SAKIN OKUMAYIN. OKUNMAMASI GEREKEN BİR YAZI
Bir ülkeyi ayakta tutan şey nedir? Yasalar mı, yöneticiler mi, yoksa bütün bunlardan önce halkın kendisi mi?
Karl Marx, bu soruya oldukça net bir cevap verir: Devleti yaratan halktır; halkı yaratan devlet değil.
Bu düşünceyi geliştirirken Marx, Georg Wilhelm Friedrich Hegel ile hesaplaşır. Hegel, devleti insan özgürlüğünün en yüksek örgütlenmesi olarak görmeye eğilimliyken, Marx bunun tehlikeli bir sonuca yol açabileceğini düşünür.
Çünkü bir halk, kendi iradesini bütünüyle bir hükümdara, bir yönetime ya da bir devlet aygıtına teslim ettiğinde, giderek kendi gücünü kaybetmeye başlar. Yurttaşlar aktif özne olmaktan çıkar, yönlendirilen bir kalabalığa dönüşür.
Marx’ın itirazı tam burada yükselir:
Gerçek olan devlet değil, halktır. Devlet, insanların kurduğu bir araçtır; kendi başına yaşayan kutsal bir varlık değildir. Ona anlam veren de, güç veren de, var eden de insanlardır.
Bu nedenle Marx, siyasal düzenin merkezine devleti değil insanı yerleştirir. Ona göre yasalar gökten inmez, tarihin dışında oluşmaz. Tam tersine, onları insanlar yapar; insanlar değiştikçe yasalar da değişir.
BİLGİN YEŞİLBOĞAZ
UNCATEGORİZED
15 saat önceDÜNYA
20 gün önceMAGAZİN
20 gün önceGÜNDEM
20 gün önceDÜNYA
24 gün önceDÜNYA
25 gün önceGÜNDEM
26 gün önce
1
Kılıçdaroğlu’nun açıklama yaptığı salonda dikkat çeken değişiklik
4233 kez okundu
2
Ahmet Serkan Tuncer in İhraç İstemi Üzerine
4208 kez okundu
3
TİSAN DAVASINDA GÖZLER YENİDEN KEŞİF SÜRECİNDE
4145 kez okundu
4
YENİ BİR ÇAĞIN EŞİĞİNDE: AVRUPA VE ORTA DOĞU’DA STRATEJİK UYANIŞ VE DEMOKRATİK BİRLİK
2939 kez okundu
5
SİYASİ PARTİLERİMİZ – 2: AK PARTİ
2640 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.