Lideri Korumalar Değil, Millet Korur…
Tarladan köye, köyden ilçeye, ilçeden kente uzanan bir yürüyüş var…
Bu yürüyüş yalnızca kat edilen kilometrelerin değil; toplumun nabzının tutulduğu, insanların gözlerinin içine bakıldığı, dertlerinin dinlendiği ve umutlarının paylaşıldığı bir yürüyüştür.
Çünkü siyasetin gerçek adresi hiçbir zaman yüksek duvarlar, korunaklı binalar ya da kapalı toplantı salonları olmadı.
Siyasetin gerçek adresi sokaktır. Meydandır. Pazardır. Fabrikadır. Tarladır. Kahvehanedir. Kısacası insanın olduğu her yerdir.
Bugün Türkiye’nin önünde duran en önemli sorulardan biri şudur:
Toplumun içinde yürüyen mi kazanır, yoksa toplumdan uzaklaşan mı?
Bir tarafta vatandaşın elini sıkan, eleştirisini dinleyen, alkışı da tepkiyi de aynı olgunlukla karşılayan bir siyaset anlayışı…
Diğer tarafta ise koruma çemberleriyle çevrili, halkla arasına görünmez duvarlar ören, sokağa çıktığında bile vatandaşına uzaktan bakan bir yönetim anlayışı…
Hangisi toplumun hafızasında yer eder?
Tarih bu sorunun cevabını defalarca verdi.
Çünkü liderlik makamdan değil; halkın güveninden beslenir.
Devletin bütün imkânlarına sahip olmak, milletin gönlünü kazanmanın yerine geçmez. Güç sadece yönetmek değildir; asıl güç güven verebilmektir. Güven ise koridorlarda değil, meydanlarda; protokolde değil, halkın arasında kazanılır.
Bugün Türkiye’nin dört bir yanında aynı ses yükseliyor.
Emekli geçim derdini anlatıyor, çiftçi emeğinin karşılığını istiyor, işçi alın terinin hakkını arıyor, esnaf ayakta kalmaya çalışıyor, gençler ise gelecek kaygısıyla yarınlarını sorguluyor.
Böyle dönemlerde siyasetçinin görevi rapor okumak değil; sokağa çıkmak, vatandaşın elini sıkmak, gözlerinin içine bakmak, dinlemek ve çözüm üretmektir.
Çünkü lider, makam odasında değil; milletin arasında büyür.
İnsanlar artık uzun nutuklardan çok samimiyet görmek istiyor.
Ulaşılamayan değil, ulaşılabilen bir siyasetçi arıyor.
Konuşandan çok dinleyen…
Vaat edenden çok güven veren…
Milletin önünde değil, milletle birlikte yürüyen bir lider görmek istiyor.
Meydanları dolduran kalabalıklar, köy yollarında karşılanan siyasetçiler, mahalle aralarında kurulan sıcak diyaloglar tek başına seçim sonucu değildir. Ancak toplumun nabzını tutan en güçlü göstergelerden biridir.
Çünkü başarı sadece sandıktan çıkan rakam değildir.
Başarı güven uyandırabilmektir.
Başarı umut olabilmektir.
Başarı, vatandaşın “Beni anlıyor, benimle yürüyor.” diyebilmesidir.
Liderlik koltuğun sağladığı yetkiden değil; milletin verdiği güvenden doğar. Gerçek başarı koruma duvarlarının arkasında değil; tarlada, fabrikada, pazarda, sokakta ve meydanlarda yazılır.
Halk, kendisine tepeden bakanı değil; yanında yürüyeni, elini sıkanı, derdini dinleyeni ve umut vereni lider olarak görür.
Çünkü tarih, güce yaslananları değil; milletin güvenini kazananları yazar.
Millet, kendisini yalnız seçimden seçime hatırlayanları değil; zor gününde yanında duranları, derdine ortak olanları ve umut verenleri unutmaz.
Çünkü gerçek liderlik camın ardından el sallamak değil, meydanda yürümektir.
Tozlu köy yollarında iz bırakmaktır.
Pazarda emeklinin, tarlada çiftçinin, fabrikada işçinin, sokakta gencin sesine kulak vermektir.
Milletle aynı sevinci paylaşmak, aynı kaygıyı hissetmek ve aynı geleceğe birlikte yürümektir.
Çünkü siyasetin gerçek meşruiyeti yüksek duvarlarda değil, milletin gönlünde doğar.
Meydanlar lider yetiştirir…
Camlar yalnızlığı büyütür.
Makamlar geçicidir.
Milletin gönlünde yer edinmek ise kalıcıdır.
Son sözü ne koruma orduları söyler…
Ne de yüksek duvarlar…
Son sözü her zaman millet söyler.
Çünkü lideri korumalar değil, millet korur.
UNCATEGORİZED
1 gün önceDÜNYA
20 gün önceMAGAZİN
20 gün önceGÜNDEM
21 gün önceDÜNYA
25 gün önceDÜNYA
25 gün önceGÜNDEM
26 gün önce
1
Kılıçdaroğlu’nun açıklama yaptığı salonda dikkat çeken değişiklik
4234 kez okundu
2
Ahmet Serkan Tuncer in İhraç İstemi Üzerine
4208 kez okundu
3
TİSAN DAVASINDA GÖZLER YENİDEN KEŞİF SÜRECİNDE
4145 kez okundu
4
YENİ BİR ÇAĞIN EŞİĞİNDE: AVRUPA VE ORTA DOĞU’DA STRATEJİK UYANIŞ VE DEMOKRATİK BİRLİK
2940 kez okundu
5
SİYASİ PARTİLERİMİZ – 2: AK PARTİ
2640 kez okundu