MTSO SEÇİMLERİNDE ASIL MESELE: GÜVEN, ŞEFFAFLIK VE EŞİT REKABET

MTSO SEÇİMLERİNDE ASIL MESELE: GÜVEN, ŞEFFAFLIK VE EŞİT REKABET

ABONE OL
Nisan 28, 2026 20:54
MTSO SEÇİMLERİNDE ASIL MESELE: GÜVEN, ŞEFFAFLIK VE EŞİT REKABET
0

BEĞENDİM

ABONE OL

“Mersin Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri yalnızca bir yönetim yarışı değildir. Bu seçimler, Mersin iş dünyasının temsil adaletini, kurumsal güvenini ve ortak geleceğe bakışını ilgilendirir. Bu nedenle her iddia ciddiyetle ele alınmalı, her üye eşit bilgiye erişebilmeli, her aday grubu aynı koşullarda yarışabilmelidir.”

BİR SORUMLULUK GEREĞİ

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda 2018-2023 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmış biri olarak son günlerde birçok MTSO üyesi tarafından aranıyorum. Bana iletilen sorular, kaygılar ve şikayetler yalnızca seçim yarışına ilişkin basit tartışmalar değildir. Konu, MTSO camiasının kurumsal güvenini ve seçimlerin adil biçimde yürütülüp yürütülmeyeceğine dair beklentileri ilgilendirmektedir.

Bu yazıyı kimseyi suçlamak için yazmıyorum. Hiçbir kişi ya da kurumu hedef göstermek gibi bir niyetim yoktur. Ancak MTSO üyelerinin kaygılarını yok saymak da doğru değildir. Kurumlarımızın itibarı, ancak açıklık, denetlenebilirlik ve eşitlik ilkeleriyle korunabilir.

MTSO, Mersin iş dünyasının ortak çatısıdır. Bu çatı altında farklı görüşler, farklı adaylar, farklı meslek grupları ve farklı beklentiler olabilir. Fakat seçim sürecinde herkes için geçerli olması gereken temel ilke şudur: Eşit şartlarda, şeffaf ve güvenilir bir seçim ortamı.

  • MTSO çıkar grupları tarafından ele geçirilecek bir kale değildir.
  • Seçilen Meclis Üyelerinin sorumluluğu temsil ettikleri Meslek Sektörü üyeleridir.
  • MTSO Meslek Sektörlerinin sektör üyelerine en iyi hizmeti verme yeridir.
  • MTSO Seçimlerinde seçimlere katılan üyeler sektörlerine en iyi hizmeti verebilmek için yarışır.

ÜYELERDEN GELEN ŞİKAYET VE İDDİALAR

Son dönemde MTSO üyeleri arasında bazı iddialar dile getirilmektedir. Bunların doğruluğu ya da yanlışlığı ancak belgelerle, resmi açıklamalarla ve yetkili mercilerin incelemesiyle ortaya çıkar. Ancak iddiaların varlığı bile MTSO yönetiminin daha açık, daha açıklayıcı ve daha özenli davranmasını zorunlu kılmaktadır.

Kamuoyundan izlediğim ve gelen serzenişlerden anladığım kadarıyla MTSO’ya yönelik son eleştirilerin merkezinin, kurumun yurt dışı gezi ve fuar organizasyonlarında şeffaflık, sektör temsili, aidatların kullanımı ve katılımcı seçimi başlıklarında yoğunlaşıyor. Eleştiriler kişisel olmaktan çok, kamuoyunda “Oda kaynakları nasıl ve kimler için kullanılıyor?” sorusuna odaklanmış görünüyor. Bir diğer konu ise seçmen listelerinin adaletli dağıtılmaması.

Bana ulaşan şikayet ve iddiaları ana başlıklarıyla şöyle özetleyebilirim:

1-ODA KAYNAKLARININ KULLANIMI

  • Yurt dışı gezi ve fuar harcamaları
  • Sektör dışı isimlerin fuarlara katılması
  • Kendi masrafını kendi karşılamalı eleştirisi
  • Beş yıldızlı otelde iftar eleştirisi
  • Ekonomi Zirvesinin içerik ve katılımcı yapısı
  • Sanayi Odası tartışması

Başkanlığım sürecinde ençok zorlandığım konuların başında gelen bir konudur gezi ve yemekler. Köhnemiş ve yerleşmiş bir zihniyet var: Meclis üyelerini fuar ve toplantı adı altında özellikle yurtdışı gezilerine götürmek; meclis üyelerini gezdirirse yönetim rahat eder, özellikle seçime doğru yapılan geziler seçimlerde avantaj sağlar. Aslında yönetim kurulu başkanlarını ençok zorlayıp sıkan bir konudur bu geziler. Bu durum yalnızca Mersin’de değildir, TOBB’a bağlı birçok oda ve borsada da geçerlidir.

Umarım yapılan bu eleştiriler önümüzdeki dönemlerde bu gezi işinin bir disiplin altına alınmasına neden olur.

2-MESLEK KOMİTELERİ ARASINDA FİRMA KAYDIRILDIĞI İDDİASI

Her seçim sürecine girildiğinde meslek grupları, NACE kodları ve komite listeleri konusu yeniden gündeme gelir. Bu yeni bir tartışma değildir. Uzun yıllardır MTSO camiasının içinde olan biri olarak bu tartışmalarla defalarca karşılaştım.

Seçim dönemlerinde bazı firmaların bir meslek grubundan başka bir meslek grubuna kaydırıldığı, bunun da mevcut yönetimin seçim dengelerini kendi lehine düzenlemek amacıyla yapıldığı yönünde iddialar ortaya atılır. Elbette her iddia doğru olmayabilir. Firmaların faaliyet alanları zaman içinde değişebilir, NACE kodları güncellenebilir, teknik düzeltmeler yapılabilir.

Ancak seçim sürecine yaklaşılırken yapılan her meslek grubu değişikliği, doğal olarak daha fazla dikkat, daha fazla açıklık ve daha fazla denetlenebilirlik gerektirir. Çünkü meslek grubu değişikliği, doğrudan seçmen listesini, adaylık dengelerini, komite temsilini ve seçim sonucunu etkileyebilecek bir işlemdir.

Burada bana şu soru da sorulabilir:

Peki siz MTSO Başkanı iken bu konuda nasıl bir tutum takındınız?”

Benim yanıtım açıktır. Ben de görev yaptığım dönemde eksikleri, hataları olabilecek bir insanım. Hiç kimse gibi ben de kusursuzluk iddiasında değilim. Ancak bu konuda temel bir ilkeye bağlı kaldım:

Seçim sürecine giderken hiçbir firmanın seçim hesabıyla başka bir gruba kaydırılmasına izin vermedim. Herkes daha önce hangi meslek grubunda ise o grupta seçime girdi. Kamuoyuna da böyle bir tartışma ve iddia yansımadı.

Çünkü oda seçimlerinde asıl olan, mevcut yönetimin ya da herhangi bir aday grubunun avantajı değil, üyelerin iradesinin doğru biçimde sandığa yansımasıdır.

Meslek grubu değişikliği teknik bir işlem gibi görülebilir. Fakat seçim döneminde çok daha hassas hale gelir ve ciddi merak uyandırır. Bu nedenle bu tür değişiklikler ancak açık gerekçeyle, belgeyle, zamanında itiraz hakkı tanınarak ve tüm adaylara eşit bilgi verilerek yapılmalıdır.

3-HUKUKİ YOLLARA BAŞVURULDUĞU İDDİASI

MTSO camiasında, bazı firmaların meslek grubu değişiklikleri nedeniyle suç duyurusunda bulunduğu veya dava açtığı yönünde konuşmalar vardır. Bu konuda kesin hüküm vermek doğru olmaz. Ancak böyle bir iddianın dahi dolaşımda olması, meselenin ne kadar hassaslaştığını göstermektedir.

Eğer firmalar gerçekten kendi bilgileri dışında meslek gruplarının değiştirildiğini düşünüyorlarsa, bu yalnızca idari bir hata olarak görülemez. Bu durum, temsil hakkı ve seçim hakkı bakımından da değerlendirilmelidir.

Bu nedenle MTSO yönetimi, iddiaları kişisel tartışma konusu yapmak yerine, belgeye dayalı açıklama yapmalı ve üyelerin kafasındaki soru işaretlerini gidermelidir.

4-ÜYE LİSTELERİNE ERİŞİMDE EŞİTSİZLİK İDDİASI

Bir başka önemli şikayet, MTSO web sitesinde meslek komitelerine üye firmalara ilişkin bilgilerin sınırlı biçimde yayımlanmasıdır. Bazı üyeler, meslek gruplarındaki firmaları, firma yetkililerini ve iletişim bilgilerini yeterince açık göremediklerini söylemektedir.

Buna karşılık MTSO yönetiminde bulunanların veya yönetime yakın bazı kişi ve grupların daha ayrıntılı listelere ulaşabildiği yönünde iddialar dolaşmaktadır.

Eğer bu doğruysa, bu durum seçimlerde eşit rekabet ilkesini zedeler. Çünkü seçim yalnızca sandık günü başlamaz. Seçim süreci, adayların üyelere ulaşması, kendini anlatması, seçmenleri bilgilendirmesi ve destek istemesiyle başlar.

Bir taraf ayrıntılı listeye sahipken diğer taraf kısıtlı bilgiyle hareket ediyorsa, burada eşit yarıştan söz etmek zorlaşır.

Seçimde eşitlik, bilgiye erişimde eşitlikle başlar.

5-FİRMA BİLGİLERİNİN YAYIMLANMASI TARTIŞMASI

MTSO üyesi firmaların unvanı, meslek grubu, faaliyet konusu, işyeri adresi, kurumsal telefonu, kurumsal e-posta adresi ve temsil yetkilisi adı gibi bilgilerin ne ölçüde yayımlanabileceği de tartışılmaktadır.

Bu konuda temel ölçü açık olmalıdır. Ticari hayatın gereği olan ve ticaret sicili, oda sicili ve kurumsal temsil ilişkisi kapsamında değerlendirilen bilgiler makul ölçüler içinde erişilebilir olmalıdır. Özellikle seçim döneminde bu bilgiler, üyelerin ve aday grupların seçim hakkını sağlıklı kullanabilmesi açısından önem taşır.

Kişisel cep telefonu, özel e-posta, T.C. kimlik numarası, ev adresi gibi kişisel ve özel nitelikteki bilgiler elbette korunmalıdır. Ancak firma unvanı, MESLEK GRUBU, KURUMSAL ADRES, KURUMSAL TELEFON, KURUMSAL E-POSTA VE TEMSİL YETKİLİSİ ADI gibi bilgiler seçim şeffaflığı açısından tamamen KAPALI TUTULMAMALIDIR. Bu konu tarafımdan birçok kaynak ve KVK mevzuatından incelenmiştir.

FİRMA YETKİLİSİNİN ADI, TİCARİ TEMSİL İLİŞKİSİ İÇİNDE DEĞERLENDİRİLMELİDİR.

Şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerin bilgileri ticaret hayatının güvenliği açısından zaten önemlidir. Bu nedenle burada mesele kişisel mahremiyet değil, ölçülü ve amaca uygun bilgi paylaşımıdır.

BEN KENDİ DÖNEMİMİ DE DOKUNULMAZ GÖRMÜYORUM

Ben de MTSO’da başkanlık yaptım, 5 yıl süreyle. Bu süre içinde elbette eksiklerim, hatalarım, bugün geriye dönüp baktığımda daha farklı yapabilirdim dediğim konular vardır. Hiç kimse gibi ben de kusursuzluk iddiasında değilim.

Benim dönemim de tartışmasız geçmedi. Seçim sürecinde, temsil yetkileri ve bazı siyasi değerlendirmeler üzerinden eleştiriler yapıldı. Bunları yok saymam doğru olmaz.

Ancak bütün bu tartışmalara rağmen şunu açık yüreklilikle söyleyebilirim:

Benim başkanlığım döneminde seçim hesabıyla firmaların bir meslek grubundan başka bir meslek grubuna kaydırılmasına izin vermedim. Her firma daha önce hangi grupta yer alıyorsa, seçim sürecine o grupta girdi.

Bugün MTSO camiasına yaptığım çağrı da buradan geliyor. Geçmişte yaşanan tartışmalardan ders çıkararak, bugün daha şeffaf, daha denetlenebilir ve tüm adaylar için daha eşit bir seçim ortamı oluşturulmalıdır.

ŞAHSIMA YAPILAN SİYASİ TARAFSIZLIK ELEŞTİRİLERİNE DAİR

Başkanlık dönemimde bana yöneltilen eleştirilerden biri de zaman zaman yaptığım açıklamaların siyasi olarak yorumlanmasıydı. O dönem de birçok konuşmamda ifade ettim, bugün de aynı noktadayım:

Bir ticaret ve sanayi odası başkanının açıklamaları yalnızca kendi kişisel görüşleri olarak görülmemelidir. O açıklamaların arkasında çoğu zaman oda tabanından gelen şikayetler, talepler, öneriler ve çözüm beklentileri vardır.”

MTSO gibi köklü bir kurumda başkanın görevi susmak değil, üyelerden gelen sorunları ilgili makamlara, kamuoyuna ve karar vericilere taşımaktır. Ben de görev yaptığım dönemde bunu yapmaya çalıştım.

MTSO’da 41 meslek komitesi vardır. Bu komiteler her ay toplanır; kendi sektörlerinin sorunlarını, ihtiyaçlarını, beklentilerini ve çözüm önerilerini tartışır. Ben de bu komite toplantılarının büyük çoğunluğuna başkan olarak katılır komite üyeleri ile konuları enine boyuna tartışırdık. Bu toplantılardan çıkan değerlendirmeler komite raporları halinde yönetim kuruluna sunulur. Yönetim kurulunda bu raporlar ele alınır, gerekli görülen konular ilgili kurumlara, yerel yöneticilere, bakanlıklara veya kamuoyuna aktarılır.

Dolayısıyla bir oda başkanının yaptığı açıklamalar, hiçbir zaman kişisel bir siyasi çıkış değil, üyelerin sesi olma sorumluluğunun sonucudur.

Benim konuşmalarım da bu çerçevede değerlendirilmelidir. Bir sorun dile getirdiğimde, bunu herhangi bir siyasi tarafgirlikle değil, üyelerimizin bana ve kurullarımıza ilettiği sorunlara çözüm arama sorumluluğuyla yaptım.

Elbette her açıklama herkes tarafından aynı şekilde algılanmayabilir. Üslup, zamanlama veya kullanılan ifadeler tartışılabilir. Ben de her insan gibi eksiklerim ve hatalarım olabileceğini kabul ederim. Ancak temel niyetim hiçbir zaman MTSO’yu siyasi bir tartışmanın tarafı yapmak olmadı. Temel amacım, Mersin iş dünyasının sorunlarını görünür kılmak ve çözüm aramaktı.

Bir oda başkanının tarafsızlığı, sorunları görmezden gelmesiyle değil; hangi üyeden gelirse gelsin, hangi sektörü ilgilendirirse ilgilendirsin, her talebi adil biçimde değerlendirmesiyle ölçülür.

ASIL MESELE KİMİN KAZANACAĞI DEĞİL, SEÇİMİN NASIL YAPILACAĞIDIR

MTSO seçimlerinde elbette farklı adaylar, farklı gruplar ve farklı anlayışlar yarışacaktır. Bu doğaldır. Hatta sağlıklı bir oda yaşamı için gereklidir.

Ancak hiçbir seçim, kurumun ortak güveninden daha değerli değildir.

Bugün sorulması gereken soru yalnızca “kim kazanacak?” sorusu değildir.

Asıl soru şudur:

Bu seçim tüm üyelerin içine sinecek biçimde, eşit ve şeffaf yapılacak mı?

Eğer seçim süreci baştan itibaren tartışmalı hale gelirse, kazanan kim olursa olsun, kurumun itibarı zarar görür. MTSO gibi köklü bir kurumun buna ihtiyacı yoktur.

EŞİT SEÇİM REKABETİ İÇİN NELER YAPILMALI?

Bu tartışmaların büyümemesi, kurumun yıpranmaması ve tüm adayların eşit koşullarda yarışabilmesi için yapılması gerekenler bellidir.

1. MESLEK GRUBU DEĞİŞİKLİKLERİ AÇIKLANMALIDIR

Son bir yıl içinde kaç firmanın NACE kodunun veya meslek grubunun değiştirildiği kamuoyuna açıklanmalıdır. Bu değişikliklerin hangi tarihte, hangi gerekçeyle ve hangi başvuru üzerine yapıldığı belirtilmelidir.

Üye başvurusu ile yapılan değişiklikler ile kurum tarafından resen yapılan değişiklikler ayrı ayrı gösterilmelidir.

2. SEÇİM SÜRECİNİ ETKİLEYEBİLECEK DEĞİŞİKLİKLER ÖZEL OLARAK İNCELENMELİDİR

Seçim tarihine yakın dönemde yapılan meslek grubu değişiklikleri ayrıca değerlendirilmelidir. Bu değişikliklerin seçim listelerine etkisi olup olmadığı açıkça belirtilmelidir.

Seçimlere kısa süre kala yapılan teknik işlemler, ister doğru ister yanlış olsun, kamuoyunda kuşku yaratır. Bu kuşkunun giderilmesi yönetimin sorumluluğudur.

3. İTİRAZ SÜRECİ ŞEFFAFLAŞTIRILMALIDIR

Meslek grubu değişikliğine itiraz eden firma sayısı açıklanmalıdır. Kaç itirazın kabul edildiği, kaçının reddedildiği ve ret gerekçelerinin ne olduğu üyelerle paylaşılmalıdır.

Bir üyenin “benim haberim olmadan komitem değişti” demesi bile tek başına ciddiye alınması gereken bir uyarıdır.

4. ÜYE LİSTELERİ TÜM ADAYLARA EŞİT VERİLMELİDİR

MTSO üye listeleri, meslek grupları bazında, tüm aday gruplara aynı kapsamda ve aynı formatta verilmelidir.

Yönetim kurulu üyelerine, mevcut yönetime yakın kişilere veya belirli gruplara özel ve ayrıntılı liste verilip diğer adaylara kısıtlı bilgi sunulması kabul edilemez.

Seçimde eşitlik, bilgiye erişimde eşitlikle başlar.

5. WEB SİTESİNDEKİ FİRMA ARAMA SİSTEMİ GÜÇLENDİRİLMELİDİR

MTSO web sitesinde meslek gruplarına göre üye firmaların daha açık, daha düzenli ve daha denetlenebilir biçimde listelenmesi gerekir.

En azından şu bilgiler erişilebilir olmalıdır:

Firma unvanı, oda sicil numarası, meslek grubu, faaliyet konusu, işyeri adresi, kurumsal telefon, kurumsal e-posta, web sitesi ve temsil yetkilisi adı.

Bu bilgiler ticari hayatın ve seçim denetiminin doğal parçasıdır. Kişisel ve özel bilgiler ise korunmalıdır.

6. SEÇİM ÖNCESİ TARAFSIZ BİR BİLGİLENDİRME RAPORU YAYIMLANMALIDIR

MTSO yönetimi, seçim sürecine girerken tüm üyelere yönelik tarafsız bir bilgilendirme raporu yayımlamalıdır.

Bu raporda meslek grubu listeleri, değişiklik süreçleri, itiraz yolları, liste erişim koşulları ve seçim takvimi açık biçimde yer almalıdır.

Bu rapor kimseye avantaj sağlamamalı, herkesin aynı bilgiye aynı anda erişmesini güvence altına almalıdır.

7. ODA YÖNETİMİ SEÇİM SÜRECİNDE TARAFSIZ DAVRANMALIDIR

Mevcut oda yönetimleri seçim dönemlerinde çok daha hassas davranmak zorundadır.

Kurumsal imkanlar, personel, bilgi sistemleri, üye verileri ve oda kaynakları hiçbir aday grubu lehine kullanılamaz.

MTSO yönetimi, yalnızca hukuken değil, ahlaken de tarafsız görünmek zorundadır. Çünkü seçim güveni yalnızca kurallarla değil, davranışlarla da oluşur.

ODA VE BORSALARIN SEÇİM YÖNTEMİ DE YENİDEN TARTIŞILMALIDIR

MTSO seçimlerinde yalnızca mevcut sorunları konuşmak yetmez. Seçim yönteminin kendisini de yeniden düşünmek gerekir.

Bugünkü sistemde oda yönetim kurulu başkanı doğrudan tüm üyelerin oylarıyla değil, seçimler sonucunda oluşan meclis içinden seçilmektedir. Meslek komiteleri ve meclis üyeleri seçilmekte, daha sonra oda başkanı meclis içi dengeler üzerinden belirlenmektedir.

Bu sistem yıllardır uygulanıyor olabilir. Ancak bu, sistemin daha demokratik, daha sade ve daha güçlü bir temsil yapısına kavuşturulamayacağı anlamına gelmez.

Benim önerim şudur:

MTSO Yönetim Kurulu Başkanı, tüm üyelerin doğrudan oylarıyla seçilmelidir.

Meslek komitesi ve meclis seçimleri yine kendi sandıklarında yapılmalıdır. Ancak her sandıkta başkanlık seçimi için ayrıca bir oy pusulası bulunmalıdır. Böylece her üye, kendi meslek komitesi ve meclis temsilcilerini seçerken aynı zamanda MTSO Başkanını da doğrudan seçebilmelidir.

Bu yöntem, oda başkanına daha geniş bir demokratik meşruiyet kazandırır. Başkan yalnızca meclis içi dengelerin değil, doğrudan tüm MTSO üyelerinin iradesinin sonucu olarak göreve gelir.

Elbette bu öneri mevcut mevzuat içinde hemen uygulanabilecek basit bir düzenleme olmayabilir. 5174 sayılı Kanun ve ilgili seçim mevzuatında değişiklik gerektirebilir. Ancak MTSO gibi büyük, etkili ve çok sektörlü bir kurumda demokratik temsilin güçlenmesi için bu konu artık ciddi biçimde tartışılmalıdır.

YETKİ BELGESİ TARTIŞMALARI SİSTEMDEN KALDIRILMALIDIR

Oda seçimlerinde en çok tartışma yaratan konulardan biri de firmaların oy kullanması için gerekli yetki belgelerinin toplanmasıdır.

Seçime katılan gruplar, firmaların yetki belgelerini toplamak için yoğun bir çalışma içine girmektedir. Bu süreç çoğu zaman üyeler arasında gerginlik yaratmakta, yanlış anlamalara, baskı iddialarına ve gereksiz tartışmalara neden olmaktadır.

Oysa bu sorun teknik olarak çözülebilir.

Benim önerim şudur:

Her sandıkta seçmen listesiyle birlikte, oy kullanma yetkisi bulunan firmalara ait yetki belgeleri de Ticaret ve Sanayi Odası tarafından hazırlanmış olarak yer almalıdır.

Oy kullanmaya gelen kişi resmi kimliğini gösterir. Sandık görevlileri önce seçmen listesini kontrol eder. Ardından ilgili firmanın yetki belgesi kontrol edilir. Yetkili kişi hem seçmen listesini imzalar hem de oyunu kullanır.

Böylece yetki belgesi toplama işi adayların, grupların veya üyelerin üzerinde kalmaz. Seçim günü sandık başında resmi ve standart bir kontrol yapılır.

Bu yöntem üç önemli sonuç doğurur:

Birincisi, yetki belgesi toplama üzerinden yaşanan tartışmalar azalır.

İkincisi, seçmenlerin kim adına oy kullandığı daha sağlıklı denetlenir.

Üçüncüsü, tüm aday gruplar aynı koşullarda yarışır.

Yetki belgesi konusu, adayların peşinden koştuğu, üyelerin baskı altında hissettiği, seçim grupları arasında tartışma yaratan bir unsur olmaktan çıkarılmalıdır.

Bu konu, oda tarafından önceden hazırlanmış, sandıkta denetlenen, standart ve şeffaf bir sisteme bağlanmalıdır.

DAHA DEMOKRATİK, DAHA SADE, DAHA TARTIŞMASIZ BİR SEÇİM

MTSO seçimleri, üyeleri karşı karşıya getiren bir süreç olmamalıdır. Seçimler, üyelerin iradesini en temiz, en açık ve en tartışmasız biçimde sandığa yansıtan demokratik bir mekanizma olmalıdır.

Bu nedenle iki temel reform önerisini TOBB camiasının tartışmasına sunuyorum:

Birincisi: Oda ve Borsa Başkanı tüm üyelerin doğrudan oylarıyla seçilmelidir.

İkincisi: Firma yetki belgeleri oda tarafından hazırlanmalı ve sandık başında seçmen listesiyle birlikte kontrol edilmelidir.

Bu iki adım atılırsa, seçim süreci hem daha demokratik hem daha güvenilir hem de daha az tartışmalı hale gelir.

Çünkü seçim sisteminde asıl amaç, kimin avantajlı çıkacağı değil, üye iradesinin en doğru biçimde ortaya çıkması olmalıdır.

KURUMSAL GÜVENİ KORUMAK HEPİMİZİN GÖREVİDİR

MTSO, Mersin’in en önemli meslek kuruluşlarından biridir. Bu kurumun itibarı kişilerin, grupların ve seçim dönemlerinin üzerindedir.

Bugün yapılması gereken şey gerilimi artırmak değil, belirsizlikleri gidermektir. İddiaları yok saymak da yanlıştır, iddialar üzerinden kesin hüküm vermek de yanlıştır.

Doğru olan, belgeye dayalı açıklama yapmak, süreçleri şeffaflaştırmak ve tüm üyelerin güven duyacağı bir seçim ortamı oluşturmaktır.

Benim çağrım sade ve nettir:

MTSO yönetimi, üyelerin kaygılarını ciddiye almalı; meslek grubu değişikliklerini, üye listelerine erişim esaslarını ve seçim sürecinin işleyişini açık biçimde kamuoyuna duyurmalıdır.

Aday olan ya da olmayı düşünen tüm gruplar da aynı olgunlukla hareket etmeli, MTSO’nun kurumsal itibarını zedeleyecek dilden uzak durmalıdır.

Çünkü MTSO seçimleri bir hesaplaşma alanı değil, Mersin iş dünyasının ortak geleceğini belirleme alanıdır.

SON SÖZ

  • Adil seçim, yalnızca sandıkta oy kullanmak değildir.
  • Adil seçim, her üyenin doğru listede yer almasıdır.
  • Adil seçim, her adayın aynı bilgiye ulaşabilmesidir.
  • Adil seçim, kurum kaynaklarının tarafsız kullanılmasıdır.
  • Adil seçim, yetki tartışmalarının sandık öncesinde çözülmesidir.
  • Adil seçim, kazananın da kaybedenin de sonucu içine sindirebilmesidir.

MTSO camiasına yakışan da budur.

  • Eşit bilgi, eşit yarış, güvenilir seçim.
  • Güçlü oda, güçlü temsil ile olur.
  • Güçlü temsil, eşit ve güvenilir seçimle olur.

Sonuç: GÜÇLÜ MTSO, GÜÇLÜ MERSİN

AYHAN KIZILTAN

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
rk
rk