TUĞUT KÖYÜ
Kuruluşundan bu yana adı dördüncü kez değiştirilmiş kadim bir Divriği diyarıdır. Tarihsel kayıtlarda yer almasa da hafızalardan 800 yılda silinmemiş ilk adının Kuloğlu olduğu söylendi. Bu köyü ilk kuran kabilenin adı olsa gerek. Yüzyıllardır kullanılan adı Tuğut. Tuğ sözcüğü eski Türk devletlerinde egemenlik, bağımsızlık ve iktidar sembolü olarak kullanılan, mızrak tepesine işlenmiş at kuyruğundan yapılma bir sancak olarak tarif edilir. Bu gün ütmek diye kullanılan sözcüğün aslı Utmaktır. Anadolu’da köylerde halen utmak sözcüğü kullanılır. Kazanmak, yenmek, galip gelmek anlamlarına gelir. Muhtemeldir ki Tuğut köyünün ismi de tuğ kazan, tuğ elde et anlamında kullanılmış olmalı. Bu daha akla yatkın durmakta. İçinde tuğ sözcüğü geçen soy isimlerine bu yörelerde sık rastlanır. Halk ozanı Ali Kızıltuğ en bilinen örneklerden biridir.
Zamanın Türkçe dilinden bihaber olan kafa, Tuğut isminden işkillenir. Köyde ağıllar var diye 1933 senesine kadar köyün adını Ağılcık olarak değiştirirler. İyi ki kümesleri görmemişler. Dünyada eşi benzeri olmayan bir mimariye sahip köyün adını kümesli koyarlarsa hiç şaşmazdım. Köylü Ağılcık ismini benimsemezler. Devlet bu konuda mahirdir. Tamam Ağılcık olmasın. Tuğut hiç olmasın. Karşıda Çiğdemli tepesi ne güne duruyor. Kadim Tuğut’un adı haydin Çiğdemli olsun. Hayırlı uğurlu olsun. Anadolu’da adı dördüncü defa değiştirilen diyar Divriği- Arapkir yolunun 20. Kilometresindeki Tuğut köyüdür. Evliya Çelebinin dediği üzre o zamanlar 150 haneli bağlık, bahçelik, mamur bir köy iken bu gün; yine sulak , bağlık bahçelik, kalaylı kuşkana içi suretli konakların iç çeke çeke birbirine ağladığı 50 hanenin çoğu viraneliktir. Mağmurluktan mağdurluğa yüzyılların yorgun yolculuğu Tuğut’un damlarında asılı durur. Dünyada kırlangıç taş örgü usulüne göre inşa edilmiş bilinen tek köydür. Yörede dağlarda tabaka tabaka görülen, sert, beyaz, iki parmak dört parmak eninde bir sal taş birbirine giydirerek bindirme tekniğiyle yapılmış iki katlı hatta birkaç tane dört katlı evlerin birbirine omuz vererek ve fısıldaşarak yaşadığı bir köydür. Taşlar arasında o zamanın çimentosu olan horasan kullanılmamış. Fermente çamur, ekşitilmiş çamur kullanılmış. Bu neyin nesiymiş? Toprak samanla karıştırıldıktan sonra iyice özleşene kadar günlerce ayakla çiğnenerek fermentasyona, bir nevi ekşimeye bırakılıyor. Taş duvarlar örülürken kullanılan yegane yapıştırıcı malzeme bu ince çamur. Divriği görülmeli bir diyardır. Ulu Cami, Divriği Kalesi, diğerleri orda dursun ille de Tuğut köyü. Mamur olsun.
OSMAN YILMAZ
UNCATEGORİZED
01 Eylül 2026DÜNYA
01 Eylül 2026MAGAZİN
01 Eylül 2026GÜNDEM
01 Eylül 2026DÜNYA
01 Eylül 2026DÜNYA
01 Eylül 2026GÜNDEM
01 Eylül 2026
1
Irak Başbakanı Zeydi: ‘Uluslararası Koalisyonun Irak’taki görevinin sona ermesi için 30 Eylül kesin tarih’
7680 kez okundu
2
Barışın Evrensel Dili ve Türkiye’nin Tarihsel Eşiği
6828 kez okundu
3
MERSİN’DE YENİ PARTİ…
6753 kez okundu
4
MECLİS ÜYELİĞİNE ADAYIM.
6435 kez okundu
5
ŞEREF’Lİ İKİNCİLİK…
5754 kez okundu