Vergi sistemi kimlerden yana?

Vergi sistemi kimlerden yana?

ABONE OL
Mayıs 11, 2026 10:52
Vergi sistemi kimlerden yana?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Vergi sistemi kimlerden yana?
Türkiye’de sabit ve dar gelirlinin, asgari ücretlinin, emeklinin sırtındaki en ağır yük; çoğumuz farkına
varmasak da soluk aldığımız her an ödemekte olduğumuz dolaylı vergilerdir.
Dolaylı vergi, devletlerin kaynak yaratmak için uyguladığı en kolay olduğu kadar dünyanın en adaletsiz
para toplama yöntemidir.
Adaletsizdir; çünkü konuştuğumuz cep telefonundan bağlandığımız internet hattına, bindiğimiz
ulaşım aracından kullandığımız elektriğe kadar en zengin ile en yoksul aynı oranda vergi öder. Vergi
faturası cebimizden çıkarken biz bunu çoğu zaman fark bile etmeyiz.
Vergilerin içindeki dolaylı ve doğrudan vergi payları, bir ülkenin vergi adaletini gösteren en önemli
göstergeler olarak yansır günlük hayata…
Devlet, temel ilke olarak çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi toplamayı hedefler; bu ilke pek
çok ülkenin anayasasına bile hüküm olarak girmiştir.
Türkiye’de de bu ilke anayasal güvence altındadır; ancak hiçbir zaman gerçek anlamda hayata
geçirilmemiştir.
Çok partili hayata geçişimizin ardından iktidarların seçimle el değiştirdiği 1950’ den beri dolaylı
vergilerin toplam vergi içindeki payı hep yüksek kalmıştır…
1984 yılında uygulamaya giren KDV, bu çarpıklığın en somut örneğidir. Sanki bin yıldır hayatımızda
varmış gibi artık kanıksadığımız bu vergi, diğer dolaylı vergiler gibi çok kazanandan daha yüksek
oranda alınmaz; herkesten aynı oranda alınır.
Kaldı ki geçmişte yoksulun mutfağını daha fazla yakmasın diye bazı gıda ürünlerinde düşük tutulan
KDV uygulaması da günlük yaşamda yaralara merhem olmamıştır…
Bugün Türkiye’de herkesin, ne kazanırsa kazansın, attığı her adımda ödemek zorunda kaldığı dolaylı
vergi oranı yüzde 66’nın üzerindedir. 2025 bütçesinde bu oran yüzde 66,15 olarak hedeflenmiştir.
Oysa Üyesi olduğumuz OECD ülkelerinin ortalaması yüzde 31-32 düzeyindedir; yani Türkiye sistem
olarak OECD ortalamasının tam iki katına yakın bir orana sahiptir.
Üstelik bu yapısal sorun yeni değildir.
Tarihsel seyrine bakıldığında tablo son yıllarda daha da bozulduğu görülmektedir.
Örneğin 2002 sonrası: %62–70 arası seyreden dolaylı vergilerin toplam vergi içindeki payı 2023 ilk
çeyreğinde Cumhuriyet tarihinin zirvesine çıkarak %76,4’ e ulaştı…
Toplanan her 4 lira verginin 3 lirası dolaylı ve kolay ama adaletsiz yöntemle toplandığı mevcut sistem
servet transferinin bir başka yöntemi olarak uçurumları derinleştirme işlevi görüyor bugün…
Orta gelir tuzağını aşmayı başaran ülkelerin başında gelen Güney Kore, sistemler arasında son derece
çarpıcı bir karşılaştırma imkânı sunuyor.
Kore’ de KDV yüzde 10 olarak uygulanır ve Türkiye’ deki oranların yarısı olarak dikkat çekicidir.
Güney Kore’ de dolaylı vergilerin %28-30 arasında tutulması gelir ve kurumlar vergisiyle mülkiyet
vergilerinin Türkiye’ ye nispetle yüksek olması sayesinde gerçekleştirilebiliyor…
İki ülkede toplanan vergilerin dağılım tablosu arasındaki fark, yalnızca bir vergi tercihi değil; iki farklı
toplum sözleşmesinin yansımasıdır.
Kore’de vergi yükü gelir, servet ve tüketim arasında dengeli dağıtılırken; Türkiye’de sistemin tüm yükü
dolaylı vergilere göre dayandırılmıştır.

Bu yapı, düşük ve orta gelirliyi orantısız biçimde etkileyen regresif bir vergi sistemi doğurmakta ve
adaletsizliğin temel kaynaklarından birini oluşturmaktadır.
Türkiye bu gelir adaletsizliğini gidermeden ve çok kazanandan çok vergi toplamadıkça orta gelir
tuzağından kurtulup gelişmiş ülkeler arasına girmesi yapısal olarak mümkün değildir.
Ülke olarak ne zaman ayağa kalkacağımızın yanıtı biraz da vergilerin hangi yöntemlerle ve nereye
odaklandığına bağlı…
Orta Gelir Tuzağı’ ndan çıkan Güney Kore bu alanda başarılı bir model olarak çıkıyor karşımıza…

ABDULLAH AYAN

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
rk
rk