Suriye, Ortadoğu’nun Yeni Enerji Merkezi Olmaya Talip Olmaya Hazırlanırken…

Suriye, Ortadoğu’nun Yeni Enerji Merkezi Olmaya Talip Olmaya Hazırlanırken…

ABONE OL
Mayıs 14, 2026 10:33
Suriye, Ortadoğu’nun Yeni Enerji Merkezi Olmaya Talip Olmaya Hazırlanırken…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Suriye, Ortadoğu’nun Yeni Enerji Merkezi Olmaya Talip Olmaya Hazırlanırken…
Ortadoğu, ABD-İran gerilimi sonucu Hürmüz Boğazı’nın fiilen tıkanmasıyla sarsılırken, küresel enerji
denkleminde Suriye beklenmedik yeni aday olarak sahneye çıkmaya hazırlanıyor…

Geçiş dönemi cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, Nisan 2026’da hem Antalya Diplomasi Forumu’nda hem
de Kıbrıs’ta AB liderleriyle masaya oturdu ve Suriye’ nin küresel sahada talip olduğu misyonu özetledi:
Yeni Suriye yönetimi, Hürmüz’ ün kilitlenmesi sonucu petrol sevk edemeyen Körfez ülkelerinin
Akdeniz’e açılan yeni bir enerji ve ticaret koridoruyla nefes almalarını sağlayacak alternatif pencere
öneriyor..
Önerinin somut aracı olarak iki büyük girişim öne çıkıyor: Dört Deniz projesi ve 4+1 planı.
“Dokuz Koridor girişimi” olarak da bilinen Dört Deniz projesi, Körfez, Akdeniz, Hazar ve Karadeniz gibi
dört denizi tek bir ulaşım ve enerji ağıyla birbirine bağlamayı hedefliyor…
Plan oldukça iddialı; Suriye’ yi bölgenin enerji dağıtım üssü haline dönüştürmek ve Türkiye’yi de
oyuna dâhil etmek…
Projeye ABD’nin ilgisi de dikkat çekici.
Geçtiğimiz günlerde dünyanın önde gelen medya kuruluşlarına sızdırılan ve ABD Suriye Özel Temsilcisi
Tom Barrack’ a atfedilen bir belge, Körfez ve Irak petrol sahalarını Akdeniz limanlarına bağlayan boru
hattı ağının canlandırılmasını öneriyor.
Belgeye göre; Kerkük-Baniyas petrol boru hattı yeniden ve arttırılmış kapasitesiyle işler hale
getirilecek, 4,5 milyar dolara mal olacak yatırımla Kerkük petrolü Suriye Baniyas limanı üzerinden
dünyaya pazarlanacak…
Projeyi destekleyen önemli bir gelişme de geçtiğimiz hafta yaşandı…
Mart ayında güvenlik kaygısıyla Kerkük petrol sahasındaki faaliyetlerini askıya alan İngiliz petrol devi
BP, bölgeye geri döndüğünü ve yapacağı 25 milyar dolarlık yatırımla, halen günlük 350 bin varil ile
sınırlı üretimi 600 bin varilin üzerine çıkaracak.

BP yetkililerine göre uzun vadede günlük üretimin bir milyon varil üzerine çıkarılması hedefleniyor…
Ancak Irak petrolünün dünyaya arz edilmesinde ABD veya İngiltere artık yalnız değil.
Yine geçen hafta Irak’ta tarihin en büyük petrol rezerv keşiflerinden birinin gerçekleştirildiği
duyuruldu: Buna göre Çinli ZhenHua şirketi, Bağdat’ın 180 kilometre güneybatısındaki Necef
vilayetinde 8,8 milyar varili aşan ham petrol rezervi bulmuştu…

Çin, batılı şirketler gibi işi yavaştan almıyor, keşfedilen sahayı hızla devreye sokmak istiyor.
Bağdat’ ta Çin’ li yeni küresel aktörle omuz omuza paralel stratejik bir hamle yapıyor:
Güneydeki Basra petrolünü, Hürmüz’ e alternatif bir güzergâh üzerinden Suriye’ ye ulaştırma
kapsamında Suriye sınırına yakın Anbar vilayetine bağlı Fırat kıyısındaki Hadise’ye bağlayacak, günlük
2,5 milyon varil kapasiteli bir boru hattı projesinin bir an önce inşası için düğmeye basılıyor.
Bu hat hayata geçtiğinde Irak petrolü Suriye üzerinden Akdeniz’e ulaşacak; Hürmüz’e olan bağımlılık
ta önemli ölçüde azalacak.

OPEC’in üçüncü büyük üreticisi olan Irak’ın petrol ihracatının yüzde 90’ının Hürmüz üzerinden geçtiği
düşünüldüğünde, bu kara üzerinden Akdeniz’e ulaşacak alternatif koridorların stratejik değeri çarpıcı
biçimde ortaya çıkıyor.
Bu kadar da değil…

Mart 2026’da tanıtılan ve Dört Deniz projesiyle tamamlayıcı nitelikte olan 4+1 planı da masaya
yatırılmış bulunuyor…
Suriye’ nin ABD tarafından da desteklenen 4+1 planı, deniz yollarına bağımlılığı kıran entegre kara
enerji koridorları kurmayı hedefliyor.,
Suriye yönetimi, ülkeyi 4+1 planıyla deniz, kara ve demiryolu güzergâhları kapsamında çok katmanlı
bir ağın merkezine oturtmayı amaçlıyor.
Uzmanlar planın hayata geçirilmesi için gerekli yatırımın 30-50 milyar dolar aralığında bir yerlerde
inşa edileceği görüşünde…
Tabloya, Katar gazını Ürdün ile Suriye üzerinden Türkiye’ye ve oradan Avrupa’ya taşıyacak önerilen
Katar-Türkiye güzergâhı da eklendiğinde, Suriye’nin neden bu denli stratejik bir çekim merkezi haline
geldiği ve bundan sonra da ne kadar önemli bir enerji dağıtım üssü haline geleceği daha da net
biçimde görülüyor…
Ancak söz konusu Ortadoğu olunca evdeki hesapların hiçbir zaman çarşıya uymayacağı gerçeğini de
göz ardı etmemek gerekiyor…
Bu kapsamda Suriye’ nin ortaya koyduğu vizyonun önünde de ciddi engellerin yer aldığı görülüyor.
Suriye’ de 15 yıla varan iç savaşın bıraktığı altyapı yıkımı, nitelikli işgücü eksikliği ve finansman krizi
tasarlanan projelerin önündeki en somut bariyerler.

Bölge uzmanları, Suriye’nin Suudi Arabistan, İsrail ya da Türkiye’nin sahip olduğu kurumsal kapasite
ve altyapıdan uzak olduğunun altını çiziyor. Katar doğal gazını LNG’ ye alternatif biçimde Avrupa’ ya
taşıyacak boru hattı projesi ise Avrupa’yı besleyen Rus, Azerbaycan ve Cezayir gazının yarattığı güçlü
rekabetin gölgesi altında… (Rusya’ nın 2008 yılında gündeme gelen Katar doğalgaz boru hattına karşı
Suriye’ de Esad rejimiyle üstlendiği rolü göz ardı etmek mümkün mü?)
Bu kadar da değil…

Suriye’nin vizyonu, onu tamamen devre dışı bırakan rakip bir başka girişimle de yarışmak zorunda.
2023 G20 zirvesinde gündeme gelen ve Hamas’ ın İsrail’ e saldırısıyla rafa kalkan Hindistan-Ortadoğu-
Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) koridorunun her an yeniden gündeme gelmesi söz konusu…
Koridor, Hindistan’dan BAE’ye, oradan Suudi Arabistan ve Ürdün üzerinden İsrail’in Hayfa Limanı’na
ve nihayet Avrupa’ya uzanıyor. ABD, Hindistan, Suudi Arabistan ve büyük Avrupa ortaklarının
desteklediği bu proje, aynı zamanda Çin’in Pakistan üzerinden Avrupa’ ya ulaşma amaçlı Kuşak ve Yol
Girişimi’ne açık bir alternatif olarak konumlandırılıyor.

Hürmüz Boğazı’nın kapandığı ve bundan böyle hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmayacağı Yeni Dünya
düzeninde Suriye koridorunun stratejik değeri kuşkusuz artıyor.
Ancak vizyonu gerçeğe dönüştürmek için gereken finansman, güvenlik ve kurumsal kapasite, bugünkü
Suriye’nin çok ötesinde.
Asıl soru ise hep gündemde kalacak: Küresel güçlerin Suriye üzerindeki satranç taşlarını dizdiği bu
yeni büyük oyunda, Şam yönetimi bağımsız bir aktör olabilecek mi, yoksa başkalarının çıkarlarına
hizmet eden bir güzergâh mı kalacak?

Abdullah Ayan
Abdullahayan@gmail.com

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
rk
rk