ABONE OL
Ekim 26, 2026 16:27
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ABDULLAH ÖZYİĞİT:

Eczacılıktan Belediye Başkanlığına Uzanan Bir Yaşam

Mustafa Güler

Abdullah Özyiğit’in Mersin’de eczacılıkla başlayan, meslek örgütleri ve uluslararası kooperatif yöneticiliğiyle devam eden, ardından siyasete ve belediye başkanlığına uzanan uzun bir yolculuğu var.

Özyiğit, meslek yaşamı boyunca eczacı örgütlerinde ve kooperatifçilik alanında çeşitli görevler üstlendi. Yerel meslek örgütlerinden Türkiye çapındaki kooperatif yönetimlerine, oradan Avrupa’daki eczacı kooperatifleri yapılanmasına uzanan bu süreçte önemli bir yöneticilik deneyimi kazandı. Farklı insanlarla birlikte çalışmayı, ortak çıkarlar etrafında buluşmayı, uzlaşmayı ve kurumsal yönetimi bu deneyimler içinde öğrendi.

Daha sonra CHP Mersin İl Başkanlığıyla siyasi yaşamını sürdürdü. 2019 yılında Yenişehir Belediye Başkanı seçildi, 2024 seçimlerinde yeniden aynı göreve getirildi. Böylece meslek örgütlerinde edindiği deneyimi yerel yönetim alanına taşıdı.

Abdullah Özyiğit’in belirgin özelliklerinden biri, insan ilişkilerinde gerilimden uzak durması ve diyaloğa önem vermesidir. Sakin, rahat ve uzlaşmacı tavrıyla siyasi farklılıkları kişisel ilişkilerinin önüne koymamaya çalışır. Farklı düşüncelere sahip insanlarla konuşabilmesi, ilişkilerini sürdürebilmesi ve karşısındakine saygıyı önemsemesi, yöneticilik anlayışının temel unsurları arasındadır.

Meslek örgütlerinde kazandığı bu deneyimi CHP İl Başkanlığına ve belediye başkanlığına da taşıdı. Rahat ve aceleci olmayan tavrı zaman zaman bazı çevrelerde kaygı yaratsa da sorunları gerilimle değil, konuşarak çözmeyi tercih etmesi onun farklılığını oluşturuyor.

Özyiğit’in belediye başkanlığında özellikle önemsediğim yön, rutin belediye hizmetlerinin ötesinde insanın gelişimine verdiği değerdir.

Yol, kaldırım, park ve temizlik, her belediyenin yerine getirmesi gereken temel hizmetlerdir. Ancak belediyecilik bunlarla sınırlı değildir. Çocukların eğitimini desteklemek, onların gelişimine katkı sunacak merkezler oluşturmak ve okul öncesi eğitime önem vermek, bir kentin geleceğine yatırım yapmaktır.

Özyiğit’in belediyecilik anlayışında eğitim çalışmalarının yanında kültür ve sanatın da önemli bir yeri vardır. Yenişehir’in eğitim düzeyi, sosyal yapısı ve kültürel beklentileri, bu alanlara özel önem verilmesini gerektiriyor. Özyiğit de kültürel etkinlikleri ve sanat çalışmalarını belediye hizmetlerinin bir parçası hâline getirmeye çalıştı.

Bana göre onun belediyeciliğinin özgün tarafı burada yatıyor: Kenti yalnızca fiziki yatırımlarla değil, çocukların gelişimi, kültürel yaşam ve sanat yoluyla da geliştirmeye çalışmak.

Abdullah Özyiğit’in gözaltına alınması ve tutuklanması, kendisini tanıyan ve çalışmalarını izleyen biri olarak beni üzdü.

Elbette belediye başkanları da herkes gibi hukuk önünde sorumludur. Hakkındaki iddialar araştırılmalı, varsa hukuka aykırılıklar yargı tarafından değerlendirilmelidir. Ancak yargılanmak ile tutuklanmak aynı şey değildir. Tutuklama bir ceza değil, ancak gerekli koşullar oluştuğunda başvurulması gereken istisnai bir koruma tedbiridir.

Öte yandan Özyiğit, Yenişehir halkının iki kez seçimle göreve getirdiği bir belediye başkanıdır. Halkın iradesi hukukun üzerinde değildir; fakat hukuk uygulanırken demokratik temsilin ve seçmen iradesinin korunması da göz ardı edilmemelidir.

Bu nedenle, hukuki koşulların elvermesi hâlinde tutuksuz yargılanması ve yargılama sürecini görevi başında sürdürmesine imkân tanınması gerektiğini düşünüyorum. Adaletin sağlanması kadar, demokratik iradenin korunması da önemlidir.

Abdullah Özyiğit’in eczacılıktan uluslararası kooperatif yöneticiliğine, oradan siyasete ve belediye başkanlığına uzanan yaşamı, yılların emeğini ve deneyimini taşıyor.

Bu yolculukta benim özellikle önemsediğim, yöneticilik birikiminin yanında insanlarla kurduğu ilişkilerde saygıyı ve diyaloğu koruyabilmesidir.

Çocukların eğitimine, kültüre ve sanata verdiği önem de bu yaklaşımın belediyeciliğe yansıyan yönüdür.

Siyasetin giderek sertleştiği, farklı siyasi kimliklere sahip insanların birbirinden uzaklaştığı bir dönemde, gerilim üretmeden siyaset yapabilmek ve farklılıklarla birlikte yaşamayı başarmak önemli bir değerdir. Abdullah Özyiğit’in yöneticiliğinde öne çıktığını düşündüğüm özellik de budur.

Dileğim, hakkındaki yargılama sürecinin adil biçimde yürütülmesi, tutuksuz yargılanmasının hukuken mümkün olması ve önünde hukuki bir engel kalmaması hâlinde halkın kendisine verdiği görevi sürdürmesidir.

Çünkü demokrasi yalnızca halkın oy kullanmasından ibaret değildir. O oyla ortaya çıkan iradeye saygı göstermek, hukuku adaletle uygulamak ve seçilmişlerin haklarını hukuk çerçevesinde korumak da demokrasinin vazgeçilmez koşullarıdır.

MUSTAFA GÜLER

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
rk
rk

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.