BİR MERSİN AŞIĞI DAHA VEDA ETTİ.
Şubat 1964 İstanbul.
Genç adam kafenin şemsiyesi altında yağmurdan daha hızlı ağlıyordu. Şık paltolu bir bey, sorun nedir yardımım dokunur mu? dedi. Babam öldü biraz önce… Derhal anneni aramalısın dedi yabancı.
Jozef DAKAD (Le Chevalier DAKAD 1.) 65 yaşında İstanbul’da vefat etti. Caro RAAD ve Basile Dakak’ın ikinci evladı Jozef, 1899 yılında İskenderun da doğdu.
Babası Halepli Katolik bir ailedendi ve İskenderun’da gümrük müşaviri idi. Annesi Caro Raad, Halebin büyük bir burjuva ailesine mensuptu. Basil bey işleri büyütmek için çocuklarını da alıp Mersin’e göç etti.
1910’da Mersin’de öldü. Aileyi ayakta tutmak için Jozef okulu bırakarak Belemedik’te Almanlarla tünel yapımında çalıştı. Polyglottu. (Çok dil konuşabiliyordu). Süratle Almanca da öğrendi. Kızılhaçta çalıştı. Lisan bilgisi nedeniyle Mersinin kanalizasyon işlerini yapan Alman firması Lenz’in muhasebe bölümünde çalıştı.Jozef bey 1920 yılların başında Nader ailesinin dünyalar güzeli kızı Jorjet’e aşık oldu. Jorjet hanım Jozef beyden on yaş küçüktü. Aşk ateşi körüklenerek sönmeden onyedi yıl sürdü. Dedikodular Bulgar dağını aşınca 1939 da evlendiler.
İlk meyva 1940 da Caroline (Lina) ile geldi. 1941’de Piyer, 1942’de Amy aileyi meyva ve çiçek sepetine çevirdiler. Hepsi, babalarından aldıkları dil öğrenme yeteneği sayesinde Polyglot(çok lisanlı) oldular. Anneleri evde Fransızca ve Arapça, baba Almanca ve Arapça konuşuyordu. Hizmetliler, görevliler, resmi işler, okul, Türkçe, İngilizce çocuklara fındık,fıstık gibi geldi.
Lenz, Shell, Mobil, Foster/Wheeler, Chicago Bridge, Hollanda Kraliyet Liman Şirketi ATAŞ Rafinerisi ve Limanı ve tahıl Silosunu inşa ederken 1950’lerin ortasından sonra kent uluslararası bir şantiye haline geldi. Çok firma çok iş, nitelikli, lisan bilen elaman açlığı ve açığı Mersindeki lisan bilenleri tüketti. Adana ve İskenderunlu ailelerin çocukları da nasiplerini aldılar. Piyer İleri İlk Okulunda ilk öğretimine başladı.
Öğretmeni Mukadder Sofuoğlu hanımın anılarına bir göz atalım: “Sınıfım üçüncü sınıfa geçti. Çocuklar geçmiş iki yıla göre çok farklılaştılar. Ateş gibiler. Öndeki sıralardan birinde iki erkek çocuğum birinci sınıftan beri yan yana oturuyorlar Atok İlhan ve Piyer Dakak.
Arkadaşları Piyero diye çağırıyorlar. Ne sorsam ikisinin eli cevap için havada. Yanlarına gittim, kısık sesle, çocuklar sınıf cevap veremezse size soracağım sakin olun dedim. Teneffüste bahçede çocukların arasında geziyoruz. Piyero kapıdaki satıcılardan bir şeyler alıp yiyor, içiyor ve bazılarını dönüp arkadaşlarına satıyor. Çocuklar alış verişi bilmiyorlar bile. Sınıfta siz de doğrudan satıcıdan alıp yiyebilirsiniz dedim.
Jorjet hanım çok ilgili, sık sık geliyor, soruyor ve takip ediyor. Özenli bir anne. Diğer çocuğumun annesi Belediye Reisi. Arada doktor babası da geliyor”
İlk öğretimden sonra Piyero İstanbul’a Saint Jozef lisesine gitti. Ve oradan Corc amcasının ve Radie halasının bulunduğu Lyondaki Fransanın iyi üniversitelerinden birisi olan “Lyon Üniversitesi”ne gitti.
Babasının kronik kalp hastalığı nedeni ile ona yardımcı olmak için okulu bitirmeden bırakıp 1960’da Mersin’e döndü.
Toros Otelinin 1933’te kurulduğu yıllarda ilk adı “Bellevue Otel” idi. Nader ailesinin yaşam evleri olan bu ikiz yalılar birçok değişiklilikler yapılarak otel haline getirilmişti. Bellevue Otel adı daha sonra Toros Oteli olarak değiştirildi. 1958 yılı geldiğinde Jozef bey oteli yenileme ve yeni bir mimari plan ile baştan yapma işine girişti. İnşaatı 1964 yılında Piyero bitirdi. Otel 1964’te açıldığında dört katlı 53 odalı olarak servise açıldı. Merkezi ısıtma sistemi, asansör, odalarda banyo ve tuvalet vardı. Otel içinde birinci sınıf bir aşçının yönettiği lokanta, pastane, bar, akşamları canlı müzik, oyun salonu, deniz manzaralı teras, granit zemin gibi modern ötesi bir otel meydana çıkmıştı. Zaten Shell, Mobil, FW(Foster/Wheeler), Chicago Bridge, TC Deniz Kuvvetleri Amirallik Ofisi, tüm odaları yıllık olarak kiralıyordu.
Otel bir anda kentin ve hatta civar kentlerin cazibe merkezi haline geldi. Lina ve Amy Ataş rafinerisini yapan Amerikan firması FW (Foster/Wheeler) da sekreter olarak çalışıyorlardı. Diğer bir alt müteahhit firma olan Chicago Bridge’nin mühendisleri de Otel’de kalıyorlardı.
Piyer beyin babasının ölümünden sonra tüm işi kontrol altına alması uzun sürmedi. Kentte inşaat işleri de yapmaya başladı. Otelin güney terasında müşteriler için güzel bir yüzme havuzu yapmıştı. Kullanım azalınca havuzun bulunduğu yere çok güzel bir apartman yaparak kent siluetini çeşitlendirdi.
Piyero Mersinde birçok konuda örnek ve önder olarak yaşamını sürdürdü. En iyi evlerde oturdu, en iyi arabaları kullandı. Birçok huyu babasına benzerdi. Kolay gülmez, kolay beğenmez ve her şeyi ince detayına kadar incelemeden karar vermezdi. Annesi Jorjet hanıma olan düşkünlüğü ve saygısı tam bir örnekti. Kentlerine olan tutkularından dolayı üç kardeş Lina, Piyer ve Amy her Nisan başında Avrupa’da bulundukları yerlerden gelerek evlerine yerleşirler eski dokuyu, kokuyu içlerine çekerek eski dostluklarını tazelerlerdi.
Mayıs başında kent aşıklımızı Paris’te yitirdik. Vasiyeti üzerine Akbelen Parkında şimdi anası, babası ve çocukluk arkadaşları ile birlikte uzun uykusuna yatırdık. Yıldızlar yoldaşın olsun kıymetli, kente katkı veren kıdemli kenttaş.
Selami Gedik-Mersin-25.05.2026
*Dakkak,Arapça’dır, daqqa=ezmek,dövmek,vurmak demektir, günlük Arapçada değirmenci,metal döven sanatçı(demirci),ince iş
yapan usta manalarına gelir.

SELAMİ GEDİK
GENEL
1 gün önceYEREL-
4 gün önceEKONOMİ
4 gün önceGENEL
4 gün önceGENEL
4 gün önceSPOR
6 gün önceGENEL
7 gün önce
1
YENİ BİR ÇAĞIN EŞİĞİNDE: AVRUPA VE ORTA DOĞU’DA STRATEJİK UYANIŞ VE DEMOKRATİK BİRLİK
2905 kez okundu
2
SİYASİ PARTİLERİMİZ – 2: AK PARTİ
2594 kez okundu
3
ANILARLA YAŞAMAK
2518 kez okundu
4
Söz Ver, Ama Tut: Gençlere ve İş Dünyasına Notlar
2452 kez okundu
5
Başkan Deniz, sınıfı geçti
2351 kez okundu