Girne–Taşucu Feribot Faciası: Bu Kazadan Ders Çıkarmayacak mıyız?
1998 yılında ikinci yüksek lisansımı yapmak üzere Girit’e gitmiştim. Yaklaşık bir yıl orada yaşadım. Pire ile Girit arasında çalışan büyük feribotları gördüğümde gerçekten şaşırmıştım. Çok katlı, kamaraları ve geniş yolcu alanları bulunan, aynı zamanda araç da taşıyabilen gemilerdi. Bundan neredeyse 30 yıl önce sunulan bu ulaşım standardı bile beni etkilemişti.
Bugün biraz araştırdığımda, yapay zekânın da yardımıyla, teknolojinin çok daha ileriye gittiğini görüyorum. Örneğin Pire–Girit hattında kullanılan Festos Palace, yaklaşık 214 metre uzunluğunda; 2.000’in üzerinde yolcu ve 700’ün üzerinde otomobil taşıyabilen büyük bir Ro-Pax feribotu. Kamaraları, restoranları ve geniş ortak alanları var.
Elbette büyük gemi tek başına güvenlik demek değildir. Ancak modern seyir ve stabilizasyon sistemleri, güçlü denetim, düzenli bakım ve eğitimli mürettebatla riskler azaltılabilir; daha konforlu ve daha az sarsıntılı bir yolculuk sağlanabilir.
Mersin’de yaşayan biri olarak ben de birkaç kez feribotla Kıbrıs’a gittim. Bugünkü facia yaşanmadan önce de insanların bu hatta zor koşullarda yolculuk yaptığına tanık olduk.
Kıbrıs, Akdeniz’in en büyük ve önemli adalarından biri ve bize çok yakın. O halde şu soruyu sormalıyız:
Pire–Girit arasında 30 yıl önce gördüğümüz ulaşım standardını, bugün Mersin–Kıbrıs arasında neden hâlâ kuramadık?
Neden yalnızca Taşucu? Mersin Limanı’ndan da Kıbrıs’a büyük, modern ve konforlu yolcu ve araç feribotları neden kalkmasın? Mersin–Kıbrıs arasında güçlü bir deniz ulaşım koridoru oluşturulabilir.
Bugünkü kazanın teknik nedenini henüz bilmiyoruz. Bu nedenle kazayı geminin büyüklüğüne bağlamak doğru olmaz. Ancak ulaşımda kamunun görevi riski en aza indirmek, güçlü standartlar koymak ve insanlara güvenli, konforlu ve insanca ulaşım sağlamaktır.
Türkiye–Kıbrıs hattı yalnızca ticari değil, stratejik ve kamusal bir ulaşım hizmetidir. Gerektiğinde kamu da doğrudan yatırım yapmalıdır. “Yavru vatan” dediğimiz Kıbrıs’a ulaşımımız da bu söylemin ağırlığına yakışmalıdır.
Ben ulaşım konusunda hep aynı şeyi savunuyorum: Karada konforlu raylı sistem ve yüksek hızlı tren ne kadar önemliyse, denizde de büyük, modern ve ileri teknoloji gemiler o kadar önemlidir.
Bu facia denizyolu taşımacılığına duyulan güvene de ağır bir darbedir. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum.
Girne–Taşucu feribot faciasından ders çıkarmayacak mıyız?
Prof. Dr. Erkan AKTAŞ
UNCATEGORİZED
31 Ağustos 2026DÜNYA
31 Ağustos 2026MAGAZİN
31 Ağustos 2026GÜNDEM
31 Ağustos 2026DÜNYA
31 Ağustos 2026DÜNYA
31 Ağustos 2026GÜNDEM
31 Ağustos 2026
1
Irak Başbakanı Zeydi: ‘Uluslararası Koalisyonun Irak’taki görevinin sona ermesi için 30 Eylül kesin tarih’
7677 kez okundu
2
Barışın Evrensel Dili ve Türkiye’nin Tarihsel Eşiği
6826 kez okundu
3
MERSİN’DE YENİ PARTİ…
6751 kez okundu
4
MECLİS ÜYELİĞİNE ADAYIM.
6433 kez okundu
5
ŞEREF’Lİ İKİNCİLİK…
5753 kez okundu