Mersin, yıllardır Türkiye’nin dış ticaret kapılarından biri olarak gösteriliyor. Liman büyüyor, rıhtımlar uzuyor, konteyner sayıları artıyor ve milyonlarca ton yük Mersin üzerinden dünyaya dağılıyor. Son açıklanan projelerle liman kapasitesinin daha da artırılması hedefleniyor. Yeni dolgu alanları oluşturuluyor ve liman her geçen gün büyümeye devam ediyor.
Ancak artık yüksek sesle sorulması gereken bir soru var: Mersin büyüyor mu, yoksa sadece liman mı büyüyor?
Çünkü bu kentin insanı, limanın yarattığı yükü her gün yaşamının içinde hissediyor. Ağır tonajlı araçlar kent trafiği üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Şehir merkezindeki ulaşım sorunları büyüyor. Kıyılar değişiyor, çevresel kaygılar artıyor. Bu nedenle TMMOB ve meslek odaları yıllardır liman genişleme projelerine ilişkin itirazlarını ve hukuki girişimlerini sürdürüyor. Mesele limanın varlığı değil; büyümenin kent yaşamı üzerindeki etkilerinin nasıl yönetileceğidir.
Bütün bunların karşılığında ise Mersin halkı doğal olarak şu soruyu soruyor: Bu milyarlarca dolarlık ticaretin ne kadarı Mersin’in sosyal yaşamına, sporuna, kültürüne ve kent altyapısına geri dönüyor?
Elbette limanın sağladığı istihdam ve ekonomik katkılar küçümsenemez. Ancak günümüzde kentler yalnızca ekonomik göstergelerle değerlendirilmiyor. Yaşam kalitesi, sosyal yatırımlar, gençlere sunulan fırsatlar ve kent aidiyeti de en az ekonomik büyüme kadar önem taşıyor.
Türkiye’nin birçok kentinde büyük sanayi kuruluşları ve liman işletmeleri, bulundukları şehirlerin spor kulüplerine destek oluyor, gençlik projelerine katkı sunuyor ve sosyal sorumluluk çalışmaları yürütüyor. Mersin ise bu konuda yıllardır daha güçlü bir sahiplenme bekliyor. Mersin İdman Yurdu başta olmak üzere bu kentin spor kulüpleri ve amatör branşları, Mersin’in ortak değerleridir. Bu kentten kazanç sağlayan büyük kuruluşların Mersin sporuna ve gençliğine daha fazla katkı vermesi artık bir tercih değil, toplumsal bir sorumluluk olarak görülmelidir.
Çünkü güçlü kentler yalnızca vinçlerle, depolarla ve konteyner sahalarıyla kurulmaz. Güçlü kentler; gençleriyle, sporuyla, kültürüyle ve ortak aidiyet duygusuyla büyür.
Bir başka soru ise yıllardır cevabını bekliyor. Uzun yıllar boyunca Mersin’in geleceğinin en önemli projelerinden biri olarak anlatılan Ana Konteyner Limanı projesinin akıbeti konusunda kamuoyunda hâlâ soru işaretleri bulunuyor. Yeni liman projeleri ve yeni yatırım alanları konuşulurken, Mersin halkı haklı olarak bu süreçlerde kendi kentinin neden geri planda kaldığını sorguluyor.
Kimse liman kapansın demiyor. Kimse ticaret dursun demiyor. Kimse yatırım gelmesin demiyor. Tam tersine, Mersin’in daha fazla yatırım almasını, daha fazla üretmesini ve daha fazla büyümesini herkes istiyor.
Ancak artık Mersin de kazansın.
Mersin’in yolları kazansın.
Mersin’in gençleri kazansın.
Mersin’in spor kulüpleri kazansın.
Mersin’in sahilleri kazansın.
Mersin’in insanı kazansın.
Çünkü bir kent yalnızca yük taşıyarak değil, ürettiği değerden hak ettiği payı alarak büyür.
Saygı ve sevgi ile…

SEYFETTİN ATAR
YEREL-
2 gün önceGÜNDEM
6 gün önceGÜNDEM
9 gün önceGENEL
9 gün önceDÜNYA
9 gün önceUNCATEGORİZED
11 gün önceGENEL
13 gün önce
1
TİSAN DAVASINDA GÖZLER YENİDEN KEŞİF SÜRECİNDE
4125 kez okundu
2
YENİ BİR ÇAĞIN EŞİĞİNDE: AVRUPA VE ORTA DOĞU’DA STRATEJİK UYANIŞ VE DEMOKRATİK BİRLİK
2917 kez okundu
3
SİYASİ PARTİLERİMİZ – 2: AK PARTİ
2609 kez okundu
4
ANILARLA YAŞAMAK
2538 kez okundu
5
Söz Ver, Ama Tut: Gençlere ve İş Dünyasına Notlar
2466 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.