Dizilerdeki değişimden anlamalıydık bugünün gelmekte olduğunu…
Dizilerdeki değişimden anlamalıydık bugünün gelmekte olduğunu…
Mahalle Kültüründen “Kurtlar Sofrasına” savrulmamız yeterince yansıtıyordu aslında hâl ve gidişi.
Süper Baba, Mahallenin Muhtarları veya Perihan Abla gibi dizilerde sorunlar bir sofra etrafında, dayanışmayla çözülürdü.
Kurtlar Vadisi ile başlayan süreçte ise sorunların çözüm aracı silah ve güç oldu.
“Silahlı abiler” figürü, “bilge komşu” figürünün önüne geçti.
Adalet Duygusu, adaletin tecellisi kavramı da dumura uğradı..
Eski dizilerde adalet; vicdan ve toplumsal ahlakla sağlanırdı.
Yer altı dünyasını merkezine alan yeni yapımlarda ise adalet, kişisel hesaplaşmalara ve intikam duygusuna indirgendi, herkes adaletini silahla sağlamaya başladı..
Eski film dizilerde mantar tabancası patlasa mutlaka mahallenin tonton Babacan komiseri devreye girer, sorunlar tatlılıkla çözülürdü..
Yeni dönem film/dizilerde 50 kişi ölse devletin güvenlik güçleri ya izliyor, senaryo kurgularına göre zaten çatışanlar genellikle güçlerini devletin kurumlarından alıyor.
Sözlü kavganın yerini silahlı çatışmalar alırken suçluya bir şey olmaması toplumsal dokudaki o naif güven bağını zedeledi.
Hababam Sınıfı’ndaki o yaramazlık bile bir nezaket içerirdi.
Şimdiki “sert” dizilerde ise dil kabalaştı, çatışma estetize edildi. Toplum olarak “hikayelerden oluşuyoruz” ama artık anlatılan hikayeler barışçı değil, çatışmacı ve kavgalar bireysel değil, belli kaynaklardan beslenen örgütlere dayanıyor..
‘önce ekmekler bozuldu’ diyordu ya Oktay Akbal, sonunda karşımıza çıkan tablo gösteriyor ki; önce diziler bozuldu.

Abdullah AYAN
YEREL
18 Nisan 2026YEREL
18 Nisan 2026YEREL
18 Nisan 2026YEREL
18 Nisan 2026YEREL
18 Nisan 2026YEREL
18 Nisan 2026YEREL
18 Nisan 2026