08 Haziran 2026 Pazartesi
Washington’da Güç Kayması ve Ankara’nın Sınavı...
Trump yönetiminin Chagos Adaları’nı satın almayı düşündüğü iddia edildi
GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDE ŞEHİRLER BÜYÜMENİN LOKOMOTİFİDİR.
Allah Gültak’a Yardım Etsin…
AVM’LER KARŞISINDA KENT MERKEZLERİ NASIL AYAĞA KALKAR?
ZARİF'ÇE YAZMAK...
Açık Düşmandan Korkma, Sinsi Dosttan Sakın…!
Sinsi İnsanlar…
İnsanların belki de en tehlikelisi sinsi olanlardır.
Neden mi?
Çünkü iyiyi bilirsin, kötüyü de bilirsin. İyi insanın samimiyetini hisseder, kötü insanın zarar verme ihtimaline karşı tedbir alırsın. Ancak sinsi insan ne iyidir ne de kötü görünür; kendisini olduğu gibi göstermez. Gerçek yüzünü saklar, niyetini gizler. Bu yüzden onu tanımak zaman ister.
Dost değildir ama dost gibi görünür.
İyi değildir ama iyi gibi davranır.
Yanında değildir ama yanında gibi durur.
Yüzüne güler, arkandan konuşur.
Elini sıkar ama ayağını kaydırır.
Destek veriyormuş gibi yapar ama en ihtiyaç duyduğun anda ortadan kaybolur.
Sinsiliğin en tehlikeli tarafı da budur. Açıkça karşında duran insanla mücadele etmek kolaydır. Çünkü niyetini bilirsin. Kimin dost, kimin düşman olduğunu anlarsın. Fakat niyetini gizleyen, çıkarına göre hareket eden ve gerçek yüzünü saklayan insanı anlamak kolay değildir. Çünkü o, düşmanlığını bile dostluk maskesinin arkasına saklar.
Hayata baktığımızda bunun örneklerini her yerde görürüz. Doğada bazı bitkiler ve çiçekler vardır; görüntüleri büyüleyicidir ama dokunduğunda ya da yaklaştığında zarar verebilirler. Bazı canlılar ise korunmak veya avlanmak için olduklarından farklı görünürler. Doğa bize her zaman aynı gerçeği hatırlatır:
Her güzel görünen güvenli değildir. Her sessiz duran masum değildir.
Hayvanlar arasında bu özelliğiyle en çok anılan canlı ise tilkidir. Bu nedenle halk arasında sıkça kullanılan bir söz vardır:
“Tilkilik yapma!”
Bu söz yalnızca kurnazlığı değil; gizli hesapları, ikiyüzlülüğü ve dürüst olmayan davranışları da anlatır. Çünkü tilkilik, zekânın değil; çoğu zaman gizlenen niyetlerin sembolü olarak görülür.
Günümüzde ne yazık ki sinsi insanlarla hayatın her alanında karşılaşabiliyoruz. Siyasette, ticarette, iş hayatında, sosyal çevrelerde ve hatta dost bildiğimiz insanların arasında bile…
Kimi zaman bir menfaat uğruna, kimi zaman kıskançlık nedeniyle, kimi zaman da kendi çıkarlarını korumak için gerçek niyetlerini saklayabilirler. En acı olanı ise insanın yarayı çoğu zaman düşmanından değil, dost sandığından almasıdır.
Bu nedenle insanları yalnızca söyledikleri sözlerle değerlendirmemek gerekir. Çünkü sözler aldatabilir. Güzel cümleler kurmak kolaydır. Asıl olan davranışlardır. Zaman içerisinde ortaya koydukları tutumlar, zor günlerdeki duruşları, başarı karşısındaki tavırları ve başkalarına gösterdikleri davranışlar bir insanın gerçek karakterini ortaya çıkarır.
Unutmamak gerekir ki dürüst insanın yüzü birdir; sinsi insanın ise duruma göre değişen birçok yüzü vardır. Bu yüzden hayatımızda samimi, açık sözlü ve güvenilir insanlara yer vermeli; maskelerin ardına saklanan niyetlere karşı da dikkatli olmalıyız.
Sonuç….
Hayatta her tehlike uzaktan fark edilmez. Bazıları dostluk, samimiyet ve iyi niyet görüntüsü altında yaklaşır. Bu yüzden insanları tanımakta acele etmemeli, sözlerinden çok davranışlarına bakmalıyız.
Çünkü açık düşmanla mücadele edilir; onun nerede durduğu bellidir. Fakat sinsi insan, güvenin içine saklanır. Kapıyı zorla açmaz; kendisine açtırır. Ve çoğu zaman en derin yarayı da oradan bırakır.
Açık düşmanın silahı bellidir, sinsi insanın ise maskesi vardır. Bu yüzden insanları dinlerken sözlerine, değerlendirirken davranışlarına bakmak gerekir. Çünkü gerçek karakter, söylenenlerde değil; zamanla ortaya çıkan tavırlarda gizlidir.

MEHMET OK
KAZANAN KOLTUKLAR, KAYBEDEN MİLLET..!
Siyaset Halktan Koptuğunda…
Demokrasilerde siyaset, milletin sorunlarına çözüm üretme sanatıdır. Ancak günümüzde siyaset, ne yazık ki giderek bu temel amacından uzaklaşmakta; hizmet yarışının yerini çoğu zaman güç mücadeleleri, koltuk hesapları ve siyasi çekişmeler almaktadır.
Toplumun gündeminde hayat pahalılığı, işsizlik, gençlerin gelecek kaygısı, emeklilerin geçim sıkıntısı ve sosyal adalet beklentisi varken, siyasetin önemli bir bölümü farklı önceliklerle meşgul görünmektedir. Vatandaşın günlük yaşamını doğrudan etkileyen sorunlar çözüm beklerken, siyasi tartışmalar çoğu zaman halkın beklentilerinden kopuk bir zeminde yürütülmektedir.
Oysa gerçek siyaset; vatandaşın refahını artırmak, adaleti güçlendirmek, özgürlükleri geliştirmek ve ülkenin geleceğini güvence altına almak için yapılmalıdır. Makamlar bir ayrıcalık değil, millete hizmet etme sorumluluğunun ifadesi olmalıdır. Siyasetçinin başarısı da sahip olduğu güçle değil, toplumun hayatına kattığı değerle ölçülmelidir.
Sorunun yalnızca belirli bir partiye veya siyasi görüşe ait olmadığı da açıktır. Farklı dönemlerde ve farklı siyasi yapılarda benzer anlayışların ortaya çıkması, meselenin kişilerden çok siyaset kültürü ve sistemle ilgili olduğunu göstermektedir. Söylemler değişse de anlayış değişmediği sürece sonuçların farklı olması beklenemez.
Bu nedenle daha güçlü bir demokrasi için seçim sisteminden siyasi partiler yasasına kadar birçok alanda reform ihtiyacı bulunmaktadır. Parti içi demokrasinin geliştirilmesi, liyakatin esas alınması, şeffaflığın ve hesap verebilirliğin artırılması artık ertelenemez bir gerekliliktir.
Halkın sesinin daha fazla duyulduğu, vatandaşın yönetime daha etkin katıldığı bir siyasal yapı oluşturulmadan ne demokratik gelişim hızlanabilir ne de kalıcı bir toplumsal refah sağlanabilir.
Siyaset yeniden halkın umudu, güveni ve çözüm adresi haline gelmelidir. Çünkü güçlü devletlerin temelinde, halkıyla bağını koparmayan güçlü bir siyaset anlayışı vardır.
Bugün asıl mesele kimin iktidarda, kimin muhalefette olduğu değildir. Asıl mesele; siyasetin millete mi hizmet ettiği, yoksa milletin siyasetin hesaplarına mı mahkûm edildiğidir.
Unutulmamalıdır ki;
Halktan uzaklaşan siyaset önce güveni kaybeder, sonra itibarını, en sonunda da meşruiyetini…
Çünkü milletin olmadığı yerde siyaset vardır; ama demokrasiden söz edilemez.
Milletin derdine sırtını dönen siyaset, günü kurtarabilir; ancak geleceği asla inşa edemez.

MEHMET OK
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.