Küresel ısınmanın Pasifik Okyanusu’ndaki hava olayları üzerindeki etkisini inceleyen uluslararası bir araştırma, insan kaynaklı iklim krizinin El Niño olaylarını hiç olmadığı kadar sert ve öngörülemez bir seviyeye taşıdığını gözler önüne serdi. Bilim dergisi Science’ta yayımlanan çalışmada, son kırk yılda gerçekleşen El Niño olaylarının şiddetinde belirgin bir artış olduğu kaydedildi.
Bilim insanları, El Niño’nun merkez üssü konumundaki Galápagos Adaları’nda yer alan canlı ve fosilleşmiş mercanların iskelet kimyasını mercek altına aldı. Denizleri birer iklim arşivi olarak değerlendiren araştırmacılar, mercan verilerini 12 farklı gelişmiş iklim modeliyle birleştirerek okyanus sıcaklıklarının son bin yıllık geçmişini analiz etti.
Elde edilen bulgular, Pasifik Okyanusu’ndaki sıcaklık dalgalanmalarının doğal döngülerden tamamen saptığını kanıtladı. 1982-1983 döneminde yaşanan kırılmanın ardından sistemin dengesinin bozulduğunu belirten uzmanlar, son 40 yıldaki El Niño olaylarının Sanayi Devrimi öncesine kıyasla %36, 20. yüzyılın genel ortalamasına göre ise %16 daha şiddetli yaşandığını tespit etti. Bu tablonun ana sorumlusunun doğrudan insan kaynaklı küresel ısınma olduğu vurgulandı.
Ölçümlerin başladığı 1950 yılından bu yana Tropikal Pasifik’te en güçlü seviyelerine ulaşan bu doğa olayları, sıcak El Niño ile soğuk La Niña dönemleri arasındaki makası giderek açıyor. Dengenin sürekli olarak daha sıcak ve yıkıcı El Niño evreleri lehine bozulması; okyanus yüzey sıcaklıklarını olağandışı biçimde artırırken küresel hava dolaşımını da altüst ediyor. Bu durum, dünya genelinde şiddetli kuraklıklar, felaket boyutunda seller ve yıkıcı fırtınaları beraberinde getiriyor. Araştırmacılar, aşırı güçlü El Niño olaylarının artık birer istisna olmaktan çıkıp genel bir kurala, yani “yeni normale” dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.
Araştırmaya ışık tutan mercan resifleri de küresel ısınmanın kurbanı olma riski taşıyor. Yükselen deniz suyu sıcaklıkları mercanların beyazlaşarak ölmesine neden olurken, bu durum binlerce yıllık iklim hafızasının da yok olmasına yol açıyor.
Bilim insanları, eriyen buzullardan veri toplamaya çalışan buzulbilimciler gibi, canlı resifler tamamen kaybolmadan önce geçmişe dair iklim kayıtlarını kurtarabilmek adına zamana karşı bir örnek toplama yarışı sürdürüyor.
UNCATEGORİZED
18 Ekim 2026DÜNYA
18 Ekim 2026MAGAZİN
18 Ekim 2026GÜNDEM
18 Ekim 2026DÜNYA
18 Ekim 2026DÜNYA
18 Ekim 2026GÜNDEM
18 Ekim 2026
1
Mersin’de Yapay Zeka Zirvesi: Özgün Serhat Gündeş’ten İş Dünyasına Çarpıcı Gelecek Uyarısı
3919 kez okundu
2
Çinli teknoloji devi Xiaomi akıllı elektrikli otomobil üretecek! İlk model 2024’te geliyor
3897 kez okundu
3
Teknoloji devlerinin hatalarını ortaya çıkarmakla ünlenen genç, Apple’da da ekranı yakan açık buldu
3845 kez okundu
4
Facebook’un WhatsApp mesajlarını okumaları için 1000 kişiyi işe aldığı iddia edildi
3791 kez okundu
5
Ünlü gökbilimci, bağımlısına kötü haberi verdi! Şiddetli güneş fırtınası interneti aylarca kesebilir
3764 kez okundu