Mersin bir deniz, bir liman ve bir plaj şehriydi…
değerli hocamız Uğur Ersoy’ un anılarından:
Müftü Deresine doğru köprüye doğru uzanan yol biraz yokuştu. Ağabeyim en fazla burada zorlanır, kan ter içinde kalırdı.
O dönemde Kışla Caddesinin sağ tarafında portakal bahçeleri vardı ve bu bahçeler Müftü Mahallesi’ne kadar uzanırdı. Köprüye dönmeden önce durur, sağdaki bahçenin çitindeki ağaçtan plajda oynayacağımız topları (!) temin ederdik. Evet, savaş döneminin yoklukları içinde büyükler gibi çocuklar da yaratıcı olmak zorundaydı. O yıllarda plastik henüz bulunmamıştı. Bu nedenle toplar lastikten yapılırdı. Savaşta lastik stratejik bir malzeme olduğundan, Türkiye’ye gelmiyordu. Söylemeye gerek yok, o yıllarda ülkemizde sanayi de yok denecek kadar azdı.
Top diye kopardığımız meyve ne idi bilmiyorum. Her ne ise, on on iki santimetre çapındaki bu yeşil, üzeri pürüzlü meyveden birkaç tane koparırdık. Meyve dedim ama yanlış anlamayın. Bu yenmeyen, işe yaramayan bir meyveydi. Bu nedenle meyveyi koparmamıza bahçe sahibi sesini çıkartmazdı.
Plajda kumda top oynamak zaten yasaktı. Bu nedenle meyve topumuzla denizde oynardık. Mersin denizi hiç belli olmazdı. Bazen plaj çok dalgalı olurdu. Denizin dalgalı olduğu günler bizim ünlü plaj çok tenha olurdu. Biz birkaç arkadaş ise dalgalı denize bayılırdık. Sahilden biraz uzaklaşır, açıklara bakarak büyük bir dalga beklerdik. Şöyle iki metre yüksekliğinde bir dalga yakaladığımızda kendimizi yüzükoyun dalganın önüne bırakırdık. Dalga bizi büyük bir hızla kıyıya atardı. Bu oyuna bayılırdık. Bu bizim sörfümüzdü.
Denizde oynadığımız diğer bir oyun da “deve güreşi” veya “horoz döğüşü” diye adlandırılan oyundu. Deve güreşinde, beline kadar suyun içine girdikten sonra, arkadaşınız gelip omuzunuza otururdu. Böylece oluşan iki çift karşı karşıya gelir, omuza oturanlar birbirini iterek düşürmeye çalışırdı. Altta olan üsttekinin bacaklarını sımsıkı tutarak düşmesini engellerdi.
Düşen çift oyunu kaybederdi. Alttakiler hep erkek olurdu. Sırta alınanlar ise bazen erkek, bazen de kız. Tahmin edebileceğiniz gibi hepimiz sırtımıza binenin kız olmasını tercih ederdik, oyunu kaybedeceğimizi bile bile.
Biz çocuklar denize, daha doğrusu suya doyamazdık. Öğlen eve geldikten bir süre sonra çıkıp Müftü Mahallesine giderdik. Orada arkadaşlarla buluşur, dere boyunca göbete kadar yürürdük. Göbet, dere suyunun derin olduğu, küçük çaplı göllere denirdi. Bu sözcük belki de “göbek” sözcüğünün çarpıtılmışıdır? Göbetin sağ yakasında arazi dimdik yükselirdi.
Biz önce bu bayırı su atarak kaygan bir duruma getirirdik. Sonra öbür taraftan dolaşarak yamacın tepesine çıkardık. Kaygan toprağın üstüne oturup kendimizi bırakınca, hızla kayıp aşağıdaki suya gömülürdük. Hiç üşenmeden bu hareketi defalarca tekrarlardık. Yamaçtan kayıp suya düşmek o kadar keyifliydi ki, külfetine değerdi.
O zamanlar derede sık sık çocuk boğulurdu. Annelerimiz bizim zevkli bulduğumuz bu oyunu duysalar kim bilir ne kadar korkarlardı?
Abdullah’ın evi dere kenarındaydı. O, etrafta büyük bir kütük bulursa dereye atar, sonra evlerinin önünde bu kütüğü alırdı. Gittiğimiz göbetin arkası portakal bahçesiydi. Bahçenin içinde, çite yakın birçok ağaç gövdesi gördük. Tepesi kesilmiş ağaçların oluşturduğu bu kütükler yaklaşık bir metre yüksekliğindeydi. Bizim Apto (Abdullah) kütüğün birine iki eliyle asılınca kütük topraktan çıktı.
Anlaşılan ağaçlar epeyce bir zaman önce kesildiğinden, kökleri çürümüştü. Apto ilk kütüğü dereye attıktan sonra sırasıyla diğerlerini çıkarmaya başladı.
Apto kuvvet gösterisi yaparak kütüğe yükleniyor, kütükler yerinden çıktıkça bizden alkış alıyordu. Güzel vücudu olan sportmen Apto, filmlerde kuvvetine hayran kaldığımız Tarzan’a özeniyordu. Her kütük söküşünde bize poz atarak, “Tarzan bilir,” diye bağırıyordu.”

ABDULLAH AYAN
YEREL
23 Nisan 2026YEREL
23 Nisan 2026YEREL
23 Nisan 2026YEREL
23 Nisan 2026YEREL
23 Nisan 2026YEREL
23 Nisan 2026YEREL
23 Nisan 2026
1
YENİ BİR ÇAĞIN EŞİĞİNDE: AVRUPA VE ORTA DOĞU’DA STRATEJİK UYANIŞ VE DEMOKRATİK BİRLİK
2850 kez okundu
2
SİYASİ PARTİLERİMİZ – 2: AK PARTİ
2567 kez okundu
3
ANILARLA YAŞAMAK
2501 kez okundu
4
Söz Ver, Ama Tut: Gençlere ve İş Dünyasına Notlar
2438 kez okundu
5
Başkan Deniz, sınıfı geçti
2326 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.