19 MAYIS: ALGI ÇAĞINDA BİR RUH ARAYIŞI
38 yaşındaki bir lider, dalgaların içinden Samsun’a çıkıyordu.
Yorgun bir imparatorluğun, parçalanmış bir toplumun ve umudunu kaybetmeye başlamış bir halkın içinde yeni bir mücadele ruhu arıyordu. Bugün ben de Akdeniz’de, dalga seslerinin arasında, kıyıya vuran rüzgârın içinde biraz bunu hissetmeye çalışıyorum.
Bir tarafta deniz…
Bir tarafta güneş…
Bir tarafta ekranlardan akan yüzlerce 19 Mayıs paylaşımı…
Ve zihnimde tek bir soru:
Gerçekten 19 Mayıs bugün ne ifade ediyor?
“Gençlik ve Spor Bayramı” ifadesi artık bana fazla klasik, fazla törensel geliyor. Çünkü 19 Mayıs yalnızca bir bayram değildi hiçbir zaman. 38 yaşındaki bir liderin İstanbul’dan Samsun’a doğru giderken aldığı büyük riskti. Çökmüş bir imparatorluğun içinde yeni bir irade arayışıydı. Mücadeleydi. Örgütlenmeydi. İtirazdı. Umuttu.
Peki bugün?
Bugün simgeler var. Çok fazla simge var.
Ama simgelerin altında boşalan anlamlar da var.
Paylaşıyoruz.
Anıyoruz.
Tekrar ediyoruz.
Ama gerçekten hissediyor muyuz?
Bir dönem 19 Mayıs ruhu dediğimiz şey;
mücadele ruhuydu,
eleştiri ruhuydu,
risk alma cesaretiydi,
bedel ödeme iradesiydi.
Bugün ise başka bir çağdayız.
Algılar çağındayız.
Artık çoğu şeyi:
algılar,
görseller,
sloganlar,
gündem akışları belirliyor.
Ne iktidar eski anlamıyla iktidar,
ne muhalefet eski anlamıyla muhalefet.
Çünkü artık derin tartışmalardan çok görünürlük var.
Örgütlenmeden çok etkileşim var.
Mücadeleden çok imaj var.
Belki de bu yüzden insanlar giderek yalnızlaşıyor.
Kalabalıkların içinde ama yalnız…
Çünkü simgeler bazen ortak ruh üretmek yerine insanları sessizce birbirinden uzaklaştırabiliyor.
1968 ruhu yok bugün.
1978 ruhu yok bugün.
Mücadele ruhu zayıf.
İsyan duygusu dağılmış durumda.
Ama buna rağmen sürekli bir tekrar hali var.
Sanki tarihin ruhunu değil, sadece görüntüsünü taşıyoruz.
Ve belki de asıl sorun burada başlıyor.
1919’un anlamı geçmişi kutsamak değildi.
Kendi döneminin manifestosunu yazabilmekti.
Bugün ise yeni çağın yeni manifestosu henüz ortaya çıkmadı.
Çünkü dünya değişti.
İnsan değişti.
İletişim değişti.
Gerçeklik bile değişti.
Belki artık başka bir eşiğin içindeyiz.
Ne tam geçmişin içindeyiz ne de geleceğin.
Ama yine de bir soru kıyıda duran dalga sesi gibi insanın zihnine çarpıyor:
Algılar dünyayı değiştirebilir mi?
Yoksa dünyayı hâlâ umut, direnç, mücadele ve ortak ideal mi değiştirir?
Belki de bugün 19 Mayıs’ın yeniden sorulması gereken en önemli sorusu budur.

Prof. Dr. Erkan AKTAŞ
UNCATEGORİZED
1 gün önceEKONOMİ
4 gün önceDOĞA
5 gün önceGENEL
5 gün önceYEREL-
5 gün önceGÜNDEM
5 gün önceGENEL
6 gün önce
1
YENİ BİR ÇAĞIN EŞİĞİNDE: AVRUPA VE ORTA DOĞU’DA STRATEJİK UYANIŞ VE DEMOKRATİK BİRLİK
2901 kez okundu
2
SİYASİ PARTİLERİMİZ – 2: AK PARTİ
2585 kez okundu
3
ANILARLA YAŞAMAK
2515 kez okundu
4
Söz Ver, Ama Tut: Gençlere ve İş Dünyasına Notlar
2447 kez okundu
5
Başkan Deniz, sınıfı geçti
2339 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.