Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, CHP üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu. Hakkındaki bir soruşturma nedeniyle tutuklu bulunan Özcan, CHP’de Kılıçdaroğlu yönetiminin bugünkü MYK toplantısında kendisi ve Mezitli Belediye Başkanı hakkında ihraç istemiyle disipline sevk kararı almasının ardından sosyal medya hesabından sert bir açıklama yaptı. Özcan, kararın ardından yaptığı paylaşımda, kendisini Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk eden yapıyı “işbirlikçi kayyum ve çetesi” sözleriyle hedef aldı.
Tanju Özcan, açıklamasında CHP’deki mevcut yönetime tepki göstererek, disiplin sürecine savunma vermeyeceğini bildirdi.
Özcan, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“İşbirlikçi kayyum ve çetesi beni YDK’ya sevk etmiş. Ben, atanmış kayyumun sözde YDK’sına savunma vermem. Gelinen noktada, siyasi cunta işgali bitinceye kadar CHP üyeliğinden istifa ediyorum.”
CHP’de Kılıçdaroğlu yönetimi, bugünkü MYK toplantısında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Mezitli Belediye Başkanı’nın ihraç istemiyle disipline sevk edilmesine karar verdi.
Kararın ardından Özcan’dan gelen istifa açıklaması, CHP’deki iç gerilimin yeni bir aşamaya taşındığını gösterdi.
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Bolu Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında daha önce tutuklanmıştı.
Özcan’ın tutuklu bulunduğu süreçte alınan disiplin kararı, parti içindeki tartışmaları daha da büyüttü.
Özcan, açıklamasında CHP üyeliğinden istifasını “siyasi cunta işgali bitinceye kadar” ifadesiyle duyurarak, kararının mevcut parti yönetimine yönelik siyasi bir tepki olduğunu belirtti.
Tanju Özcan’ın istifası, CHP’de Kılıçdaroğlu yönetiminin göreve gelmesinin ardından parti içindeki gerilim açısından dikkat çeken bir eşik oldu.
Özcan, bugünkü MYK toplantısında hakkında ihraç istemiyle disipline sevk kararı alınmasının ardından CHP üyeliğinden ayrıldığını açıklayan ilk isim oldu.
Bu yönüyle Özcan’ın istifası, yalnızca bireysel bir tepki değil, CHP’de yeni yönetim sürecinde yaşanan disiplin ve meşruiyet tartışmalarının ilk somut kopuşu olarak öne çıktı.
TOPLUMUN BİR KESİMİ BELEDİYELERDEKİ UYGULAMALRDAN RAHATSIZ OLMUŞTU.
Yerel yönetimler, halka hizmet etmek amacıyla oluşturulmuş en önemli demokratik kurumlardan biridir. Bu nedenle belediye başkanları ve kamu yöneticileri hakkında ortaya atılan yolsuzluk, irtikap, görevi kötüye kullanma veya cinsel taciz gibi iddialar, yalnızca ilgili kişileri değil, toplumun devlete ve kamu kurumlarına duyduğu güveni de doğrudan etkilemektedir.
Bir belediye başkanının bu tür ciddi suçlamalar nedeniyle soruşturulması ve tutuklanması, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde değerlendiriliyor. Hiç kimse yargı kararı kesinleşmeden suçlu ilan edilemez. Ancak kamu adına görev yapan kişilerin, haklarındaki iddiaların açıklığa kavuşturulması konusunda daha yüksek bir sorumluluk taşıdığı da unutulmaması dillendiriliyor.
Toplumun beklentisi; soruşturma ve yargılama süreçlerinin şeffaf, tarafsız ve adil biçimde yürütülmesi, varsa suçların ortaya çıkarılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesidir. Aynı şekilde, suçsuz olduğu ortaya çıkan kişilerin de itibarlarının korunması hukuk devletinin gereğidir.
Demokratik toplumlarda asıl olan, kişilere değil ilkelere bağlılıktır. Kamu yönetiminde şeffaflık, hesap verebilirlik, etik değerler ve hukukun üstünlüğü ilkeleri tavizsiz biçimde korunabildiği ölçüde vatandaşların devlete olan güveni güçlenecektir.
EKONOMİ
2 gün önceYEREL-
5 gün önceGÜNDEM
8 gün önceGÜNDEM
11 gün önceGENEL
11 gün önceDÜNYA
11 gün önceUNCATEGORİZED
14 gün önce
1
TOROSLAR BELEDİYESİ KIRSALDA ULAŞIM GÜVENLİĞİNİ ARTIRIYOR
3641 kez okundu
2
İçel Sanat Kulübü: Kentin Sanatsal Hafızası
3348 kez okundu
3
MERSİN’Lİ MİLLİ YÜZÜCÜ İTALYA’DA
2949 kez okundu
4
Beyazay Spor Kulübü Sabah Kahvaltısında Bir Araya Geldi
2735 kez okundu
5
POTANIN PERİLERİ DE ‘5. ULUSLARARASI MERSİN MARATONU’NDA
2693 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.