Devlet ve siyasette küslük meselesi

Devlet ve siyasette küslük meselesi

ABONE OL
Temmuz 26, 2026 14:56
Devlet ve siyasette küslük meselesi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Devlet ve siyasette küslük meselesi

Naci Sapan

Eskiler derdi ki; “Devlette küslük olmaz”. Kırılmalar, kırgınlıklar olur, sonuçta bireyler, toplum o Devletin temelidir, karşılıklı ihtiyaçlar sonucu oluşmuştur.

Siyaset kurumları da Devlet’in, toplumun bir parçasıdır. Elbette ki, bu alandada kırılmalar, kızgınlıklar olabilir. Ancak, son dönemlerde seyrettiğimiz tablo Türkiye siyaseti açısından son derece vahim bir tablo.

Evet; CHP üzerinden olan bitenden söz ediyorum. Düne kadar birlikte olanların birbirlerine sarf ettiklerine bakıyoruz, siyaseten bir yenme veya yenilgiye uğratma meselesini aşmış, kişisel kavga ve küfrün merkezine dönüşmüş. Üzüntü verici.

Siyasettede, devlette olduğu gibi küslüğün olmadığına dair hepimizin tanıklığı var. Daha öncede gitmeler, ihraçlar, istifalar oldu, yıllar, aylar geçti, el sıkışıldı, göreve davet edilenler oldu, kendiliğinden dönenler oldu, birlikte yollar yüründü.

Tarafsız bir gözle izliyorum, CHP ile yeni parti arasında esen fırtına, siyasetin yeniden dizayn edilmesinden daha öte bir kavganın ürünü, kurgusuz bir açık hava tiyatrosu gibi, replikler şahsi, aynı zamanda çok seviyesiz, irite edici. Her iki taraf açısından ‘kontrolsüz’.

PKK ile Devletin barıştığı, sorunlara çözüm aradığı bu süreç aslında ciddi. CHP’lilerin bunu okuması lazım. Kavganın, çatışmanın, ölümlerin yaşandığı uzun bir dönem geride bırakılıyor, barışçıl çözümlerin muhakemesi yapılıyor.

Yani, sonuç itibariyle uzun, kısa, orta vade; her neyse siyaset arenasında bir gün herkes bir araya gelebilir, anlaşabilir, birlikte yol güzergahı çizebilir. Çünkü, mesele şahsi değil, toplumsal parametrelere hitap ediyor. Bu kontrolü sağlamak iki partinin Genel Başkanının sorumluluğundadır. Ülke yangın yeri iken, kimse aynanın karşısına geçip saçını tarayamaz. Bu kavga türünden herkes rahatsız. Bekleyip göreceğiz, aynı kaynaktan beslenen iki parti, parlamentoda aynı karara imza atacak. Bu durum, siyaset sosyolojinin doğasında var.

İmralıda, dört duvar arasında kavgaya son verme çabası içinde olan Abdullah Öcalan, siyasette kavganın ilelebet devam etmeyeceğinin, edemeyeceğinin en uç örneğidir.

Muhataplarına duyurulur.

NACİ SAPAN

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
rk
rk

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.