Bugün günlerden hüzün. Türk sinemasında bir dönem daha resmen sona erdi bugün…
Aslında bir bakıma, Türk sineması; son Mohikan’ı, yarattığı asi, tutkulu ve onurlu karakterlerin sarsılmaz yüzü olan Kadir İnanır’ı kaybetti.
Sade Türk sineması değil; Türk insanı da ailesinden birini, sokağın namus bekçisi delikanlısını, evin ağabeyini, kızların rüyalarını süsleyen, odalarına portresini astığı, anlamlı bakışlı, güzel gülüşlü, yakışıklısını kaybetti.
Baha’nelere ne gerek! Tarih, çoktan düştü notunu. 26 Haziran 2026 Cuma; iri puntolarla yazıldı…
*****
26 Haziran 2026 Cuma sabahı, hastane önünde uzun zamandır nöbet tutan habercilere; “İleri evre akciğer kanserine bağlı solunum yetmezliği” dediler sebebine doktorlar. Öyle yüzümüze yüzümüze, kameralara bakarak söylediler. Hiç titremedi mi diliniz, yüreğiniz be; bu cümleyi kurmak bu kadar mı kolay, söyleyin ya, bu kadar mı dümdüz söylediniz be doktor efendiler…
Ka, dir, İ, na, nır; yazması, telaffuzu 2 kelime, 5 hece…
İstesen de altını dolduramazsın, tarif bile edemezsin kelimelerle; gündüz, gece…
Türk sinemasındaki “bu oyunu bozacak” cesur duruşuyla, arkasında doldurulması imkânsız bir boşluk bırakarak Türk halkının ölümsüzleşti kalbinde…
*****
Kadir İnanır…
Türk sinemasının deviydi ya; her hikayesinde içimizi ısıtan bir BİR YUDUM SEVGİ bıraktı ardında. SELVİ BOYLUM AL YAZMALIM ile bizlere sevginin sadece süslü sözler değil, asıl “emek” olduğunu en saf haliyle öğretti aslında.
Yeri geldi DİLA HANIM için yollara düştü, yeri geldi TATAR RAMAZAN olup zindanlarda adaletsizliğe boyun eğmedi. TATAR RAMAZAN demişken, birçoğumuz birçok kere izlemiştir herhalde; üst üste, üst üste. Öyle de doyumsuz bir film işte…
O asil duruşu, gururu ve kalpleri titreten bakışlarıyla Türk sinemasının en unutulmaz sevdasına hayat verdi yaşamı boyunca. “Bu oyunun kuralını ben bozarım!” diyen o gür sesi, haksızlığa eğilmeyen başı ve dimdik duruşuyla zindanları bile titretti.
AH GÜZEL İSTANBUL’un sokaklarından, BODRUM HAKİMİ’nin adalet arayışına kadar her karakterde Anadolu’nun YÜREK YARASI’nı en derinlerimizde hissettirdi.
Bazen DÖNÜŞ’ü olmayan yolların, bazen KAVGAMIZ’ın simgesi oldu. KOMSER ŞEKSPİR kadar aykırı, AH GÜZEL İSTANBUL kadar naifti.
Bunu Türk insanına hissettirdi.
Toplumun YÜREK YARASI’na dokunurken zaman zaman, her zaman ezilenlerin ve hak arayanların sesi oldu. KARA GÖZLÜM’ün utangaç aşığından, haksızlığa karşı baş kaldıran o büyük ustaya kadar her rolüyle bir devri şekillendirdi.
Öyle bir oyuncu, öyle bir karakterdi.
SON YEDİ ADIM’ını atıp aramızdan ayrılsa da beyaz perde yolculuğunda her zaman İMPARATOR olarak kalacak.
YILANLARIN ÖCÜ’ne tanıklığı bir yana, her şeye rağmen bize BİR YUDUM SEVGİ verdi hep ve daima…
Huzurla uyu Usta, ebedi istirahatgâhında, üzüntüyle, ışıkla, rahmetle, saygıyla…
BAHA AKINER
UNCATEGORİZED
19 saat önceDÜNYA
20 gün önceMAGAZİN
20 gün önceGÜNDEM
20 gün önceDÜNYA
24 gün önceDÜNYA
25 gün önceGÜNDEM
26 gün önce
1
Kılıçdaroğlu’nun açıklama yaptığı salonda dikkat çeken değişiklik
4234 kez okundu
2
Ahmet Serkan Tuncer in İhraç İstemi Üzerine
4208 kez okundu
3
TİSAN DAVASINDA GÖZLER YENİDEN KEŞİF SÜRECİNDE
4145 kez okundu
4
YENİ BİR ÇAĞIN EŞİĞİNDE: AVRUPA VE ORTA DOĞU’DA STRATEJİK UYANIŞ VE DEMOKRATİK BİRLİK
2940 kez okundu
5
SİYASİ PARTİLERİMİZ – 2: AK PARTİ
2640 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.