Toplumsal adalet meselesi

Toplumsal adalet meselesi

ABONE OL
Nisan 29, 2026 10:03
Toplumsal adalet meselesi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Toplumsal adalet meselesi

‘Toplumsal sorunlarımızı bütün çabalara rağmen neden çözemiyoruz’ sorusu son derece önemli.

Neden-sonuç ilişkisi kurduğumuzda cevapları tam anlamıyla bulamasak da elde verilerimiz var. Toplumsal sorunların çözümünde etkili-yetkili gördüğümüz kişi, kamu görevlisi, kurum, dernek, STK, hiç fark etmez, sorun çözmek adına yola çıkanların ekseriyet çoğunluğu, toplumsal mesele uğraşını kişisel mesleğe dönüştürmüşler, çıkarları doğrultusunda kullanmışlar, yada kullanmaya devam ediyorlar.

İşte bu nedenle; çözümden çok çözümsüzlükle uğraşıyoruz. Bu çoklu nedenlerden dolayı da toplumsal adalet konusu sürekli ‘askı’ da duruyor.

Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş’in kayboluşlarının ardından ortaya çıkan gerçekler, kamu vicdanında çok derin yaralar açtı. Bu iki örnek, toplumsal adaletin bu ülkede neden askıda kaldığının yanıtıdır.

Devlet erkinden yetki alanlar, bu durumu ayrıcalık olarak değerlendirip çıkarları doğrultusunda kullanmak hakkına sahip değil. Vatandaşın canını, malını, namusunu korumakla görevli olanların ihanetinin hançeri vatandaşın sırtında saplı olarak durduğu sürece toplumsal adaleti sağlamak mümkün mü?

Kimse dokunulmaz değildir.

Toplumsal adalet şart; Ailede, mahallede, sokakta, okulda, kamuda, bütün alanlarda ortak ve eşit yurttaşlık hakkına sahibiz. Bu hakkı korumak, kollamak, yurttaşına sahip çıkmak, Devlet erkinin ve tüm kurumlarının görevidir. Kamu adına hesap sorma hakkına sahip erk mutlaka o hakkı kullanmalıdır. Böyle olursa vatandaş kendini güvencede hisseder, toplumsal adaletin sağlanması da kolaylaşır.

NACİ SAPAN

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
rk
rk

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.