KALANIN YÜKÜ MÜ? GİTMENİN HAFİFLİĞİ Mİ?
Gidenin ardından bakmak, zamanı geri almaya çalışmak gibidir; oysa zaman sadece ileri akar. Belki de en kıymetli olan, gidenin yokluğunda kendi varlığımızı yeniden inşa edebilmektir. İnsanın kendine duyduğu o derin saygı, bir kapı kapandığında diğerinin açılacağını bilmekle ve en çok da kendi değerine tutunmakla başlar.
Bazı yollar, sadece bir süreliğine kesişir ve sonra herkes kendi menziline doğru devam eder.
Giden gitmişse, geride kalan için düşülecek en anlamlı not, kendi hayatının rotasını yeniden çizme gücünü kendinde bulabilmektir.”Gitmek, bir kapı kapatmak değil; aslında yeni bir ufka yer açmaktır.”Doğru olanı, kendine en iyi gelecek olanı seçtiğini ruhun zaten biliyordu; şimdi zihnin ve bedenin de bu kararla uyumlanıyor. Birini tutmaya çalışırken harcadığın o yoğun, yorucu enerjinin yerini huzura bırakması, kendinden vazgeçmediğinin en somut kanıtı.
Bir insan hayatımızdan çıktığında, aslında sadece o kişi gitmez; onunla paylaşılan anlar, kurulan hayaller ve gündelik alışkanlıklar da birer “yokluk” formuna bürünür.Yokluk bazen çok “gürültülü” olabilir. İnsanın kendi içsesiyle baş başa kaldığı o anlarda, yokluğun yarattığı boşluk, kişinin kendisiyle yüzleşmesine neden olur.
Yokluk, insanı değiştiren bir süreçtir. Gidenin bıraktığı boşluğu başka şeylerle Bir insan kendi isteğiyle kalmak istemediğinde, ona kapıyı göstermek ya da yolu açmak, senin “kendi kendine yetebilme” ve “özsaygını koruma” gücünü temsil eder. Kendi değerini, başkasının varlığına endekslemekten kurtarır.yeni uğraşlar, derinleşen düşünceler, kendine gösterilen özen doldurmaya çalışırken insan aslında kendini yeniden inşa eder.”Bazen birinin yokluğu, onun varlığından daha çok öğretir insana.
Çünkü yoklukta artık sadece o kişi yoktur; o yoklukla baş etmeye çalışan ‘sen’ varsındır.”Çoğu zaman bir insanın yokluğu, onu aramak isteyip arayamadığınız anlarda, bir şarkının nakaratında veya her gün içilen bir kahvenin tadında kendini hatırlatır. Bu, anıların zihinde kendine bir yuva bulması gibidir.
Birinin eksikliğini hissetmek, insanın kendi sınırlarını ve değerini yeniden keşfetmesi için bir fırsata dönüşebilir. Bu süreçte, insanın kendine olan saygısını koruması, yaşanılan duygusal boşluğu bir zayıflığa değil, olgunlaşma aşamasına çevirmesine yardımcı olur. Kendi ayakları üzerinde durabilmek ve kendi değerini başkasının varlığına endekslememek, bu tür bir yoklukla baş etmenin en sağlıklı yoludur…
GÖKSEL GÜNDOĞDU
UNCATEGORİZED
13 saat önceDÜNYA
20 gün önceMAGAZİN
20 gün önceGÜNDEM
20 gün önceDÜNYA
24 gün önceDÜNYA
25 gün önceGÜNDEM
26 gün önce
1
Kılıçdaroğlu’nun açıklama yaptığı salonda dikkat çeken değişiklik
4228 kez okundu
2
Ahmet Serkan Tuncer in İhraç İstemi Üzerine
4207 kez okundu
3
TİSAN DAVASINDA GÖZLER YENİDEN KEŞİF SÜRECİNDE
4142 kez okundu
4
YENİ BİR ÇAĞIN EŞİĞİNDE: AVRUPA VE ORTA DOĞU’DA STRATEJİK UYANIŞ VE DEMOKRATİK BİRLİK
2936 kez okundu
5
SİYASİ PARTİLERİMİZ – 2: AK PARTİ
2637 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.