Cumhuriyeti Kim Kurdu, Bedelini Kim Ödüyor?
103 Yıllık Cumhuriyetin Ardından Üreticinin, İşçinin ve Emeklinin Değişmeyen Geçim Mücadelesi…
Cumhuriyetimizin 103. yılını kutlarken yalnızca geçmişte kazandıklarımızı hatırlamakla yetinemeyiz. Bugün nerede durduğumuzu, Cumhuriyetin kuruluş hedeflerinden ne kadarını gerçekleştirebildiğimizi de sorgulamak zorundayız.
29 Ekim 1923’te Cumhuriyet, bir yönetim biçiminin ötesinde; egemenliğin millete ait olduğu, yurttaşların eşitliği, bağımsızlık ve çağdaşlaşma hedefleri üzerine kuruldu. Peki, aradan geçen 103 yıla rağmen bu ideallerle bugünkü gerçeklerimiz arasında nasıl bir mesafe oluştu?
Bu muhasebeyi yalnızca siyaset üzerinden yapamayız. Ülkemizin gerçek durumunu görmek istiyorsak tarladaki üreticiye, fabrikadaki işçiye, pazardaki esnafa, geçim derdindeki aileye ve ömrünü çalışarak geçirmiş emekliye bakmalıyız.
Çünkü bir ülkenin gerçek başarısı, yalnızca ne kadar büyüdüğüyle değil, o büyümeden vatandaşlarının ne kadar pay alabildiğiyle ölçülür.
Üreten Üretemiyorsa, Emekçi Geçinemiyorsa, Emekli Yaşayamıyorsa Nerede Yanlış Yaptık?
Toprağını işleyen üretici, artan girdi maliyetleriyle boğuşuyor; ürettiğini hak ettiği değerde satabilmenin mücadelesini veriyor. Emeğiyle hayatını kazanan işçi, aldığı ücretle ay sonunu getirmeye çalışıyor. Yıllarca çalışıp ülkesine katkı sunmuş emekli ise bugün hak ettiği huzurlu yaşamın özlemini çekiyor.
Bir tarafta ürettiğinin karşılığını alamayan çiftçi, diğer tarafta çalıştığı hâlde geçinemeyen işçi var. Yıllarca alın teri dökmüş emekli ise hayatının en huzurlu dönemini yaşaması gerekirken temel ihtiyaçlarını karşılamanın hesabını yapmak zorunda kalıyor.
Soruyorum: İnsanlar çalıştıkları hâlde geçinemiyorsa, üretici emeğinin karşılığını alamıyorsa, emekli insanca yaşayamıyorsa burada bir yanlışlık yok mu? Ekonomik ve sosyal politikalarımızı yeniden gözden geçirmemiz gerekmiyor mu?
Cumhuriyetin hedefi yalnızca bağımsız bir devlet kurmak değildi. Üreten, kalkınan, emeğe değer veren ve insanına insanca yaşam koşulları sağlayan bir ülke yaratmaktı.
Cumhuriyetin Kazanımlarıyla Yetinemeyiz, İdeallerini Yaşatmak Zorundayız
Elbette Cumhuriyet tarihimiz boyunca elde edilen kazanımları görmezden gelemeyiz. Ancak geçmişin başarılarıyla övünmek, bugünün sorunlarını görmezden gelmemize gerekçe olamaz.
Cumhuriyet; adalet, demokrasi, eşit yurttaşlık, üretim ve emeğin karşılığını alabilmesi demektir. Cumhuriyetin gerçek anlamı, bu değerlerin yalnızca sözde kalmaması, hayatın içinde karşılık bulmasıdır.
Bu nedenle Cumhuriyetin 103. yılını kutlarken kendimize şu soruyu sormalıyız:
Bu ülkenin değerlerini üretenler, hak ettikleri yaşam koşullarına kavuşabildi mi?
İşte asıl mesele budur!
103 yıl önce bu ülkenin insanları bağımsızlık uğruna büyük bedeller ödedi. Cumhuriyeti kurdu, geleceğine sahip çıktı. Bugün ise üreticinin borçla, işçinin geçim sıkıntısıyla, emeklinin yoksullukla mücadele ettiği bir tabloyla karşı karşıyayız.
Cumhuriyetin kuruluşundaki en büyük hedeflerden biri, bu ülkenin insanlarına insanca bir yaşam sunmaktı. O hâlde artık kendimize şu soruyu sormaktan kaçamayız:
Biz Cumhuriyeti hangi noktaya taşıdık? Gelecek kuşaklara nasıl bir ülke bırakıyoruz?
Çünkü Cumhuriyet, yalnızca geçmişte kazanılmış bir zaferin adı değildir. Üretenin kazandığı, emeğin karşılığını bulduğu, emeklinin huzurla yaşadığı; adaletin, özgürlüğün ve eşitliğin herkes için güvence altında olduğu bir ülke idealidir.
Cumhuriyeti kurmak büyük bir zaferdi. Onu demokrasiyle, adaletle, üretimle ve toplumsal refahla yaşatmak ise hepimizin sorumluluğudur.
Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Cumhuriyetimizi kuranları saygı, minnet ve özlemle anıyorum.
Yaşasın Cumhuriyet!
MEHMET OK
UNCATEGORİZED
01 Kasım 2026DÜNYA
01 Kasım 2026MAGAZİN
01 Kasım 2026GÜNDEM
01 Kasım 2026DÜNYA
01 Kasım 2026DÜNYA
01 Kasım 2026GÜNDEM
01 Kasım 2026
1
THY, 2026 Skytrax Ödülleri’nde dünyanın en iyi 5’inci havayolu seçildi
11292 kez okundu
2
Adaletin Cinsiyeti Olmaz: Kadını da Erkeği de Aynı Terazide Tartmak
9682 kez okundu
3
Irak Başbakanı Zeydi: ‘Uluslararası Koalisyonun Irak’taki görevinin sona ermesi için 30 Eylül kesin tarih’
7710 kez okundu
4
Barışın Evrensel Dili ve Türkiye’nin Tarihsel Eşiği
6859 kez okundu
5
MERSİN’DE YENİ PARTİ…
6782 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.