Açık Düşmandan Korkma, Sinsi Dosttan Sakın…!
Sinsi İnsanlar…
İnsanların belki de en tehlikelisi sinsi olanlardır.
Neden mi?
Çünkü iyiyi bilirsin, kötüyü de bilirsin. İyi insanın samimiyetini hisseder, kötü insanın zarar verme ihtimaline karşı tedbir alırsın. Ancak sinsi insan ne iyidir ne de kötü görünür; kendisini olduğu gibi göstermez. Gerçek yüzünü saklar, niyetini gizler. Bu yüzden onu tanımak zaman ister.
Dost değildir ama dost gibi görünür.
İyi değildir ama iyi gibi davranır.
Yanında değildir ama yanında gibi durur.
Yüzüne güler, arkandan konuşur.
Elini sıkar ama ayağını kaydırır.
Destek veriyormuş gibi yapar ama en ihtiyaç duyduğun anda ortadan kaybolur.
Sinsiliğin en tehlikeli tarafı da budur. Açıkça karşında duran insanla mücadele etmek kolaydır. Çünkü niyetini bilirsin. Kimin dost, kimin düşman olduğunu anlarsın. Fakat niyetini gizleyen, çıkarına göre hareket eden ve gerçek yüzünü saklayan insanı anlamak kolay değildir. Çünkü o, düşmanlığını bile dostluk maskesinin arkasına saklar.
Hayata baktığımızda bunun örneklerini her yerde görürüz. Doğada bazı bitkiler ve çiçekler vardır; görüntüleri büyüleyicidir ama dokunduğunda ya da yaklaştığında zarar verebilirler. Bazı canlılar ise korunmak veya avlanmak için olduklarından farklı görünürler. Doğa bize her zaman aynı gerçeği hatırlatır:
Her güzel görünen güvenli değildir. Her sessiz duran masum değildir.
Hayvanlar arasında bu özelliğiyle en çok anılan canlı ise tilkidir. Bu nedenle halk arasında sıkça kullanılan bir söz vardır:
“Tilkilik yapma!”
Bu söz yalnızca kurnazlığı değil; gizli hesapları, ikiyüzlülüğü ve dürüst olmayan davranışları da anlatır. Çünkü tilkilik, zekânın değil; çoğu zaman gizlenen niyetlerin sembolü olarak görülür.
Günümüzde ne yazık ki sinsi insanlarla hayatın her alanında karşılaşabiliyoruz. Siyasette, ticarette, iş hayatında, sosyal çevrelerde ve hatta dost bildiğimiz insanların arasında bile…
Kimi zaman bir menfaat uğruna, kimi zaman kıskançlık nedeniyle, kimi zaman da kendi çıkarlarını korumak için gerçek niyetlerini saklayabilirler. En acı olanı ise insanın yarayı çoğu zaman düşmanından değil, dost sandığından almasıdır.
Bu nedenle insanları yalnızca söyledikleri sözlerle değerlendirmemek gerekir. Çünkü sözler aldatabilir. Güzel cümleler kurmak kolaydır. Asıl olan davranışlardır. Zaman içerisinde ortaya koydukları tutumlar, zor günlerdeki duruşları, başarı karşısındaki tavırları ve başkalarına gösterdikleri davranışlar bir insanın gerçek karakterini ortaya çıkarır.
Unutmamak gerekir ki dürüst insanın yüzü birdir; sinsi insanın ise duruma göre değişen birçok yüzü vardır. Bu yüzden hayatımızda samimi, açık sözlü ve güvenilir insanlara yer vermeli; maskelerin ardına saklanan niyetlere karşı da dikkatli olmalıyız.
Sonuç….
Hayatta her tehlike uzaktan fark edilmez. Bazıları dostluk, samimiyet ve iyi niyet görüntüsü altında yaklaşır. Bu yüzden insanları tanımakta acele etmemeli, sözlerinden çok davranışlarına bakmalıyız.
Çünkü açık düşmanla mücadele edilir; onun nerede durduğu bellidir. Fakat sinsi insan, güvenin içine saklanır. Kapıyı zorla açmaz; kendisine açtırır. Ve çoğu zaman en derin yarayı da oradan bırakır.
Açık düşmanın silahı bellidir, sinsi insanın ise maskesi vardır. Bu yüzden insanları dinlerken sözlerine, değerlendirirken davranışlarına bakmak gerekir. Çünkü gerçek karakter, söylenenlerde değil; zamanla ortaya çıkan tavırlarda gizlidir.

MEHMET OK
YEREL-
8 dakika önceGÜNDEM
4 gün önceGÜNDEM
7 gün önceGENEL
7 gün önceDÜNYA
7 gün önceUNCATEGORİZED
9 gün önceGENEL
11 gün önce