70’ lerin Petrol Şokundan günümüzdeki Silikon Şokuna…
Dünya ekonomisi, 1970’lerdeki Petrol Şoku’ndan bu yana en radikal yapısal kırılmalardan birine
tanıklık ediyor…
Ve bunun adı Silikon Şoku…
Yapay zekâ altyapısına ve yarı iletken teknolojilerine yönelik benzeri görülmemiş talep, yalnızca
teknoloji sektörünü büyütmekle kalmıyor; küresel servet transferini, fiyatlandırma dinamiklerini ve
makroekonomik dengeleri yeniden tanımlıyor.
1970’li yıllarda Arap-İsrail savaşı ardından gelen ve dünyayı kasıp kavuran Petrol Şoku, o güne kadar
ucuz ve erişilebilir enerjiye dayalı küresel sanayi üretiminin temel girdi maliyetlerini akıl almaz
boyutlara çıkarmış, akabinde küresel stagflasyon ve derin servet transferlerine yol açmıştı.
Sudan ucuz akaryakıtla çalışan büyük silindirli ABD otomobilleri küçük motorlu ucuz Japon arabaları
karşısında girdikleri şoku atlatamamış ve zaman içinde konumlarını yitirip gitmişlerdi..
3 dolardan 12 dolara çıkan petrol asıl darbeyi artan sanayi üretim ve lojistik maliyetleri sonucu tüm
dünyaya yayılan enflasyonist tsunami sonrası milyarlarca tüketiciye vurmuştu…
2026 yılı itibarıyla dünya, benzer bir kırılmayı silikon ve yarı iletken altyapısı üzerinden yaşamakta ve
Petrol Şoku ardından şimdi de küresel boyutlarda güçlü Silikon Şoku emareleri görülmektedir…
Bu kadar da değil, borsalara damga vurmuş en büyük şirketler mütevazı gelişmelerle yetinirken, son
yıllarda ortaya çıkan yıllık yapay zeka ve teknoloji şirketlerinin piyasa değerleri akıl almaz boyutlara
ulaşmakta…
Örneğin oyun konsollarına grafik yazılımla yola çıkan NVIDIA bugün 5,5 trilyon dolar ve Apple 4,5
trilyon dolar piyasa değerine ulaşmış durumdadır.
SpaceX ve Anthropic gibi devlerin 2 trilyon dolar seviyesine yaklaşan değerlemelerle halka açılmaları,
yapay zekâ ve teknoloji talebinin geçici bir “balon” olmadığını, kalıcı bir ekonomik mimariye dönüşme
iddiasıyla piyasaları sarsmakta olduğunu gösteriyor…
Ancak teknoloji şirketlerinin bu büyümesi tıpkı petrol krizi döneminde olduğu gibi küresel gelir
adaletsizliğini körüklemekte, geleneksel sanayi çağı şirketleri tökezlemekte, gıda gibi anında mutfağa
yansımayan ama milyarlarca insanı zorlayan farklı bir enflasyonist baskıya yol açmakta….
Çip üreticileri ve teknoloji altyapı sağlayıcıları rekor kârlar açıklarken; gayrimenkul, perakende ve
geleneksel imalat gibi sektörler kan kaybetmekte, gelişmekte olan çoğu ülke ise bu ekosistemin
yalnızca “tüketicisi” konumuna mahkûm olmaktadır.
Silikon Şoku’nun en net kanıtlarını perakende raflarına ulaşmadan önce üretim tesislerinde ve
hammadde aşamasından başlayarak tüketiciye ulaşan ürünlerdeki fiyat artışlarıyla görmek mümkün…
Örneğin %3-4’ lük enflasyondan şikâyetçi olan ABD’ de Üretici Elektronik bileşen ve aksesuarları yıllık
bazda yüzde 28, veri depolama cihazları yüzde 31,5 ve elektronik bilgisayarlar son bir ayda (2026
Temmuz) 2,7 artış kaydetti.
Bilgisayar, çevre birimleri ve akıllı ev asistanı fiyatları yine 2026 Temmuz’ unda aylık yüzde 3,5, yıllık
%3,9 arttı ve Federal Rezerv (FED) Kurumu, ileride hayli baş ağrıtma temayülü gösteren gelişmeleri
yapay zekâ veri merkezlerinin yarı iletken talebine bağlamakta…
Tüm dünya tüketicileri artan teknoloji ürünleri fiyatlarından dolaylı ve doğrudan etkilenirken tıpkı
petrol şokunun nimetlerinden yararlanan Japonya örneğinde olduğu gibi çip şoku da en çok Güney
Kore’ ye yaramış görünüyor…
Aşağıdaki güncel veriler Güney Kore’ nin teknoloji atılımının nimetlerini en doğrudan toplayan ülke
konumunda olduğunu gösteriyor…
Ülkenin 2025 yılı ilk 7 ayında 88 milyar dolar olan yarı iletken ihracatı, 2026’nın aynı döneminde tam
165 artışla 233,3 milyar dolara ulaştı..
Bilgi ve İletişim Teknolojileri kapsamındaki ihracatı ise sadece 2026 Temmuz ayında tek bir aydaki BİT
ihracatı yüzde 141 arttı ve 53,4 milyar dolara çıktı.
2026’nın ilk 7 ayındaki toplam BİT ihracatı ise 307 milyar dolar oldu…
BİT ihracatının sağladığı olağanüstü ivme sayesinde 2025 ilk 7 ayında 395 milyar dolar olan ihracat,
Küresel çip ve yapay zeka teknolojilerine olan yüksek talebin etkisiyle tam 200 milyar dolar arttı ve
595 milyar dolara ulaşarak yıllık bazda yüzde 50 büyüdü…
Özellikle 2026 Temmuz’ da G. Kore’ nin 2026 aylık ihracatı ise 98,89 milyar dolarla ülke tarihinin en
yüksek performansını yakaladı…
Üstelik bu ihracat yükte hafif, pahada ağır cinsinden…
Genel İhracat Fiyat Endeksi (Temmuz) ayında %49 artarken, Elektronik ve Optik Ürünlerde fiyat
endeksi yüzde 122, Flash Bellekte yüzde 248 ve Ana Bellek (DRAM) ürünlerinde yüzde 270…
Ancak Güney Kore gibi ülkelerin refahına katkı yapan bu teknoloji ürünlerindeki gelir artışı kaçınılmaz
olarak Teknolojik ürünlerin yan sektörlerine ve yazılım dünyasına sıçramakta…
Bir başka ifadeyle petrol şokunda olduğu gibi çip şoku bazı ülkeleri zenginleştirirken, tüketici
konumundaki ülkelerin enflasyonu arttırıp servetin BİT ihracatçısı ülkelere transferi anlamına
gelmekte…
Bu kadar da değil…
Donanım talebi; transformatörler, devre kesiciler, soğutma sistemleri, endüstriyel arsa, kameralar ve
otomotiv sektörüne kadar ulaşırken, arz yetersizliği sorunu baş göstermekte…
Silikon Şoku geçici bir konjonktürel dalgalanma ya da dönemsel bir “balon” olmanın ötesinde bir tablo
gösteriyor…
Klasik makroekonomi otoritelerinin arz-talep dengesindeki yapısal değişimi ve yeni zenginlerin
stratejik hamlelerini gözden kaçırdığı bu ortamda, ortaya çıkan BİT etmeninin, geçici bir akım olmadığı
önümüzdeki yıllar boyunca küresel ekonomiye etkilerinin büyük dalgalanmalara yol açacağı gerçeği
her gün biraz daha güçleniyor…
Donanım ve yapay zekâ altyapısını elinde tutan şirketler ve şirketleri destekleyen ülkeler devasa
servet birikimleri sağlarken, bu dönüşüme yalnızca tüketici olarak katılan ülkeler maliyet enflasyonu
ve servet transferi baskısı altında kalmaya devam edecek, çoğu gelişmekte olan ülkenin orta gelir
tuzağından çıkması daha da güçleşecektir…
ABDULLAH AYAN
UNCATEGORİZED
01 Eylül 2026DÜNYA
01 Eylül 2026MAGAZİN
01 Eylül 2026GÜNDEM
01 Eylül 2026DÜNYA
01 Eylül 2026DÜNYA
01 Eylül 2026GÜNDEM
01 Eylül 2026
1
Irak Başbakanı Zeydi: ‘Uluslararası Koalisyonun Irak’taki görevinin sona ermesi için 30 Eylül kesin tarih’
7680 kez okundu
2
Barışın Evrensel Dili ve Türkiye’nin Tarihsel Eşiği
6828 kez okundu
3
MERSİN’DE YENİ PARTİ…
6753 kez okundu
4
MECLİS ÜYELİĞİNE ADAYIM.
6435 kez okundu
5
ŞEREF’Lİ İKİNCİLİK…
5754 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.