Mersin’de Alarm Zilleri: Dijitalde Sınıfta Kaldık, Betonda Boğuluyoruz!..

Mersin’de Alarm Zilleri: Dijitalde Sınıfta Kaldık, Betonda Boğuluyoruz!..

ABONE OL
Nisan 17, 2026 11:34
Mersin’de Alarm Zilleri: Dijitalde Sınıfta Kaldık, Betonda Boğuluyoruz!..
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mersin’de Alarm Zilleri: Dijitalde Sınıfta Kaldık, Betonda Boğuluyoruz!..

Ankara Sanayi Odası’nın (ASO-İLTEK) son raporları önümüzde…
Veriler soğuk, veriler net ama bir o kadar da ürkütücü. Mersin için çizilen tablo, bir başarı
hikâyesinden ziyade, bir “yerinde sayma” hatta stratejik bir “gerileme” öyküsü sunuyor.
Peki, kent dinamikleri yaklaşan bu büyük tehlikenin farkında mı?
Öncelikle “Yaşam Kalitesi ve İş Gücü Çekiciliği” meselesine bakalım…
2023’te 43. sırada olan Mersin, 2024’te 50. sıraya gerilemiş, 2025’te ise 40. sıraya bir hamle yapmış
gibi bir tablo çıkıyor karşımıza…
Şimdi ortaya çıkan verilerden hareketle, “Son bir yılda 10 sıra birden yükseldik” diyerek başarı
masalları anlatacak Sinderella’ ları bir yana bırakırsak, meselenin sadece sıralamadan ibaret olmadığı;
kentin nitelikli insan tutma kapasitesindeki istikrarsızlığa dikkat çekmemiz gerektiği gerçeğiyle karşı
karşıyayız…

Öğrenci dostu kentler sıralamasında Türkiye 2.’si olan Mersin’ in, kadın/erkek ücret oranı bakımından

  1. sırada! Yer alması gerçeği karşısında oturup düşünmemiz gerekmiyor mu?
    Gençleri kentimizde çeşitli avantajlarla okumaya çağırıyoruz ama onlara adil ve sürdürülebilir bir
    gelecek sunamıyoruz.
    Pek çok kurum ve kuruluşun “Kanatlandık, uçuyoruz” teranelerine karşı gerçek tablo şudur:
    Teknolojik gelişmişlik sıralamasında yanı başımızdaki Gaziantep 9. sırada yer alırken, Mersin 43- 46.
    lık diliminde sıkışmış, hatta dibe doğru çakılmış durumda. Türkiye’nin GSYH bazında ilk 10
    ekonomisinden biri olan Mersin’in, teknoloji endeksinde bu kadar geride kalması, kentin “Düşük
    Teknoloji Tuzağı” na yakalandığının en vahim ve somut kanıtı…
    Gaziantep, Konya veya Kayseri gibi iller, sanayilerini savunma sanayi bileşenleri ve makine gibi “orta-
    yüksek teknoloji” segmentine atlarken; Mersin ekonomisinin lokomotifi olan; lojistik, tarım ve gıda
    sanayii hâlâ geleneksel yöntemlere bağımlı.
    Daha da acısı Üretim süreçlerimiz katma değer yaratacak yüksek teknolojiyi ve otomasyonu bir türlü
    içselleştiremiyor.
  2. Mersin bugün tam anlamıyla ve elbirliğiyle şişirilmiş bir “Beton Balonu” üzerinde oturuyor.
    Türkiye genelinde inşaatın GSMH içindeki payı yüzde 5-6 seviyelerindeyken, Mersin’de bu oran yüzde
    15,5! (TÜİK 2025 GSMH verileri)
    Evet uçuyoruz, doğru Ülke şampiyonuyuz ama nereye doğru uçtuğumuz ve neyin şampiyonu
    olduğumuz sorularına gerçeklerden uzaklaşmadan somut yanıtlar verecek durumda mıyız?
    Korkarım ki, mevcut potansiyelimizi büyütmek yerine, olanı da tüketen bir kent haline gelme riskiyle
    karşı karşıya Mersin…
    Tüm umudunu betona bağlamış bir kentin, Dijital Altyapı ’da 59. sıraya yuvarlanmış olması alarm
    zillerinin çalması için yeterli değil mi?
    Ticaret var ama dış ticareti teknolojiye dönüştürme, teknolojiden yararlanarak katma değeri yüksek
    bir düzeye taşıma arayışı yok…
    Üniversitelerimiz var ama kentle, sanayiyle bağları kopuk.
    Nitelikli genç nüfus var ama beklentileri karşılanmadığı için geleceğini Mersin dışında arıyor, kentten
    kaçıyor…

Mersin’in temel sorunu kaynak değil, vizyon eksikliğidir.
Örneğin Kentin kaderini değiştirecek ve her alanda zenginleştirip ülkenin parmak ısıracağı bir refah
düzeyine taşıyacak “Ana Konteyner Limanı” fırsatı, kentin dinamikleri tarafından el birliğiyle kaçırıldı.

Liman işletmecisinin gücü, ne yazık ki Mersin’in ortak iradesini alt etmeyi başardı.
Ve Mersin ülkenin orta gelir tuzağından çıkmış, refah düzeyinde AB ülkeleriyle boy ölçüşecek bir
seviyeye çıkış öyküsünü yarıda bıraktı…

Şimdi önümüzde iki yol var: Ya geleneksel modellerle para kazanmaya devam edip bu düşük teknoloji
sarmalında boğulacağız ya da derhal kolları sıvayarak kenti yüksek gelirli, Ar-Ge odaklı bir yapıya
dönüştüreceğiz.

Özetin özetine gelecek olursak; Mersin, geçmişin mirasıyla zengin bir ticaret şehri olmasına rağmen
geleceğini yitirmekte olan zayıf bir teknoloji kenti görüntüsü çiziyor.
2024’ün 46. Ve 2025’in 43. sıraları, şehrin sahip olduğu ekonomik gücü “bilgi ekonomisine” tahvil
edemediğini ve teknolojik dönüşüm yarışında Anadolu’daki pek çok ilin bile hayli gerisinde kaldığını
acı bir şekilde ortaya koyuyor.

Ankara Sanayi Odası destekli TEPAV araştırma raporu, Mersin’in önüne konulmuş bir stratejik aciliyet
tablosudur.

Tabii, aynadaki vahim tabloyla yüzleşip ders çıkarma derdi olan varsa…


Abdullah AYAN
13.04.2026

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
rk
rk

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.