MESİAD Neden Sustukça Mersin Kaybediyor? Derşah NAR.

MESİAD Neden Sustukça Mersin Kaybediyor? Derşah NAR.

ABONE OL
Haziran 10, 2026 09:46
MESİAD Neden Sustukça Mersin Kaybediyor? Derşah NAR.
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mersin denildiğinde akla gelen en önemli sivil toplum kuruluşlarından biri kuşkusuz MESİAD’dır. Bir dönem kentin vicdanı, aklı ve itiraz mekanizması olarak görülen MESİAD, yalnızca iş insanlarının bir araya geldiği bir dernek değil, aynı zamanda Mersin’in geleceğine yön veren bir düşünce merkezi niteliği taşıyordu.

Limanın geliştirilmesi, üniversitenin kurulması, Organize Sanayi Bölgesi’nin büyütülmesi, Mersin-Antalya Karayolu’nun gündeme taşınması gibi birçok konuda kamuoyunun önünü açan, raporlar hazırlayan, Ankara’nın kapılarını aşındıran ve gerektiğinde iktidarlara karşı dik durabilen bir kurumdu.

Bu nedenle yıllarca Mersin’in “yaramaz çocuğu” olarak anıldı. Çünkü sorguluyor, eleştiriyor ve kent adına mücadele ediyordu.

Ancak bugün aynı MESİAD’a baktığımızda farklı bir tablo görüyoruz.

Kentin temel sorunları büyürken, MESİAD’ın faaliyetleri ağırlıklı olarak ziyaretler, protokol buluşmaları, yemek organizasyonları, sosyal etkinlikler ve karşılıklı nezaket toplantılarıyla sınırlı kalıyor. Oysa kentlerin gelişimini sağlayan şey bürokratik fotoğraf kareleri değil, kamu yararını önceleyen fikir üretimi ve toplumsal baskı mekanizmalarıdır.

Daha da önemlisi, bugün MESİAD’ın başarı olarak sunduğu birçok yatırım zaten merkezi yönetimin uzun vadeli planlamaları içerisinde yer almaktadır. Hızlı tren projeleri, Çukurova Bölgesel Havalimanı, Mersin-Antalya yolu, organize sanayi bölgelerinin genişletilmesi gibi yatırımlar yalnızca Mersin’deki sivil toplum kuruluşları istediği için yapılmıyor. Devletin kalkınma planlarında yer alan bu projeler, er ya da geç gerçekleştirilecek yatırımlardır.

Asıl mesele, devletin görmediği veya görmek istemediği sorunları gündeme taşımaktır.

Kent biliminde sivil toplum kuruluşlarının temel görevi, kamu yatırımlarının reklamını yapmak değil; kentin çözüm bekleyen problemlerini görünür kılmak, kamuoyu oluşturmak ve yöneticileri harekete geçirmektir.

Peki bugün MESİAD bu görevini yerine getirebiliyor mu?

Tarsus’tan Mersin’e giriş yapan bir vatandaşın karşılaştığı görüntü, çağdaş bir Akdeniz kentinden çok düzensiz bir göç koridorunu andırmaktadır. Plansız yapılaşma, görüntü kirliliği, bakımsızlık ve düzensizlik, kentin giriş kapısında ziyaretçileri karşılamaktadır. Yıllardır bu konu gündeme getirilememiş, Karayolları üzerinde yeterli kamuoyu baskısı oluşturulamamıştır.

Mezarlık Kavşağı’nda yaşanan trafik sorunu yıllardır konuşulmaktadır. Katlı kavşak ihtiyacı ortadadır. Ancak bu konuda güçlü bir kent kampanyası yürütüldüğünü söylemek mümkün değildir.

Kazanlı Turizm Bölgesi onlarca yıldır Mersin’in kaçırdığı fırsatların sembolü haline gelmiştir. Antalya’nın bugün ulaştığı noktaya bakıldığında, Kazanlı’nın neden hala atıl durumda olduğu sorusu herkes tarafından sorulmalıdır.

Mersin İdman Yurdu’nun durumu ise içler acısı. MESİAD neden el atmıyor. Takımı borç batağına sürükleyenler kimler, kim takımı düşürdü. Bunların sorgulanması gerekmiyor mu?

Torosların eteklerinden yaylalara kadar uzanan bölgelerde kaçak yapılaşma hızla büyümektedir. Su havzaları, doğal alanlar ve orman ekosistemi ciddi baskı altındadır. Kent bilimcilerin “sürdürülebilir kentleşme” diye tarif ettiği ilkelere aykırı şekilde gelişen bu süreç, gelecekte çok daha büyük çevresel sorunlara yol açacaktır.

Deniz kirliliği, hava kalitesi, tarım alanlarının korunması, kıyı yönetimi, toplu ulaşım, kent estetiği, göç yönetimi ve deprem riskleri gibi konular ise yeterince tartışılmamaktadır.

Oysa çağdaş dünyada güçlü sivil toplum kuruluşları artık yalnızca iş dünyasının temsilcisi değildir. Aynı zamanda kentin hafızası, denetleyicisi ve vizyon üreticisidir. Düzenli kent raporları hazırlar, üniversitelerle ortak çalışmalar yürütür, bilim insanlarını sürece dahil eder, yerel yönetimlere ve merkezi idareye yol gösterir.

Mersin’in bugün ihtiyacı olan şey yeni yemek organizasyonları değil; yeni fikirlerdir.

Yeni ziyaretler değil; yeni kent vizyonlarıdır.

Yeni protokol fotoğrafları değil; bilimsel raporlar, kamuoyu kampanyaları ve çözüm önerileridir.

MESİAD yeniden eski gücüne kavuşmak istiyorsa, geçmişteki cesaretini hatırlamak zorundadır. Çünkü Mersin’in artık alkışlayan değil, sorgulayan; izleyen değil, yön veren; susan değil, konuşan sivil toplum kuruluşlarına ihtiyacı vardır.

Aksi halde Mersin büyümeye devam eder, ancak kentleşemez.

Ve kentleşemeyen şehirler, ne kadar yatırım alırlarsa alsınlar gerçek anlamda kalkınamazlar.

DERŞAH NAR

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
rk
rk

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.