ABD’ nin Ortadoğu dengelerini Irak petrolünün yeni güzergahları üzerinden değiştirme hamlesi…

ABD’ nin Ortadoğu dengelerini Irak petrolünün yeni güzergahları üzerinden değiştirme hamlesi…

ABONE OL
Temmuz 23, 2026 08:40
ABD’ nin Ortadoğu dengelerini Irak petrolünün yeni güzergahları üzerinden değiştirme hamlesi…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ABD’ nin Ortadoğu dengelerini Irak petrolünün yeni güzergahları üzerinden değiştirme hamlesi…
Irak Başbakanı Ali el-Zeydi’ nin Washington ziyareti ve ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleşen
kritik teması, Orta Doğu’nun jeopolitik ve ekonomik haritasında yeni bir dönemin başlangıcı gibi
duruyor..
Başbakan el-Zeydi’ nin gezisi kapsamında Amerikan enerji devleriyle imzalanan ve 61 milyar dolara
varan yeni anlaşmalar, yalnızca Irak ekonomisinin rehabilitasyonunu değil, aynı zamanda bölgedeki
askeri güce dayalı dengelerin yerini ekonomik koridorlar ve altyapı yatırımlarının alacağı yeni bir ABD
stratejisini simgelemekte…
ABD’nin bölge politikasında son dönemde gözlemlenen doktrin değişimi, ABD’nin Türkiye Büyükelçisi
olması yanında Trump’ ın Irak-Suriye Özel Temsilcisi olarak görevlendirdiği Tom Barrack’ ın sıkça dile
getirdiği ifadelerle çok daha net anlaşılır.
İkinci Dünya Savaşı sonrası şekillenen askeri üsler, doğrudan müdahaleler ve istihbarat
operasyonlarına dayalı çatışmalarla temellenen geleneksel strateji; yerini enerji hatları, demiryolları,
altyapı projeleri ve özel sektör odaklı bir modele, ticaretin omurgasını oluşturan tedarik zincirlerinin
güvenliğini öne çıkaran yeni paradigmaya bırakmakta..
Dünden farklı olarak 1 trilyon dolar piyasa değerine sahip Amerikan enerji ve altyapı devleri, son
diplomasinin ve jeopolitiğin öncüleri yeni aktörler olarak sahaya inmeye hazırlanıyor…
Son olarak ABD-İsrail ittifakının İran’ a saldırması sonucu önemi tartışılmaz biçimde perçinlenen
Hürmüz Boğazını uzun vadede devre dışı bırakacak planlar burada önem kazanıyor…
Irak, Suriye ve Lübnan ile Ürdün bu plan çerçevesinde ABD’ nin yeni stratejik öneme haiz ülkeleri
olarak öne çıkacak…
Akdeniz limanları üzerinden petrolün dünyaya ulaştırılması Türkiye ve Suriye’ nin önemi tartışılmaz…
Bu kadar da değil, Körfez hattını kapsayan yeni bağlantı ağlarıyla, küresel enerji arzı açısından kırılgan
bir nokta olan Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemi kısa sürede asgariye indirilmek istenmekte…
Projeler hayata geçtiğinde İran’ı izole etmekle kalmayacak aynı zamanda Rusya’nın enerjiden
beslenen gelir kaynaklarını baskılama ve Çin’in enerji tedarik güvenliğini kırılgan bir zemine çekmeyi
hedefleyen büyük oyun planı adım adım yürütülüyor…
Her gün şiddetlenen savaş ve İran’ın elindeki önemli koz olarak boğazı kapatma yönündeki adımları,
küresel enerji ithalatçısı ülkelerini alternatif rotalara yöneltmesi kaçınılmazdı.
Bu doğrultuda Washington; tek bir güzergâha bağımlı kalmak yerine birbirini tamamlayan çoklu hatlar
oluşturmayı amaçlarken, özellikle Irak petrolünden en büyük payı alacak emperyal güç olarak bir taşla
hayli fazla kuş vurmayı amaçlıyor…
1952’de inşa edilen Irak-Suriye (Kerkük-Baniyas) Petrol Boru Hattı 5 -8 milyar dolar arası olması
beklenen yatırımlarla ilk etapta 700 bin, uzun vadede günlük 2 milyon varil petrolü Akdeniz üzerinden
küresel piyasalara ulaştıracak…
Suriye’ deki rejim değişikliği ardından yüksek maliyetine karşın zorunlu olarak karayolu üzerinden bini
aşkın tankerle (ırak El-Velid -Suriye tarafında El-Tenef) sınır kapıları üzerinden Baniyas limanına
günlük yaklaşık 150-200 bin varil petrol sevkiyatı yapıldığı düşünüldüğünde Boru Hattının önemi ve
aciliyeti daha iyi anlaşılır… (Bir tanker genelde 30 bin litreye tekabül eden 136 varil petrol taşıyor)

Washington’daki iş zirvesinde imzalanan niyet beyanı ve Mutabakat Zaptı uyarınca projenin liderliğini
ABD enerji devi Chevron’ un üstlenmesi yanında finansman ayağında TI Capital (Ziad Ghandour*) ve
Katar merkezli UCC Holdings konsorsiyumda yer almaları yatırımın ne kadar ciddiye alındığını
göstermesi bakımından önemli bir gelişme…
Bugüne kadar düşe kalka faaliyetini sürdüren, itibaren de yenilenen anlaşmayla daha etkin biçimde
petrol sevkiyatının yapılacağı Kerkük-Ceyhan boru hattına gelince…
Günlük 250 bin varil petrol sevkiyatı gerçekleştirilen boru hattında kapasitenin, 27 Temmuz 2026’da
süresi dolacak olan 53 yıllık ana anlaşmanın ara formülle ve şimdilik bir yıl uzatılması sonucu kademeli
olarak günlük 750 bin varile çıkarılması hedefine ulaşılması konusunda iki ülke uzlaşmış görünüyor…
Bunun için, bakım, onarım çalışmaları kısa zamanda tamamlanacak ve sevkiyat başlayacak…
Suriye ve Irak’ ta ABD’ nin desteklediği rejimlerin yarattığı yeni iklim sayesinde kısa zamanda devreye
geçecek ve ilk etapta günlük 2 milyon varil kapasiteye çıkarılabilecek iki boru hattı dışında, Hürmüz’ü
bypass edecek olması nedeniyle stratejik öneme sahip; Irak-Akabe Boru hattının Kızıldeniz kıyısındaki
Akabe limanına kadar uzatılması planının da masada olduğu görülüyor…
Irak’ ın günlük petrol üretim ve neredeyse tamamıihraç kapasitesi 5-5,5 milyon varil…
ABD ile imzalanan yeni enerji anlaşmaları ve altyapı yatırımlarıyla önümüzdeki 3 yıl içinde toplam
üretim kapasitesinin günlük 7 milyon varile çıkarılması hedefleniyor…
Irak ürettiği petrolün yaklaşık %75-80’ ini ihraç ediyor ve bu petrol ihracatı devlet gelirlerinin
%90’ından fazlasını oluşturuyor…
Bu gelirle 10 milyondan fazla kamu çalışanının maaşını buradan karşılayan Irak için bu hatlar, Basra
limanlarına ve Hürmüz’e olan hayati bağımlılığı kıracağı gibi, maaş ödemekte zorlanan Hükümetlere
hayat öpücüğü olacak…
ABD’ nin büyük desteğini alan ve Trump ’ın Beyaz Saray’ da ağırladığı yeni Irak Başbakanı Ali el-Zeydi
yönetimi, ülkenin komşu İran’a olan doğalgaz bağımlılığını da sonlandıracak hamleleri ABD’ li yeni
ortaklarla aşmayı planlıyor.
Nitekim, El-Zeydi’nin “2028 sonrasında İran’dan gaz alınmaması” yönünde dillendirdiği ve Trump
yönetiminin desteklediği yeni hedefin , ABD şirketlerinin Irak pazarına dönüşünü hızlandıracağı
görülüyor…
Chevron’ un Batı Kurna-2 ve Nasıriye sahalarına olan ilgisi, HKN Energy ve Dana Gas gibi devlerin
bölgedeki varlığı, Irak’ın ham petrolünü Hürmüz’e ihtiyaç duymadan Akdeniz üzerinden küresel
pazarlara sunma vizyonunu pekiştirmekle kalmıyor, elektrik üretimi büyük çapta İran doğalgazına
mahkum ülkeyi yeni alternatiflere zorluyor…
Irak ve Suriye üzerinden Akdeniz’e ulaşacak her varil petrolün, Tahran’ın bölgesel baskı gücünü ve
Hürmüz Boğazı’nı bir koz olarak kullanma kapasitesini zayıflatacağı açık…
Kerkük-Baniyas hattı ve bağlantılı altyapı projeleri başarıyla hayata geçirilebilirse, milis güçler ve
kaçakçılık hatlarından beslenen kesimlerin ağırlıkta olduğu eski Orta Doğu’nun yerini; enerji, ticaret
ve ortak ekonomik çıkarlarla birbirine bağlanan yeni bir Orta Doğu alacağı tartışılmaz gerçek…
Sorun; mevcut statüko ile ayakta duran ve ülke zenginliklerinden beslenen küçük ama güçlü zümrenin
böylesi bir değişim ve dönüşüm dalgasına nasıl tepki vereceği sorusunun yanıtına bağlı….

  • Ziad Ghandour, Lübnan’ ın önde gelen kurucu ailelerinden Ghandour’ ların yeni kuşağını temsil
    eden ve Kaliforniya merkezli T1 Capital şirketinin sahibi…
    Ghandour’ lar genç Mersin’ in kuruluşundan varlık vergisi dönemine kadar taşımacılık ve ticarette
    ağırlığı olan bir aile…

ABDULLAH AYAN

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
rk
rk

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.