Eyvah ki eyvah! Narlıkuyu’daki Üç Güzeller (Kharitler – The Three Graces) mozaiğini ele aldığım kapsamlı yazımdan sonra okurlarımdan bundan böyle yazılarımı ayni şekilde detaylı yazmam için birçok istek geldi. Zaten yazılarım bir gazete köşe yazısı hüviyetini aşmışken bunu nasıl beceririm kaygısına düştüm. Ama bu yazımda ele aldığım konu o kadar ilginç ve kışkırtıcı ki, internet gazeteciliğinin imkânlarını kullanarak, bir deneyeyim dedim.
Evet, “Kuğu” suretinde Leda’ya tecavüz eden Zeus’un erotik efsanesi antik çağdan itibaren sanatın her çeşidinde işlenen mitolojik öykülerin başında geliyor. Özellikle konunun işlendiği Rönesans Döneminde (günümüze değin) cinselliğin sanat yapıtlarında yer alması dini tabular ve toplumsal baskı nedeniyle zordu. Michelangelo’nun eserinin erotik çağrışımları yüzünden devrin katolik kraliçesi Catherine de Medici (1519-1589) tarafından yaktırıldığı söylentisi bunun en açık delilidir. Bu nedenle sanatçılar için Leda ve Kuğu (Zeus) Sevişmesi mitosu özgürlüğün kapılarını açmıştır denebilir. Konu yüzyıllar boyunca sanatçıların ilgi odağında olmuştur. Bazı geç eserlerde tasvirlerin pornografik ögeler içerdiğini görüyoruz. Ehh, sanatçının düş gücü gemlenemez! İnsanoğlunun cinsel fantezilerinin bir mitolojik öykü aracılıyla tezahürü olan bu eserler bugün birçok müzede ilgi çeken başyapıtlar olarak sergileniyor.
O zaman okur istekleri çerçevesinde bize de bu öykünün zaman içinde sanat eserlerinde nasıl yer aldığını incelemek düşüyor. Bu yazımızda ailenin geçmişini araştırarak önce sahneyi hazırlamak gerekiyor. Ancak çeşitli kaynaklarda o kadar değişik şecere bilgileri var ki! Genel-geçer kabul gören bilgileri aldım.
Kıssadan Hisse’yi de hemen başa alayım. Yazılarımda mitolojik öyküler, destan, efsane ve söylencelerin sanatçılar arasında nasıl gözde konular olduğunu örnekleriyle ele alıyorum. Yöremizde yetkin ve konularında başarılı ressamlar, heykeltraşlar, seramik sanatçıları, öykücüler, romancılar, şairler, tiyatrocular, besteciler, opera-bale sanatçıları vd. var.
Yeni başyapıtlar için Kilikya bölgesi bir kültür madeni. Bu eşsiz kaynağı kullanmaları için buradan tüm sanatçılarımıza bir davetiye çıkartıyorum ve diyorum ki;
Kilikya ilginizi bekliyor!
İNSANLIK TARİHİNİ ETKİLEYEN NESİL!
Aitolia kralı Thestius’un kızı Leda, Sparta kralı Tyndareus ile evlidir. Zeus Leda’ya göz koymuştur. Hain emellerine ulaşmak için bir kuğu suretine bürünür. Arkasında kendisini kovalayan bir kartal vardır. Leda bir su kıyısındadır. Kartaldan kaçan kuğu suya iner, çırpınarak kendisini koruması için Leda’nın koynuna sığınır. İşte ne olursa ondan sonra olur. Zeus, Leda’ya tecavüz eder.
Aynı gece kocası ile de beraber olan Leda dördüz doğurur. İkizler Helena ile Polluks (Polydeukes) Zeus’un çocukları, ikizler Klytemnestra ile Kastor Tyndareos’un çocuklarıdır.
Kader ağlarını örmektedir… Zeus-Leda-Tyndareus üçlü birlikteliğinin tüm aile fertlerinin başına gelmeyen kalmaz. Bu yazımda bu karmaşık aile yapısını çözümlemeye çalışacağım. Öncelikle iki babadan, iki kız kardeşi, Helena ve Klytemnestra’yı ele alalım.
Öykünün bir başka versiyonuna göre ise; Zeus, Öç Tanrıçası Nemesis’e aşık olur. Nemesis, Zeus’u istemez ve kaçmak için kaz suretine bürünür. Zeus kuğu şekline bürünüp Nemesis’e yaklaşır ve onunla birlikte olur. Nemesis’in yumurtalarını alan Hermes, o sırada bacaklarını iki yana açarak oturmakta olan Leda’nın bacaklarının arasına fırlatır. Bu yumurtalardan Helena doğar. Leda, Helena’yı diğer çocuklarından ayırmaz ve kendi kızı gibi büyütür.

Zeus tarafından Peleus ile Thetis‘in düğününe davet edilmeyen fitne ve fesat tanrıçası Eris, düğüne “en güzel tanrıçaya” diyerek bir altın elma gönderir. Athena, Hera ve Afrodit altın elmanın kime verilmesi gerektiği konusunda anlaşmazlığa düşerler. Zeus, Truva kralı Priamos ve Hekabe’nin oğlu Paris’i hakem tayin eder.
İda Dağı’nda (Kaz Dağı) yapılan Tanrıçalar arasındaki güzellik kraliçeliği yarışmasında Afrodit, hakem olan Paris’e Sparta Kralı Menelaos’un karısı (Leda ve ‘Kuğu’ Zeus’un – veya Nemesis-Zeus’un) kızı Helena’yı vaad etmiştir.
Paris Helena’yı baştan çıkarır ve kaçırır. Helena, Truva (Troya) kraliçesi olarak 10 yıl süren savaşların baş aktristi olacaktır.
Bu mitolojik öykü birçok antik yazarın kitaplarına ve oyunlarına ilham olmuştur. Ünlü ressamlara ve heykeltıraşlara, tiyatrolara, bestelere, bale ve opera eserlerine, filmlere konu olan, çok bilinen bu öykü ayrı bir yazı konusu olabilir…




Afrodit Helena’yı Paris’e aşık etmeye çalışıyor (1790). Helena-Afrodit- Eros-Paris.
Hermitaj Müzesi. St. Petersburg.
Paris’in Yargısı. Antakya mozaiği. MS. 115-150. Louvre Müzesi, Paris
Paris’in yargısı (1606-1608).
Peter Paul Rubens (1577-1640). Del Prado Müzesi. Madrid
Paris’in yargısı (yak. 1781).
Angelica Kauffman (1741-1807). Museo de Arte de Ponce, Puerto Rico.

Leda ve Tyndareus’un kızıKlytemnestra ise Yunan ordularını Truva savaşına götüren kumandan, Zeus soyundan Agamemnon’un eşidir. Agamemnon,Zeus’un nymphe Plouto’dan olma oğlu Frigya kralı Tantalos’un oğlu Atreus’un Girit kralı Katreus’un kızı Aerope ile evliliğinden doğmuştur. Sparta kralı Menelaos’un büyük kardeşi ve Miken kralıdır.
9Çiftin Orestes adında bir oğlu ve Elektra, İphigeneia ve Khrysothemis adında üç kız çocukları vardır.
Klytemnestra, aşığı Aegisthus ile birlikte eşi Agamemnon’u ve Troya’dan getirdiği savaş esiri cariyesi Kassandra’yı öldürür.
Tantalos, Smryna-Magnesia (İzmir-Manisa) arasındaki Spilos (Spil) Dağı (Yamanlar Dağı) çevresinde hüküm sürmektedir (Yak. MÖ. 12. yy.) Zeus’un nymhe Plouto’dan olma oğlu olaraktanrıların sofrasına oturabilen tek insandır. Anadolu tanrıçası Kybele’ye inanmakta, Yunan tanrılarını küçümsemektedir. Pelops isminde bir oğlu ve Niobe isminde bir kızı vardır.
Efsaneye göre Olympos sofralarından şarabı ve ölümsüzlük iksiri ambrosia’yı çalarak insanlara vermiştir. Tanrıların hoşgörüsünü kötüye kullanmıştır. Tanrıları kendi sofrasına davet ettiği bir gün oğlu Pelops’u tanrılara kurban etmiş ve etini onlara yedirmiştir. Bunu fark eden tanrılar Pelops’u tekrar yaşama döndürürler ve Tantalos’u cezalandırırlar.
Tanrıların hışmına uğrayan Tantalos bir gölde çenesine kadar ulaşan suyun içine yerleştirilir. Bu sudan içmek için başını uzattığında su, üzerine bastığı zemine kadar çekilir. Başının üzerinde bin bir çeşit meyve vardır. Her elini uzattığında bir yel çıkar, dallar ondan uzaklaşır.

Homeros Odysseia destanında hemşehrisi Tantalos’un Yeraltı Ülkesi Tartaros’taki acılarını dramatik bir üslupla şöyle anlatır:
“Tantalos’u da gördüm, korkunç işkenceler çekerken
Duruyordu bir gölün içinde, ayakta.
Yüksele yüksele çıkıyordu su çenesine kadar
Ama içmek için davrandı mıydı damlasını alamıyordu suyun.
İhtiyar adam eğiliyor, eğiliyor, eğiliyordu.
Su da çekiliyor, çekiliyor, yok oluyordu emen toprakta.
Ve bir çamur peyda oluyordu ayaklarının dibinde, kapkara.
Ossaat bir tanrı kurutuveriyordu gölü.
Yemişler sarkıyordu başının üstünde
Dallı budaklı ağaçlardan armutlar, narlar
Pırıl pırıl elmalar, ballı incirler, tombul zeytinler sarkıyordu.
Ama ihtiyar adam koparayım diye ellerini uzattı mıydı
Bir yel geliyor, savuruyordu onları kara bulutlara.”
ODYSSEİA – Çev. Azra Erhat – A. Kadir. Can Yayınları. 21. Basım. 2008
Tantalos işkencesi. Gravür. Bernard Picart (1673-1733).
Peki, Pelops’a ve kardeşi Niobe’ye ne olmuştur?
Tanrılar tarafından tekrar yaşama döndürülenPelops, Pisa kralı Oenomaus’un kızı Hippodameia ile evlenerek Yunanistan’a gidecek, Peloponez (Mora) yarımadasına ismini verecek ve yörenin kralı olarak Peloponez Olimpiyat Oyunları’nı kuracaktır. Pelops, Hippodameia evliliğinden yukarıda bahsettiğimiz Agamemnon’un babası Atreus ilekardeşi Thyestesdoğar.
Atreus ve kardeşi Thyestes bir süre ülkeyi beraber yönetirler. Bu arada evlenmeden önce de gönül vukuatları olan Atreus’un karısı Aerope, kayınbiraderi Thyestes ile aşk yaşamaktadır. Thyestes tahtın sembolü olan altın postu çalar. Suçu ortaya çıktığında ise Atreus’un oğlu (?) Pleisthenes’i alarak kaçar ve onu büyütüp Atreus’u öldürmesi için yollar. Atreus, Pleisthenes’i yakalar ve öz oğlu olduğunu anlamadan onu öldürür. Daha sonra yaptığının farkına varır ve Thyestes’ten intikam almak ister. Acımasız Atreus babası Tantalos’a çekmiştir. Thyestes’in bir naiad’tan (su perisi) olma üç oğlunu (Aglaus, Orchomenus ve Calaeus) öldürür, kardeşini affetmiş gibi yemeğe davet eder ve oğullarının etini ona yedirir.
Şimdi intikam sırası bunu öğrenen Thyestes’tedir. Bir kâhin Thyestes’e kendi kızı Pelopia’dan bir oğlu olursa onun Atreus’u öldüreceğini söyler. Thyestes kimliğini belli etmeksizin kızını iğfal eder. Bu ilişkiden Aegisthus doğar.
Çocuğun kendi babasından olduğunu öğrenen Pelopia intihar eder.
Atreus, Aegisthus’u evlat edinir. Yıllar sonra Thyestes tekrar gelir ve oğlu Aigisthos’u bularak ona tüm gerçeği anlatır. Bunun üzerine Aigisthos, kendisini büyüten Atreus’u öldürür ve öz babasının öcünü alır.
İçiniz kıyıldı, bunaldınız değil mi? İşte bu Aegisthus, Leda’nın Tyndareos’dan olma kızı Klytemnestra’nın aşığı olacak ve Truva (Troya) Savaşı’ndan dönen Agamemnon’uve sevgilisi Kassandra’yı birlikte öldüreceklerdir.
Agamemnon’un oğlu Orestes de yedi yıl sonra annesi Klytemnestra ile aşığı Aegisthus’u öldürür.

<<< Spilos – Spil Dağı, Yarıkkaya’da “Pelops’un Tahtı” olarak anılan, evvelce bir heykelin yerleştirilmiş olabileceği varsayılan bir oturak – sunak kalıntısı bulunuyor.
Birkaç yüzyıl sonra Lidya uygarlığının doğacağı Pelops sülalesinin hüküm sürdüğü bölge olduğundan, Batı Anadolu’nun yukarıda tanımlanan bölgesinde Hitit/Luvi/Frig/Lidya kültürlerini iayrıştırmak oldukça zordur. Bu nedenle bazı kaynaklar ve araştırmacılar Tantalos, Pelops ve Niobe’yi Lidyalı kabul etmek konusunda yeterli bir zemin olduğu düşüncesini dile getirmişlerdir.
Hatta bazı kaynaklarda Pelops’tan sonra gelen oğlu Atreus, Hitit Kralı III. Hattuşili’nin saltanatı sırasında (M.Ö. 1275-1250) Batı Anadolu sahil şeridine akınlar düzenleyen, Hitit kayıtlarına geçmiş Ahhiyalı Attarsiya ile ilişkilendirilmektedir.

Tantalos’un kızı, Pelops’un kızkardeşi Niobe’nin sonu da hüsranla sonlanmıştır. Homeros’un İliada destanında yazıldığı üzere Thebes kralı Amphion ile evli olan Niobe’nin 6 oğlu ve 6 kızı vardır. Sadece iki çocuğu olan (ikizler Apollon ve Artemis) Zeus’un karısı Leto’ya sataşmaktadır. Apollon Niobe’nin tüm oğullarını, Artemis ise tüm kızlarını öldürür. Zeus tüm Thebes halkını taşa çevirir.
Niobe, Spilos (Spil) dağındaki baba evine döner ve orada bir kayaya dönüşür. Kar erime dönemlerinde insan figürüne benzeyen kayadan gözyaşları akar.

Yunan orduları (limanında Truva’ya yola çıkmak için toplanmışlardır. Ancak hiç rüzgâr yoktur. Agamemnon Artemis’e rüzgârları serbest bırakırsa, kızı İphigenia’yı kurban edeceğini söyler. Tam İphigenia kurban edileceği sırada Artemis, kızın yerine bir dişi geyik göndererek onu Taurilerin ülkesindeki (Kırım) tapınağına rahibe yapar ve rüzgârları serbest bırakır. Gemiler yola çıkar.
(Hatırlayınız. Hz. İbrahim üç gece üst üste bir rüya görür. Rüyada oğlu İsmail’i bıçakla kesmektedir. Bunu bir işaret sayarak oğlunu Tanrı’ya kurban etmeye karar verir. Tam onu sağ tarafına yatırıp kesecekten gökyüzünden Cebrail bir koç getirir… Bu öykü semai dinlerin kitaplarına girmiştir. Tanıdık geldi değil mi? Hz. İbrahim’in yaşadığı dönem bilinmiyor ama MÖ. 13 yy.da yaşadığı hakkında bazı görüşler mevcut. Truva Savaşı da MÖ. 12. yy. dolaylarında. İlginç bir rastlantı…)
Yukarıda belirttik. Truva zaferinden sonra Agamemnon mağlup kral Priamos ve kraliçe Hekabe’nin kızı güzel Kassandra’yı da savaş ganimeti – cariye olarak yanına alıp evine döner.
Agamemnon’un kızı İphigenia’yı tanrılara kurban etmeye karar vermesini ve Truva prensesi Kassandra‘yla Argos’a dönmesini sindiremeyen eşi Klytemnestra – kendisi sudan çıkmış ak kaşık ya – sevgilisi Aigisthos ile birlikte her ikisini de öldürür.
Sonradan oğulları Orestes de annesi Klytemnestra’yı öldürerek babasının öcünü alacaktır.


Homeros‘un Odysseia destanında Odysseus, ölüler ülkesinde Agamemnon‘un ruhuyla konuşur. Agamemnon ona ölümünden şöyle bahseder:
“Çok kurnaz Odysseus, tanrıya denk Laertesoğlu,
Gemilerimde alt etmiş değil Poseidon beni
Uğursuz yellerin azgın soluğunu salıp üstüme,
Beni düşman adamlar da yok etmiş değil karada.
Aigisthos’tur hazırlayan bana ölümü ve eceli,
O öldürdü beni hain karımın yardımıyla,
Evine buyur etmiş oturtmuştu beni sofrasına,
Öldürdü yemek yerken, boğazlar gibi ağılda bir sığırı.
Ben yürekler acısı bir ölümle böyle öldüm işte.”
ODYSSEİA – Çev. Azra Erhat – A. Kadir. 11. Bölüm.
s. 207 –Ölüler Ülkesinde. 405-410. Can Yayınları. 21. Basım. 2008.
Kassandra Troya Kralı Priamos ve Hekabe‘nin kızı, kahraman Hektor’un kız kardeşidir.
Kassandra rahibe olmak ve geleceği gören bir kâhin olmak istiyordu. Apollon, onunla birlikte olursa ona bu yetiyi vereceğini söyledi. Kassandra kabul etti. Apollon ona kehanet gücünü verdi. Ama Kassandra onunla birlikte olmadı. Apollon onu lânetledi. Geleceği görecek, ama kimse ona inanmayacaktı, rahibe olamayacak ve aşağılanacaktı.
Öyle de oldu. Truva Savaşı‘nı ve sonucunu öngörmesine rağmen kimse ona inanmadı. Ajax tarafından savaşın sonunda kendisine Athena tapınağında tecavüz edildi.
Daha sonra Agamemnon tarafından savaş esiri olarak Sparta’ya götürülen Kassandra, Klytemnestra ve aşığı Aegisthus tarafından Agamemnon ile birlikte öldürüldü.

Psikolojide, geleceğe dair başkalarını uyarmasına ve doğruları söylemesine rağmen kimseyi kendine inandıramama durumuna Kassandra Kompleksi ismi verilmektedir. Terim; ileri sürüldüğünde başkaları tarafından inanılmayan, sonrasında gerçekleşerek insanları şaşırtan kötü ve üzücü olaylar için kullanılmaktadır.

MÖ. 440-430, Louvre Müzesi
FİLM UYARLAMALARI
12 Maymun – Yönetmen: Terry Gilliam
Terminatör 2 – Kıyamet Günü – Yönetmen: James Cameron
MÜZİK GRUBU
EDEBİYAT
Doğu Alman yazar Christa Wolf Kassandra adlı ünlü eserini 1983 yılında yayınlanmıştır.
Klytemnestra, aşığı Aegisthus ile birlikte Agamemnon’u öldürdüğünde oğulları Orestes henüz 12 yaşındadır. Kız kardeşi Elektra kardeşini Phokis kralı Strophius’un sarayına göndererek kurtarır.
Elektra kardeşine devamlı olarak babasının öcünü alması fikrini aşılamaktadır. Orestes baba öcünü almakla, anne sevgisi arasında kalmıştır. 20 yaşına gelince Kral Strophius’un oğlu Pylades ile (erkek sevgilisi) Argos’a döner. Önce Aegisthus’u sonra da annesi Klytemnestra’yı öldürür.
Orestes anne katili olmuştur. Çıldırmıştır. İntikam Tanrıçaları Erinyeler (Furiler), anne katili Orestes’in peşindedir. Athena insafa gelir. Orestes’in kaderine Tanrılar mahkemesinde karar verilmesini sağlar. Mahkemede Orestes suçsuz bulunur. Erinyeler (Furiler) peşini bırakır. İlahi adalet (!) tecelli etmiştir.
Euripides’in Iphigenia Tauris’te oyununda Elektra, Orestes’in arkadaşı Pylades ile evlenir.



Günümüze ulaşan en eski Yunan tiyatro eseri olan Aiskhylos’un (MÖ yak. 525-455) Oresteia trajedi üçlemesinde Tantalos ve Atreus ailelerinin lânetlenme öyküsü ele alınmıştır. Eser MÖ 458 yılında Dionysia Festivali’nde birinci olmuştur.
İntikam-Adalet ve Kişisel Öc-Yargılama kavramlarının karşıtlığına göndermelerin bulunduğu Oresteia üç bölümden oluşmaktadır.
Agamemnon: Karısı Klytemnestra tarafından öldürülmesi
Adak Sunucular: Klytemnestra’nın oğlu Orestes tarafından öldürülmesi ve sonraki olaylar.
Eumenidler: Orestes’in Tanrılar mahkemesindeki duruşması ve Atreus Ailesi üzerindeki lânetin kaldırılması.
Konu geç dönemde Sophokles ve Euripides’in eserlerinde de ele alınır. (Bkz. Elektra)
Modern sanat ve popüler kültürde, Opera-Bale, sinema, roman, öykü, şiir vd. dallarında birçok Oresteia uyarlamaları vardır.
OPERA
Sergei Tanayev (1856-1915)
Iannis Xenakis (1922-2001)
Oresteia (2017) University of Canterbury Music Performance
TİYATRO
Peter Hall (1930-2017)
Oresteia – Agamemnon – 1 (1983)
Oresteia – Agamemnon – 2 (1983)
Oresteia – The Libation Bearers – Adak Sunucular
HARD ROCK
Orestes – A Perfect Circle Group
Yukarıda Elektra’nın kardeşi Orestes’i Phokis kralı Strophius’un sarayına göndererek annesi Klytemnestra’nın gazabından nasıl kurtardığını yazmıştık. Babasının öcünü alması için sürekli kardeşine baskı yaptığını ve Orestes’in Aegisthus ile annesi Klytemnesytra’yı nasıl öldürdüğünü, konunun Aishyklos’un Oresteia tragedya üçlemesinde nasıl işlendiğini yukarıda gördük.
Orestes, Elektra ve Iphigenia Sophokles ve Euripides’in eserlerine konu olmuştur.
Sophokles – Electra trajedisi Aiskhyilos’un Oresteia trajedisinin değişik bir versiyonudur.
Euripides’in ise ayni konuyu dört eseri ile ele almıştır.
1. Elektra
4. Orestes
Elektra kompleksi: Carl Gustav Jung’un bu teorisi Freud’un Oedipus Kompleksi’nin kız çocukları için geçerli olanıdır. Freud’un Oedipus Kompleksi çocuğun karşı cinsteki ebeveyni sahiplenme ve kendi cinsinden ebeveyne karşı olma konusunda beslediği duygu, düşünce, dürtü ve fantezilerin toplamı olarak tanımlanabilir.
Her çocuğun ilk aşkı karşı cinsteki ebeveynidir. Erkek bebeğin sürekli annesine şımarması, babasının annesiyle ilgilenmesinden rahatsız olup ağlaması veya araya girmesi örneğinde olduğu gibi.
Elektra Kompleksi 3-6 yaş arası çocukların babaya aşırı düşkün olmaları ve anneyi rakip olarak görmeleri olarak tanımlanmaktadır. Yaş ilerleyince bu genellikle anneyle özdeşleşme yoluyla çözümlenir.
Erkek çocuk otoriter babayı rakip olarak görür, anneye yaklaşır. Kız çocuk annesinden çekinir. Güçlü babaya hayrandır, ona yaklaşır. Yani oğlanlar babalarına ve kızlar annelerine rakip-düşman gözüyle bakarak, içten içe onların yok olmasını ister. Oğlanlar annelerine, kızlarsa babalarına karşı aşırı bir sevisel eğilim (libido) gösterir.
Annesi Klynemnestra’nın babası Agamemnon’u öldürmesi Elektra’yı yıkıma götürmüştür. Annesine karşı müthiş bir kin beslemektedir. Kardeşi Orestes’i sürekli babasından öc almaya yönlendirmesi bu yüzdendir. Orestes öldürülen babası ile katil annesi arasında ikilem yaşamaktadır. Aegisthus’u öldürür. Tam annesini öldüreceği sırada tereddüt eder. Vazgeçmek üzereyken, Pylades’in “Apollon’a verdiği sözü tutması gerektiği” konusunda ikazı üzerine eylemi gerçekleştirir.
Elektra’nın annesi ve aşığını öldürmesi antik çağ yazarlarının ünlü trajedyalarına konu olur.
SOPHOKLES
Sophokles – Electra trajedisi Aiskhyilos’us Oresteia trajedisinin değişik bir versiyonudur.
EURIPIDES
Euripides ise ayni konuyu dört eserinde işler.
1. Elektra
4. Orestes
Bu tragedyalar değişik sanat eserlerine konu olmuştur:
OPERA
Richard Strauss – Elektra Operası
Libretto Metni (EN) – Sinopsis – Senaryo: Hugo von Hoffmannstal

Kaynak: Brzoska/Heinemann: Die Geschichte der Musik – Vol.3 p.1
DREAM POP – GOTHIC ROCK
The Cranes Band – La Tragédie d’Oreste et Électre
EDEBİYAT
Elektra, çağdaş edebiyatta da yer alır: Aşağıdaki eserleri örnek olarak verebiliriz.
T.S. Elliot “The Family Reunion” – Aile Birleşimi (1934)
Jean-Paul Sartre “The Flies” – Sinekler (1943)
Eugene O’Neill “Elektra’ya Yas Yaraşır” (1931).
FİLM
Mourning Becomes Electra – Film / Bilgi > İZLE
OPERA
Mourning Becomes Electra – Opera / Bilgi
Agamemnon ile Klynemrestra’nın dört çocuğu olduğunu belirtmiştik. Orestes, Elektra, Iphigenia veKhrysothemis. Sonuncusu silik bir tiptir. Annesinin babasını öldürmesini yaptıklarının bir sonucu olarak görmekte ve pek dert etmemektedir.
Orestes, Elektra ve Iphigenia ise hem Aishkylos’un Oresteia trajedi üçlemesinde, hem Sophokles’in Elektra trajedisinde, hem de Euripides’in dört eserinde önemli kahramanlardır.
Agamemnon’un kızı İphigenia’yı Artemis’e kurban etmek istediğini ve Tanrıça’nın son anda bir dişi geyik getirerek onu Taurilerin ülkesindeki (Kırım) tapınağında rahibe yaptığını yukarıda yazmıştık. (Birçok eserin tercümesinde bu yer yanlış olarak Tauris olarak adlandırılmıştır. Tauris diye bir yer yoktur.)


Peki, Leda’nın erkek çocukları – Zeus’tan olma Polluks ve Tyndareos’da olma Kastor’a ne olmuştur merak etmediniz mi?
Polluks (Polydeukes) ile Kastor birbirinden hiç ayrılmayan, sırt sırta savaşan kahramanlar olurlar. Bu yüzden onlara Dioskurlar yani Zeus’un Delikanlıları denilmiştir. Birlikte Kalydon Domuzu Avı’na katılırlar. Altın Post’un pesindeki Argonatlar arasındadırlar.
İki delikanlı Messene kralı Aphareus’un kızları Phoebe ve Hilaeira’ya aşık olurlar. Aşkları karşılıksız değildir ama imkânsızdır çünkü kızlar amcalarının oğullarıyla nişanlıdırlar ve evleneceklerdir.
Aşıklar kaçmaya karar verirler. Kızların nışanlıları peşlerine düşer. Kastor ölümlüdür. Çıkan dövüşte sevdiği kız için ölür. Kardeşi Polluks (Polydeukes) karalar bağlar. Kardeşinin ölümsüz olarak Olympos’a çıkmasını babası Zeus’tan talep eder. Zeus devreye girer, ikizleri gökyüzüne yanına alır. Bugün “İkizler Burcu” olarak bir sabah, diğeri akşam ışıklarıyla gemicilere yol göstermektedir.
Evet, bu yazımızda Zeus – Leda ve Tyndareus- Leda ilişkilerini ve aile şecerelerini de irdeleyerek inceledik. Şimdi sıra Leda ve Kuğu (Zeus) sevişmesinin yüzyıllar boyunca sanatsal izlerini araştırmaya geldi.
Bekleyiniz!
İhsan TOKSÖZ
YEREL
16 Nisan 2026YEREL
16 Nisan 2026YEREL
16 Nisan 2026YEREL
16 Nisan 2026YEREL
16 Nisan 2026YEREL
16 Nisan 2026YEREL
16 Nisan 2026