TEK TİPÇİLİK, İNKÂR VE ORTAK GELECEK
“Kılıç artığı” gibi ifadeler, sıradan bir söz değildir.
Bu söylem, tarihsel olarak yok etme, silme ve geride kalanları değersizleştirme zihniyetinin dildeki karşılığıdır.
Bir topluluğa bu şekilde hitap etmek, yalnızca bir benzetme değil; hafızası olan bir tehdittir.
Bu nedenle bu tür ifadeler, toplumsal barışı zedeleyen en tehlikeli söylemlerden biridir.
Aleviler, Sünniler, Hristiyanlar, Yahudiler; ateistler, deistler, paganlar, Zerdüştler, Yezidiler…
Türkler, Kürtler, Araplar, Lazlar, Gürcüler, Çerkesler, Arnavutlar, Boşnaklar, Pomaklar, Romanlar, Tatarlar, Rumlar, Ermeniler ve daha niceleri…
Bu topraklar, saymakla bitmeyecek kadar çok inancın, kimliğin ve kültürün yüzyıllardır iç içe geçtiği bir coğrafyadır.
Bu nedenle toplumsal barış ve birlikte yaşama kültürü bu toprakların mayasında vardır.
Ancak ne yazık ki, bununla birlikte zaman zaman ortaya çıkan dışlayıcı ve katliamcı bir zihniyet de bu tarihin bir parçası olmuştur.
“Aleviler Kürt olamaz” tezi, hangi kaynaktan beslenirse beslensin, sonuçta kimliği inkâr eden bir bakışın ürünüdür.
Bir topluluğun kendi kimliğini tanımlama hakkını yok saymak, onu yeniden tarif etmeye kalkmak, açık bir dışlayıcılıktır.
Örneğin; “Aleviler Kürt olamaz”, “Aleviler Arap olamaz” ya da “Türk Hristiyan olamaz” gibi iddialar, gerçeklikle bağdaşmayan, tek tipçi bir zihniyetin yansımalarıdır.
Oysa her inanç, her etnik kimlik içinde farklı aidiyetler mümkündür.
Nasıl ki ateist ya da deist bireyler her etnik kökenden çıkabiliyorsa, aynı şekilde Alevilik ya da Hristiyanlık da farklı halklar içinde var olabilir.
Toplumsal gerçeklik, bu çeşitliliğin kendisidir.
Oysa bu ülke tek kimlikten ibaret değildir.
Bu topraklar, farklı halkların, farklı inançların ve farklı kültürlerin birlikte var olduğu bir tarihsel birikime sahiptir.
Bu çeşitlilik bir sorun değil, tam tersine bir zenginliktir.
Sorun, bu zenginliği kabul etmek yerine tek tipçi bir anlayışı dayatmaktır.
Farklı olanı tehdit olarak gören, onu ya dönüştürmek ya da görünmez kılmak isteyen bu yaklaşım, tarih boyunca ağır bedeller üretmiştir.
Kerbela Olayı,
Horasan coğrafyasında yaşanan kırılmalar,
ve Anadolu’da farklı dönemlerde ortaya çıkan baskı ve katliamlar…
Tüm bu süreçler, tek tipçi ve dışlayıcı zihniyetin nasıl sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir.
Kaldı ki Anadolu’da yaşayan halklar yüzyıllar boyunca birbirleriyle etkileşim içinde olmuş, karışmış ve büyük ölçüde ortak bir kültürel ve toplumsal yapı oluşturmuştur.
Bu durum bir zayıflık değil, tam tersine güçlü bir toplumsal zemin anlamına gelir.
Bundan rahatsız olmak yerine, bunu bir zenginlik olarak görmek gerekir.
Bu nedenle “kılıç artığı” gibi ifadeler yalnızca muhafazakâr bir bakışta değil, zaman zaman ulusalcı söylemler içinde de karşılık bulabilmektedir.
Bu ise sorunun ideolojilerden bağımsız, daha derin bir zihniyet meselesi olduğunu göstermektedir.
Seküler bakış açısı ise özünde hem ortodoks dinci yaklaşımları hem de ırkçılığı reddeder.
Bu nedenle kendisini ulusalcı olarak tanımlayan her yaklaşımın seküler olduğunu söylemek mümkün değildir.
Eğer bir söylem farklı kimlikleri dışlıyor, onları yok sayıyor ya da aşağılıyorsa, bu yaklaşım seküler değil; dışlayıcı bir ideolojik tutumdur.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; geçmişin dışlayıcı dilini yeniden üretmek değil,
barış ve hoşgörü kültürünü güçlendirmektir.
Bir ulusun güçlü ve diri kalabilmesi, farklılıklarını bastırmasına değil;
onları tanımasına ve zenginlik olarak görmesine bağlıdır.
Gerçek olan basittir:
İnsanlar kendilerini nasıl tanımlıyorsa, o kimlikle vardır.
Bu hak tartışmaya açık değildir.
Ya kılıç kültürü ile ırkçılığa savrulacağız,
ya da farklılıklarımızla ortak bir geleceğe yelken açacağız.
Tercih hepimizin

Prof. Dr. Erkan AKTAŞ
YEREL
28 Nisan 2026YEREL
28 Nisan 2026YEREL
28 Nisan 2026YEREL
28 Nisan 2026YEREL
28 Nisan 2026YEREL
28 Nisan 2026YEREL
28 Nisan 2026
1
YENİ BİR ÇAĞIN EŞİĞİNDE: AVRUPA VE ORTA DOĞU’DA STRATEJİK UYANIŞ VE DEMOKRATİK BİRLİK
2886 kez okundu
2
SİYASİ PARTİLERİMİZ – 2: AK PARTİ
2570 kez okundu
3
ANILARLA YAŞAMAK
2502 kez okundu
4
Söz Ver, Ama Tut: Gençlere ve İş Dünyasına Notlar
2439 kez okundu
5
Başkan Deniz, sınıfı geçti
2327 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.