KAZANAN KOLTUKLAR, KAYBEDEN MİLLET..!
Siyaset Halktan Koptuğunda…
Demokrasilerde siyaset, milletin sorunlarına çözüm üretme sanatıdır. Ancak günümüzde siyaset, ne yazık ki giderek bu temel amacından uzaklaşmakta; hizmet yarışının yerini çoğu zaman güç mücadeleleri, koltuk hesapları ve siyasi çekişmeler almaktadır.
Toplumun gündeminde hayat pahalılığı, işsizlik, gençlerin gelecek kaygısı, emeklilerin geçim sıkıntısı ve sosyal adalet beklentisi varken, siyasetin önemli bir bölümü farklı önceliklerle meşgul görünmektedir. Vatandaşın günlük yaşamını doğrudan etkileyen sorunlar çözüm beklerken, siyasi tartışmalar çoğu zaman halkın beklentilerinden kopuk bir zeminde yürütülmektedir.
Oysa gerçek siyaset; vatandaşın refahını artırmak, adaleti güçlendirmek, özgürlükleri geliştirmek ve ülkenin geleceğini güvence altına almak için yapılmalıdır. Makamlar bir ayrıcalık değil, millete hizmet etme sorumluluğunun ifadesi olmalıdır. Siyasetçinin başarısı da sahip olduğu güçle değil, toplumun hayatına kattığı değerle ölçülmelidir.
Sorunun yalnızca belirli bir partiye veya siyasi görüşe ait olmadığı da açıktır. Farklı dönemlerde ve farklı siyasi yapılarda benzer anlayışların ortaya çıkması, meselenin kişilerden çok siyaset kültürü ve sistemle ilgili olduğunu göstermektedir. Söylemler değişse de anlayış değişmediği sürece sonuçların farklı olması beklenemez.
Bu nedenle daha güçlü bir demokrasi için seçim sisteminden siyasi partiler yasasına kadar birçok alanda reform ihtiyacı bulunmaktadır. Parti içi demokrasinin geliştirilmesi, liyakatin esas alınması, şeffaflığın ve hesap verebilirliğin artırılması artık ertelenemez bir gerekliliktir.
Halkın sesinin daha fazla duyulduğu, vatandaşın yönetime daha etkin katıldığı bir siyasal yapı oluşturulmadan ne demokratik gelişim hızlanabilir ne de kalıcı bir toplumsal refah sağlanabilir.
Siyaset yeniden halkın umudu, güveni ve çözüm adresi haline gelmelidir. Çünkü güçlü devletlerin temelinde, halkıyla bağını koparmayan güçlü bir siyaset anlayışı vardır.
Bugün asıl mesele kimin iktidarda, kimin muhalefette olduğu değildir. Asıl mesele; siyasetin millete mi hizmet ettiği, yoksa milletin siyasetin hesaplarına mı mahkûm edildiğidir.
Unutulmamalıdır ki;
Halktan uzaklaşan siyaset önce güveni kaybeder, sonra itibarını, en sonunda da meşruiyetini…
Çünkü milletin olmadığı yerde siyaset vardır; ama demokrasiden söz edilemez.
Milletin derdine sırtını dönen siyaset, günü kurtarabilir; ancak geleceği asla inşa edemez.

MEHMET OK
UNCATEGORİZED
18 gün önceDÜNYA
09 Ağustos 2026MAGAZİN
09 Ağustos 2026GÜNDEM
09 Ağustos 2026DÜNYA
09 Ağustos 2026DÜNYA
09 Ağustos 2026GÜNDEM
09 Ağustos 2026
1
MECLİS ÜYELİĞİNE ADAYIM.
6413 kez okundu
2
Kılıçdaroğlu’nun açıklama yaptığı salonda dikkat çeken değişiklik
4241 kez okundu
3
Ahmet Serkan Tuncer in İhraç İstemi Üzerine
4212 kez okundu
4
TİSAN DAVASINDA GÖZLER YENİDEN KEŞİF SÜRECİNDE
4148 kez okundu
5
Uluslararası bilim olimpiyatlarında büyük başarı
3557 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.