Diyarbakır ve çeteler-2 - Diyalektik Haber
Diyarbakır ve çeteler-2

Diyarbakır ve çeteler-2

ABONE OL
Temmuz 18, 2022 18:04
Diyarbakır ve çeteler-2
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Diyarbakır’daki görünür, görünmez ‘Çeteler’ ile ilgili bir yazı yazdım, çarşı karıştı.
‘Bir Dokun Bin Ah İşit’ oldu.
Herkes ne kadar da dertliymiş!
Yukarıdan aşağıya kadar uzanan bir zincirin halkalarından bir kaçını
kopardığınızda diğer halkalarla olan uyum da kaybolur. Bazen halkaları bir araya
toplayıp eski uyumu, ya da yeni ve taze bir uyumu sağlamak mümkün olabilir.
Bazen de kopan kopmuştur, uyum kaybolmuştur, kendi haline bırakılmış bir
durum başlamıştır.

Toplumsal halkalarla oynamamak, halkaları birbirinden ayırmamak, mümkün
olduğu kadar iyilik halkalarına da dokunmamak gerekir. Toplumun değerleriyle,
değer yargılarını kıymetsiz hale getirmek gibi bir çabanın içinde olmamak
insanidir, geçerlidir, tarihsel geçmişi ve gerçeği söz konusudur.
İyiliğin, temizliğin, dürüstlüğün geri dönüşüm şansı olduğu gibi, toplumsal kabulü
de söz konusudur. O nedenle bazı halkalar koparılsa da, o halkalar bir süre
boşlukta uyumsuz sallansa da, toplumsal geri dönüşümler sayesinde iyiliğin
halkaları buluşur, yeniden uyumlu hale gelebilir, eskisinden çok daha güçlü,
dayanıklı olabilir.
Kötülüğün halkaları öyle değildir. Ayrı, ayrı iş gördüğü, toplumsal bir hedefi
olmadığı için kendini var ettiği yerde vücut bulur, sonra tekrar yok olur, sonra farklı
kılıklarda ortaya çıkar, temizmiş gibi kendini yutturur. Dönemseldir, kalıcı olma
şansı yoktur.
İyilik gibi kötülüğün de bulaşıcı olduğu konusunda bir tahlil yapmakta yarar var.
İyi ve kötü huylu virüs, tümör gibi net ifade ile tanımlamak da mümkün.
*
Bu özetten sonra ana konuya döneyim. Diyarbakır’da özellikle fuhuş, uyuşturucu
ve çökme meselesi konusunda insanların rahatsızlığı var. Sosyal sorumluluğu
olan kent kimlikli bireyler toplumsal duyarlılık gösterip tanıklıklarını anlatıyorlar.

Aslında dönen dolapları herkes biliyor.
Arsa çökmelerinden tutun, uyuşturucu trafiğine, kadın-erkek pazarlamacılarına,
tehditle, şantajla para sızdırmalara kadar yürüyen trafik güzergâhında müthiş bir
para sirkülâsyonunun varlığına dikkat çekiliyor.
Siyasetten, bürokrasiden bağımsız olduğu da elbette düşünülemez. Direkt ya da
endirekt bağlantılar, bilerek ya da bilmeyerek sürüklenmelerin de söz konusu
olduğunu kabul ederek meseleye bakıyorum. Yönetim erkinden güç alarak
kendilerine kanal açanların olduğunu da gözden kaçırmamak gerekir. Kentte neler
konuşulmuyor ki; silah ruhsatı sağlayan çeteciklerden, kentin hemen dışındaki
özel malikânelerde zevk ve eğlence buluşmaları yapan çeteciklere kadar bir
zincir. Aslında herkesin bilgisi var.
Yetkisiz yurttaş bir şey yapamadığı için sadece konuşuyor, yetkili yurttaşlar da
çok şey yapabilecekken sadece bakıyor!
Ben de diyorum ki; Daha önce de bu kriminal eylemler vardı, ancak Belediyelerin
kayyuma devredilmesinden sonra bütün alanlarda tavan yaptı, pervasızlık ‘ilke’
oldu, durum şirazeden çıktı. Halkı soyan iktidar sevici ‘modern hırsızlar’ türedi.
Kayyumlarla yönetim biçiminin iktidarın bilinçli bir tercihi olduğunu, ortaya çıkan
sonuçlardan çok daha net anlayabiliyoruz. Disiplini kaybettirilmiş bir kent
konumuna özellikle itildiğimizin bilincindeyiz.

Kimse sanmasın ki, olan bitenler gözden kaçıyor.
Diyarbakır burası.
Kabadayısını da, efesini de, efendisini de, çakalını da, hırsızını da, arsızını da,
katilini de iyi tanır.

Naci SAPAN

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

rk
rk

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.