Narenciyede sorunları çözmek için anlamak gerekiyor…
Tarih; Aralık 2006…
Tam 20 yıl önce kaleme aldığım makalede narenciye sorunlarını ele almış, ihracat desteği gibi palyatif
çözümler yerine meselenin temeline inip geleceği de kapsayan kapsamlı bir yol haritasının nasıl
olması gerektiğini ele almıştım…
Özellikle de limonda sadece Türkiye değil, dünyada doyum noktasına ulaşan üretim nedeniyle başka
ürünlere geçişin, ürünleri çeşitlendirip, sezonlara yaymanın, gelmekte olan Mısır ve Libya gibi
rakiplere karşı şimdiden pozisyon almanın gerekliliğine dikkat çekmeye çalışmıştım…
20 yıl sonra bugüne baktığımda narenciye özellikle de portakal üretiminde Mısır’ ın önlenemez
yükselişine tanık oluyoruz…
Libya öngörüm ise iç savaşla yıkılan ülkenin yerine komşuları Fas ve Tunus ile ikame edilmiş gibi
duruyor…
İyisi mi, girizgahı burada noktalayıp 28 Aralık 2006 günü Mersin Gazetesi’nde yayınlanan “Çözmek
İçin Anlamak Gerekiyor” başlıklı makaleyi paylaşmak…
20 yıl içinde sorunların çözümüne nasıl yaklaşılmış, narenciyede nereden nereye gelinmiş…
Hükmü okur versin…
“Çözmek İçin Anlamak Gerekiyor”
Narenciye ile ilgili son demeç, AK Parti Milletvekili Ali Er’den…
Deneyimli Milletvekili sorunun ancak beş yıl içinde çözüleceğini ifade etmiş…
Beş yılın lafın gelişi söylendiğini, bilimsel bir temeli olmadığını belirtmeye gerek yok…
Ali Er’le simgelediğimiz siyasetçilerden üreticiye, işletmecilerden ihracatçıya kadar bölgemizi yakından
ilgilendiren narenciye –özellikle de limon– konusunda son zamanlarda her kafadan bir ses çıksa da,
çözüme yönelik somut, elle tutulur herhangi bir öneri paketi veya proje yok…
Yıllardır en kolay yönteme başvuruluyor…
Devletin kapısını çalıp, ihracatta ton başına verilen teşvik priminin artırılmasını istemek…
Son yıllarda talep açık artırmaya dönmüş durumda…
50 dolar/ton ile başlayan ihracat teşviki, bu yıl limon için ortalama 75 dolara çıkarıldı…
Şimdi İktidar Milletvekili Ali Er dâhil koro halinde 100 dolar verilmesi isteniyor…
Sorunun temeline inmeyenlerin, hastalığın ne olduğunu anlamak yerine kulaktan dolma ilaçlarla günü
savuşturma kolaycılığı…
En önemli rakibimiz İspanya’nın, Güney Amerika’dan yola çıkıp son kale Rusya’yı işgal eden Arjantin’in
mevcut üretim miktarları, pazarlama için geliştirdikleri stratejileri gerçek anlamda konuşan yok…
Bu iki ülke yanında gelmekte olan başka tehlikeler de var…
Kuzey Afrika’da her yıl üretimini daha da geliştiren Mısır…
Bugün hesaba katılmasa da, büyük yatırımlarla geleceğe hazırlanan Libya…
Kaddafi’nin ülkesi, eski gerginlikleri bir yana bırakıp, son yıllarda tüm kaynaklarını bir hayal projeye
ayırdı…
Çölün 2 bin metre derinliğinde uyuyan yer altı suları çıkarılıp, döşenen 400 km’lik devasa borularla
Bingazi bölgesine pompalanıyor…
Burada oluşturulan suni göllere aktarılan sular kanallar vasıtasıyla toprağa verilecek…
Bakır ekim alanlarında başlayan sebze, meyve özellikle de narenciye üretimi ile dünün terörist ilan
edilen ülkesi zenginlik ve refah toplumu olma yolunda hızla ilerliyor…
Birkaç cümleyle özetlemeye çalıştığım “büyük nehir projesi” için bugüne kadar harcanan miktarın 40
milyar dolar olduğunu ve gelecek beş yıl içinde 20 milyar dolar daha kaynak ayrılacağını söylemek, 60
milyar dolara ulaşacak yatırımların büyüklüğü hakkında bir fikir verir sanıyorum… (Türkiye’nin
Cumhuriyet tarihindeki en büyük projesi sayılan GAP’a bugüne kadar yapılan toplam harcamanın 16
milyar dolar olduğunu not etmekte yarar var)
Gelelim narenciyede Türkiye ile rakiplerinin durumuna…
Dünya özellikle limon üretim ve tüketiminde doyum sınırında…
1960’larda 2,8 milyon ton olan dünya üretimi 2004 yılı itibariyle 12 milyon tona ulaşmış bulunuyor…
(Artış oranı %430)
Aynı dönemlerde dünya toplam meyve üretimi 191 milyon tondan 484 milyon tona çıkmış durumda…
(Artış oranı %250)
Bir başka deyimle limon üretimi diğer meyve çeşitlerine oranla neredeyse iki kat fazla arttı…
İspanya işte bu gelişmenin farkına vararak, 2000’li yıllarda radikal bir dönüşüm planını uygulamaya
koydu…
2001-2005 yılları arasında 300 bin hektar olan toplam narenciye alanlarının 70 bin hektarını yenileyip,
ekili alan miktarını 313 bin hektara çıkarırken, ağırlığı mandarin ve portakala verdi… (Yeni ekilen 32
milyon ağaç içinde mandarinin payı %50’ye, portakalın payı %41’e çıkarken, limonun payı %6’ya
geriledi)
2005 yılı yeni fidan dikim tablosu çok daha çarpıcı…
14 bin hektar alanda dikilen 7 milyon fidan içinde portakalın payı %61’e çıkarken, limonun yenilenme
payı %3’e geriledi… (Tüm rakamlar CLAM raporlarından derlendi)
Hızla değişen ve kendisini yeni küresel talebe adapte etmeye çalışan İspanya’nın limonda tüm
dünyayı saran olumsuz dalgadan kendisini kurtardığı söylenemez…
2005/2006 sezonunda 1 milyon ton limon üreten İspanya bunun 500 bin tonunu ihraç ederken (424
bin ton AB + 72 bin ton diğer ülkeler), iç pazardaki tüketim 150 bin ton, endüstriyel olarak işlenen
miktar 215 bin ton oldu…
Ürünün 204 bin tonu dalında kaldı…
Son açıklanan rakamlar “İspanya ürünün yarısını dalında tüketiyor” iddiasının da pek gerçekçi
olmadığını ortaya koyuyor…
AB ve Rusya pazarında İspanya’yı tehdit eden ve Pazar kapma yarışında ne pahasına olursa olsun öne
geçme mücadelesi veren Türkiye’ye gelince…
Ne yazık ki, Türkiye’ de üretim miktarı bile tam bilinmediği için el yordamıyla rekolte tahminleri ve
ekili alan tespitleri yapılıyor…
Bu bakımdan en gerçekçi veriler ihracat rakamlarında saklı…
İspanya ve Türkiye’nin son üç yıllık limon ihracatı yeterince aydınlatıcı…*
2006 yılı 11 aylık rakamları, Türkiye’nin 2005 yılında tavan yapan limon ihracat rakamlarının, gerek
miktar gerek döviz girdisi bakımından %12’lik gerileme gösteriyor ki, acımasız rekabet nedeniyle
gelecekte de büyük sıçramalar beklenmemeli…
Rakamlardan anlaşıldığı gibi Türkiye’nin sorunu ihracatta çok, endüstriyel işleme alanında bir şeyler
yapılmalı ve limon yerine alternatif ürünlere yönelmek…
O halde yapılacak şey belli…
Kısa vadede limon ihracatına verilen teşvikler uzun vadede endüstriyel işleme yapan tesislere
yönlendirilmeli…
20 bin hektarlık toplam ekili alanın 15 bin hektarlık kısmını Mersin’in aldığı bu limon üretimini,
belirlenecek plan dâhilinde başka meyvelere kaydırılmalı…
Hiçbir şey yapılamıyorsa İspanya’ nın limondan portakala doğru gerçekleştirdiği dönüşüme benzer bir
strateji geliştirilmeli… İç tüketim yanında endüstri alanında teknolojik gelişmeleri açık yeni arayışlara
gidilmeli…
Ve sektör vade biçen kurtarıcılardan vazgeçip, kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmeli…
Bilimin ışığında, sektördeki tüm aktörlerin ortak akılla yol haritası hazırlanmalı…
*Yıl 2003 2004 2005
İspanya 560 370 496
Türkiye 170 224 360
ABDULLAH AYAN
UNCATEGORİZED
16 Ekim 2026DÜNYA
16 Ekim 2026MAGAZİN
16 Ekim 2026GÜNDEM
16 Ekim 2026DÜNYA
16 Ekim 2026DÜNYA
16 Ekim 2026GÜNDEM
16 Ekim 2026
1
THY, 2026 Skytrax Ödülleri’nde dünyanın en iyi 5’inci havayolu seçildi
11280 kez okundu
2
Irak Başbakanı Zeydi: ‘Uluslararası Koalisyonun Irak’taki görevinin sona ermesi için 30 Eylül kesin tarih’
7699 kez okundu
3
Barışın Evrensel Dili ve Türkiye’nin Tarihsel Eşiği
6850 kez okundu
4
MERSİN’DE YENİ PARTİ…
6773 kez okundu
5
MECLİS ÜYELİĞİNE ADAYIM.
6459 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.