Kılıçdaroğlu: Erdoğan, İmamoğlu’nu kıskanıyor!

Kılıçdaroğlu: Erdoğan, İmamoğlu’nu kıskanıyor!

ABONE OL
Ocak 18, 2022 20:39
Kılıçdaroğlu: Erdoğan, İmamoğlu’nu kıskanıyor!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sivil toplum ve insan hakları aktivisti işadamı Osman Kavala’nın tahliye edilmemesine “Hapiste tutulması en büyük adaletsizliktir” diye tepki gösterdi.

Meclis’teki haftalık grup konuşmasına genç yurttaşlara seslenerek başlayan CHP lideri, gençlerin özgürlüğün tadına varamadıklarını, gelecek seçimin sonucunu gençlerin belirleyeceğini ifade etti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) projelerinin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından engellendiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın İmamoğlu’nu ‘kıskandığını’ savundu.

‘Avukata talimat verdiler’

Kılıçdaroğlu, yolsuzluklara ilişkin sosyal medyada yer alan bilgilerin silinmesi için AKP iktidarının bir avukata talimat verdiğini iddia etti. Haberlerin silinmesi için hakimlerin de uyarıldığını belirten ana muhalefet lideri iktidara yönelik “Gerekirse avukatın adını da açıklayacağım” uyarısı yaptı. 

Merkez Bankası’nın şubat ayında olağanüstü toplantı kararına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, bankanın karının hazineye aktarılacağını belirterek “Hazine tak takır” ifadelerini kullandı. 

Şanlıurfa’da çiftçiye ücretsiz elektrik dağıtacağı açıklamasının ardından Erdoğan’dan gelen açıklamalara tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu vaadini tekrarlayarak, “Şanlıurfalı çiftçilere sözümüzdür. Güneş enerjisini kuracağız bütün çiftçilere elektriği bedava vereceğiz” dedi. 

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkan başlıkları şöyle:

* Bir kişinin haksız yere uzun süre hapiste tutulması en büyük adaletsizliktir. Kaldı ki adaleti dağıtmak için kurumlar oluşturmuşuz, mahkemelerimiz var yetmemiş uluslararası hukuku anayasamıza koymuşuz. Ama maalesef AİHM kararlarının uygulanmadığını hepimiz biliyoruz. Adaletin olmadığını biliyoruz. Osman Kavala, AİHM kararına rağmen 1541 gündür hapiste. Ama onun hapiste olması sadece onun kişisel bir sorunu değildir, bu Türkiye’nin en temel adalet sorunudur.

* Kendileriyle ilgili çıkan bütün bir haberleri sosyal medyadan mahkeme kararıyla çıkarmak istiyorlar. Bu konuda genç bir avukata yetki verildi, biliyorum. Bütün hukuk hâkimleri uyarıldı biliyorum. Talimat verildiğini biliyorum. Gerekirse o avukatın adını açıklayacağım. ‘Bizimle ilgili bütün belgeleri, yolsuzluk dosyalarını nasıl yok edebiliriz’ diye düşünüyorlar. Sizin feriştahınız gelse yok edemez. Kul hakkı yiyenin hesabını sormazsak niye iktidar oluyoruz?

‘İmamoğlu’nu kıskanıyor’

* Kara kış geldi. Bizim belediye başkanlarımız ellerinden gelen bütün çabaları gösteriyorlar. Hiçbir çocuğun aç ve açıkta kalmasını istemedim. Toplam 2 milyon 790 bin aileye yardım yapılmış. İktidar sahiplerimiz belediye başkanlarımızın elini kolunu bağlamak istiyor.

* Metro yapacak İstanbul. Finansman alt yapısını oluşturmuş, bütün sözleşmeler tamam. Bir kişi ‘Ben imza atmam’ diyor. Kıskanıyor İBB başkanını, niye kıskanıyorsun, senin yıllardır çözemediğini belediye başkanımız çözecek. ‘Burnuma kokular geliyor’ diyorsan zaten müfettiş ordun var. İstediğin gibi görevlendirebilirsin. Biz gidip avukat tutmuyoruz şunları temizle sosyal medyadan diye. Biz her şeyin hesabını veririz.

* Milletvekili arkadaşlarımız da çalışıyor. Büyük bir uyum ve kararlılık içinde büyük bir azimle çalışıyorlar. Kara kışa bakmadan halkın nabzını tutma, onları bir şekliyle parlamento kürsüsünde dile getirmek için çaba harcıyorlar. Bu nedenle bütün milletvekili arkadaşlarımıza yürekten teşekkür ederim. Milletvekillerimiz Düzce’ye gittiler, herkesle bir şekliyle ilişki kurdular. Sadece onların sorunlarına ürettiğimiz çözümleri onlara anlatmak için. Bir taksici şöyle diyor; ‘Deprem ne ki, depremden daha kötü bir durumla karşı karşıyayız. Burası işlet bir durak, ona rağmen kazandığımı benzine veriyorum. Trafik cezası falan gelirse cepten yiyoruz. Eskiden ayda iki kilo evime et alabiliyorum, şimdi yarım kilo götürebiliyorum’ diyor. Benim bilmediğim ama arkadaşların raporlarından öğrendiğim Düzce hava kirliliği açısında Türkiye’de bir numara. Dünyadaki en kirli havaya sahip 15 merkezden biriymiş.

* AK Partili bir milletvekilinin yaptığı toplantıda yine AK Partili bir çiftçi çıkıp ‘Ben açım aç’ dedi. Normalde bu insanın düşünülmesi, dinlenmesi lazım. Gerçekle yüzleşmesi lazım. Yaptıkları iş atın salondan dışarı… Bu sorunlar karşısında çaresiz kalmak demektir. Biz bunu yapmayacağız. İktidar olduğumuzda bütün eleştirilere açık olacağız. Her şikayet bizim başımızın üstüne.

* Çiftçilerimizin büyük sorunları var. Anayasaya göre, herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Teşkilat kurulmuş. Çiftçi de Bağkur primi ödemek zorunda. Son bir yılda Bağkur primlerine yüzde 45 zam yapıldı ortalama. Çiftçi yıllık 20 bin lira para ödemek zorunda sosyal güvenliğini sağlamak için. Son bir ayda 30 bin çiftçi sistemden çıktı. Geleceğini güvence altına alması gerekirken ödeyemiyor.

Merkez Bankası’nı eleştirdi

* Merkez Bankası’nın faizini düşürdüler bankaya verilecek para için. Şimdi vatandaş sanıyor ki Merkez Bankası’nda faiz düştü, bütün bankalarda faiz düştü. Tam bir aldatmaca… Hazine açısından bakalım. Devlet borçlanırken faiz düştü mü? İki yıl vadeli devlet iç borçlanma yüzde 17’den yüzde 24’e çıkmış vaziyette. Hani faiz düşmüştü? Hani Nas vardı, hani faiz haramdı? Gidiyorsun Merkez Bankası’ndan düşük faizle alıyorsun, gidiyorsun Hazine’ye yüzde 24’den satıyorsun. Bunun tamamı da milletin sırtına yıkılıyor.

* Merkez Bankası normalde nisan ayında yapacağı olağan genel kurulunu şubat ayına almış. Malum yıl sonunda bir hesap yapmışlardı ‘60 milyar lira kâr elde etti’ diye. Hazine tam takır. 60 milyar lirayı nasıl ödeyecekler? Genel kurulu erkene aldılar, erken genel kurul yapıp 60 milyar lirayı Hazine’ye verecekler. 60 milyar lira Türkiye Cumhuriyeti için büyük para değil, önemli olan 60 milyar liraya muhtaç hale gelen bir hazinedir.

‘Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı bize verin Şanlıurfalı bütün çiftçilere elektriği bedava vereceğiz’ dedim. Aynı zamanda buradan çiftçiler gelir elde edecekler ve kar payı alacaklar dedim. Bu tabii birilerini çok rahatsız etmiş. ‘Elektriği çiftçiye bedava verecekmiş. Elektriğin belediyelerin görev alanında olmamasına rağmen’ demiş… Dünyadan haberi yok. En azından kendi belediyesi şu anda Şanlıurfa. Akçakale’de güneş enerjisinden elektrik üretilecek. Yani çalışıyorlar şu anda ama haberi yok. Kılıçdaroğlu söyledi ya mutlaka aksini söylemeli…

* Buradan Şanlıurfalılara söyleyeyim. Belediye başkanlığını bize verdiğinizde 1 milyar 524 milyon 57 bin 906 dolar. Bu yatırımı yapacağız. Güneş tarlaları olacak orada. Allah’ın verdiği güneşten elektrik elde edeceğiz. Üç yılda yapacağız biz bunu. Projenin yıllık getirisi 519 milyon 79 bin 50 dolar. 5 yıl sonra bütün masraflar çıkıyor. Şanlıurfalı çiftçilere sözümüzdür. Güneş enerjisini kuracağız bütün çiftçilere elektriği bedava vereceğiz.

‘Erdoğan’ı konuşmanın anlamı yok’

* Erdoğan Türkiye’yi öyle sisli puslu hale getirdi ki bu karanlıktan onu konuşarak çıkamayız. Düşündüm ki artık Erdoğan’ı konuşmanın pek bir anlamı yok, zaten çirkin küfürbaz dil bu onun dili. Biz onun seviyesine inmeyiz, inmemeliyiz de sade vatandaş da bunu görüyor. Ülkeyi öyle bir hale getirdi ki artık sadece kendisini konuşmanın hiçbir anlamı kalmadı. Çünkü mesele Erdoğan değil mesele Türkiye. Türkiye’nin hayalleri öldü. Türkiye’nin geleceği için hepimiz korkuyoruz ve ciddi bir endişe içindeyiz. Gittiğimiz sahalarda bunu görüyoruz.

* Artık kendisini bir kenara itip, hoşgörüsüzlüğü azaltmaya yönelik adımlar atmanın zamanıdır. Bundan dolayı helalleşme dedim. Bunun için helalleşelim dedim. Bunun için kucaklaşmaya, hoşgörüye ihtiyacımız var dedim. Helalleşme yolculuğuna başladım ve sürdürüyorum. Amacım yarın yöneteceğimiz devletin çeşitliliğiyle gurur duyacağımızı ve kapsayıcı olacağımızı halkımıza anlatmak. Gittiğim hiçbir yerde zorunlu olmadıkça ne Erdoğan’ı ne de partisini konuşacağım. Samimi bir şekilde ‘Ben buraya barışmaya, helalleşmeye geldim’ diyeceğim.

* Bu ülke hiçbir zaman harika olmadı ancak bu ülke hiçbir zaman bu kadar adaletsiz de olmadı. Bu ülkede fakir bir ülkenin zengin çocuğu bu ülkenin en iyi okullarında okuyabiliyordu. Erdoğan’ı artık konuşmanın bir anlamı yok. Nasıl bir adalet sistemi getireceğiz onu konuşmak istiyoruz. Sadece ekonomiyi değil verimliliği de yok etti.

Kaynak: Diken.com.tr


En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
rk
rk

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.