KAMPÜS MERSİN, GARAJ MERSİN…

KAMPÜS MERSİN, GARAJ MERSİN…

ABONE OL
Mayıs 13, 2026 23:11
KAMPÜS MERSİN, GARAJ MERSİN…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

KAMPÜS MERSİN, GARAJ MERSİN…

Adnan Menderes Bulvarı’nın denize yaslanan o uzun maviliğinde, yalnızca bir açılış töreni yapılmadı dün…
Aslında bir kentin geleceğe dair umudu, gençliğe duyduğu güven ve birlikte yaşama kültürü yeniden görünür oldu.

Denizden yükselen iyot kokusuna; gençlerin heyecanı, öğrencilerin hayalleri, iş dünyasının arayışları ve Mersin’in çoğul ruhu karıştı. “Garaj Mersin” ile “Kampüs Mersin” işte tam da böyle bir iklimin içinden doğdu.

Bazı şehirler vardır; yollarıyla büyür, binalarıyla gelişir. Bazı şehirler ise insanına dokunduğu ölçüde şehir olur.

Mersin, son yıllarda yalnızca asfalt döken, park yapan, bina yükselten bir kent değil; gençlerinin elinden tutmaya çalışan, onların hayallerine mekân hazırlayan bir şehir olma yolunda ilerliyor.

Çünkü bir kentin gerçek zenginliği, kulelerinde ya da rantında değil; düş kurabilen gençlerinin gözlerinde saklıdır.

Vahap Seçer’ in belediyecilik anlayışını farklı kılan da tam burada başlıyor. O, belediyeciliği yalnızca yol yapmak, kaldırım döşemek ya da bina inşa etmek olarak görmüyor. İnsan ruhuna temas eden, toplumsal barışı büyüten, gençlerin geleceğe umutla bakmasını sağlayan bir anlayış kurmaya çalışıyor.

Bu yüzden Garaj Mersin ve Kampüs Mersin yalnızca birer bina değil; aynı zamanda bir zihniyetin, bir çağ okumasının ve bir toplumsal vicdanın yansımasıdır.

Çünkü çağ değişti.
Artık şehirler yalnızca betonla değil; fikirle, teknolojiyle, girişimcilikle ve insan ilişkileriyle yarışıyor. Üniversite ile sanayi arasındaki mesafenin kapandığı, gençlerin yalnızca diploma değil yön aradığı, iş dünyasının ise sadece çalışan değil vizyon aradığı bir çağdayız. İşte bu merkezler, tam da bu boşluğu doldurmak için kuruluyor.

Bir tarafta geleceğini arayan gençler…
Diğer tarafta nitelikli insan gücüne ihtiyaç duyan iş dünyası…
Arada ise çoğu zaman görünmeyen büyük bir uçurum…

Garaj Mersin ve Kampüs Mersin, o uçuruma kurulan bir köprü gibi yükseliyor şimdi. Üniversite öğrencisi Kahraman Yıldırım, açılış töreninde yaptığı konuşmada üç yıl önce eğitim hayatı için İstanbul Beylikdüzü’nden Mersin’e geldiğini anlattı.

Mersin Büyükşehir Belediyesi Kariyer Merkezi ile tanışmasının hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Yıldırım, süreç içerisinde öğrenci kulübü başkanlığı görevini üstlendiğini anlattı. Başkan Vahap Seçer’ in gençlere verdiği değerin ve kentte oluşturduğu huzurlu ortamın kendisini derinden etkilediğini belirten Yıldırım, “Mersin’i artık sadece okuduğum şehir olarak değil, kendimi ait hissettiğim bir yuva olarak görüyorum. Ailem de bu yüzden Mersin’e yerleşme kararı alacak” diyerek duyduğu sevgiyi ve bağlılığı dile getirdi.

Belki bir genç, hayatının yönünü burada değiştirecek. Belki yıllarca içinde sakladığı yeteneğini ilk kez burada keşfedecek. Belki de bir iş insanı, geleceğin en parlak fikrini bu salonlarda dinleyecek.

En önemlisi de şu:
Bu projeler, gençlere “yalnız değilsiniz” diyen kamusal bir vicdanın ürünüdür.

Çünkü bugün gençlerin en büyük yorgunluğu yalnızca ekonomik değildir. Anlaşılmamak, görülmemek, dinlenmemek ve geleceğe dair aidiyet hissini kaybetmek de büyük bir kırılmadır.

İşte bu yüzden, denize karşı kurulmuş bir çalışma masası bazen bir gencin hayata yeniden tutunma sebebi olabilir. Bir mentorluk görüşmesi, bir fikir atölyesi ya da bir ortak çalışma alanı; yalnızca kariyer değil, özgüven de inşa eder.

Mersin’in sahilleri uzun yıllar boyunca rant projelerinin iştahını kabartan alanlar olarak görüldü. Oysa bugün aynı sahilde gençler için okuma salonları, sosyal tesisler, ortak üretim alanları ve düşünce merkezleri yükseliyorsa; bu, kente bakışın değiştiğini gösterir.

Çünkü halka ait olması gereken yerleri yeniden halka vermek, yalnızca bir belediyecilik hizmeti değil; aynı zamanda sosyal adalet meselesidir.

Vahap Seçer’ in konuşmalarında sıkça vurguladığı “huzur” kavramı da tam burada anlam kazanıyor. Huzur yalnızca kavgasızlık değildir; insanların birbirine güven duyduğu, gençlerin kendini güvende hissettiği, farklı siyasi görüşlerin aynı salonda oturabildiği bir iklimdir.

Açılış törenindeki tablo da bunu anlatıyordu aslında: öğrenciler, siyasetçiler, iş insanları, sivil toplum temsilcileri, akademisyenler ve yurttaşlar aynı umut etrafında bir araya gelmişti.

Çünkü şehir dediğimiz şey biraz da ortak hayal kurabilme yeteneğidir.

Garaj Mersin ve Kampüs Mersin belki bugün bir proje olarak anlatılıyor. Ama yıllar sonra bu kentte yetişecek bir yazılımcının, bir yönetmenin, bir girişimcinin, bir sosyoloğun ya da bir sanatçının hayat hikâyesinde mutlaka küçük bir iz bırakacak.

Belki bir gün biri çıkıp, “Ben ilk kez kendime burada inandım” diyecek.

İşte o zaman anlaşılacak:
Bazı yatırımlar betonla değil, insanla yapılır.
Ve insanı büyüten şehirler, zamanı geldiğinde kendi hikâyesini de büyütür.

Bedrettin GÜNDEŞ

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
rk
rk

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.