bu proje, sponsorlar bulunup gerekli finans imkânları sağlanabilirse, bir “AKOB Kent İle Elele Sanat Projesi” olarak da değerlendirilebilir. Bu konuda AKOB her türlü lojistik desteği sağlayabilir. İlgilenecekler bu yazıyı bir “Paydaşlı Proje Çalışma Dilekçesi” olarak da ele alabilirler.
Biliyorsunuz artık; ben bilgisayar başına geçip doğaçlama kafamdakileri yazıyorum. Bu yazıyı yazdıkça yüzümde güller açıyor. Yazacaklarımı önceden özet olarak paylaştığım AKOB’lu arkadaşlarımla bu projenin gerçekleştiğini ve Mersin’in dünya müzik skalasındaki yerinin yavaş yavaş yukarıya çıktığını düşlüyoruz. (Tıklayınız: DÜŞ GEZGİNLERİ KULÜBÜ “AKOB”. )
Burada, Mersin Büyükşehir Belediyesi bir orkestra kurma hazırlıkları içinde olduğu için “MBB” adını orkestra/kumpanyanın önüne örnek olarak koydum. Ancak gönlümde de bir aslan yatıyor. MBB bir “Oda Orkestrası”kurarsa ve nano operaların temsilini benimserse, ben bu özgün-inovatif (!) proje önerimin adının MBB / AKOB ODA OPERA ORKESTRASI / KUMPANYASI olmasını can-ı gönülden dilerim.
Akdeniz Opera ve Bale Kulübü (AKOB) gönüllülerden oluşan bir sivil toplum kuruluşudur. Böyle bir projeyi üstlenmek, gerçekleştirmek ve sürdürebilmek için finansal imkânı yoktur. MBB çatısı altında kurumsallaşacak olan “Oda Orkestrası” her yıl düzenlenecek nano opera temsillerinde belediye tarafından görevlendirilebilir ve MBB / AKOB ODA OPERA ORKESTRASI / KUMPANYASI adı altında bu etkinlikler yapılır. AKOB böylece bu önemli etkinliğin yürütme ve koordinasyonunu üstlenerek projenin lojistik destekçisi – paydaşı olur. Böylece sürekli altını çizerek vurguladığım Yerel Yönetim / Sivil Toplum Kuruluşu (STK) paydaşlı sanatsal etkinlikleri düzenlenmesinde sürdürülebilir bir proje de başlatılmış, bir taşla iki kuş vurulmuş olur.
Hayallerin gerçekleşmesi için eyleme geçme zamanıdır. İnovasyonun özünde de bu yok mudur? Nano Opera eserlerinin Türkiye’de ve dünyada ilk başlangıç yerinin Mersin olarak kayıtlara geçmesi bizim sevincimiz olacaktır. Ulusal bazda bu projeye destek verecek olanların ve yerelde yerel yönetim ve kent bileşenlerinin de bu hamurda tuzu olacaktır. Yani projeye katkı sunacaklar da “alt yüklenici” olarak övünebilirler!
Ayni şekilde, Oda Operası Beste Yarışması da AKOB yürütücülüğü, koordinasyonu ve lojistik desteği ile MBB / AKOB ULUSAL GENÇ BESTECİLER ODA OPERASI YARIŞMASI adı altında “AKOB Kent İle Elele Sanat Projesi” olarak düzenlenebilir.
Özgün AKOB ODA OPERASI ORKESTRASI / KUMPANYASI ve AKOB GENÇ BESTECİLER ODA OPERASI YARIŞMASI projeleri destek ve uygulama fırsatları sunacakları beklemektedir. Mersin yerel yönetimlerinin ve kent dinamiklerinin bu iki projeye yeşil ışık yakarak destek sunması halinde, MERSİN müzik dünyasında değişik bir boyuta geçecek ve kentimiz, hedeflediğimiz “Akdeniz’de Uluslararası Müzik ve Sanat Limanı” olma yolunda önemli bir sıçrama yapacaktır.
“Kent Dinamikleri” olarak adlandırılan kişi ve kurumlar, neredesiniz? İşte size sunulan bir fırsat. Elinizi uzatmanız yetecektir.
Gelecek yazımda Selman ADA’nın yöremiz ve kentimizle ilgili yazdığı bestelerinden bahsedeceğim.
İhsan TOKSÖZ
Yazarımızın diğer yazıları:
YEREL
16 Nisan 2026YEREL
16 Nisan 2026YEREL
16 Nisan 2026YEREL
16 Nisan 2026YEREL
16 Nisan 2026YEREL
16 Nisan 2026YEREL
16 Nisan 2026