MODERN ÇAĞIN GÖRÜNMEYEN KAHRAMANLARI: BABALAR
Bugün Babalar Günü.
Bir baba olarak bugün sadece babaları değil, babalığın geçirdiği büyük dönüşümü düşündüm.
Geçmişte babalık daha belirgin rollerle tanımlanıyordu. Bugün ise dünya değişti, aile değişti, beklentiler değişti. Ancak babalık hâlâ bu dönüşümün tam ortasında yer alıyor.
Üstelik bugünün babaları yalnızca kendi hayatlarını yaşamıyor; geçmişten kalan baba algılarının yükünü de taşıyor. Geçmişin hataları, geçmişin önyargıları ve geçmişin otoriter baba örnekleri çoğu zaman günümüz babalarının üzerine yıkılıyor.
Bir anlamda bugünün babaları, geçmişin yükü ile geleceğin beklentileri arasında sıkışıp kalıyor.
Hem güçlü olması bekleniyor,
hem duygusal olması.
Hem çalışması bekleniyor,
hem daha çok zaman ayırması.
Hem otorite olması bekleniyor,
hem arkadaş olması.
Belki de tarihin hiçbir döneminde babalık bu kadar karmaşık olmamıştı.
Modern babalığın görünmeyen yüklerinden biri de tüketim toplumunun yarattığı baskıdır.
Kapitalizm yalnızca ürün üretmez; aynı zamanda ihtiyaçlar, beklentiler ve arzular da üretir. Bu süreçte aile içindeki tüketim kararlarını etkileyen kişi ve gruplar sürekli analiz edilir. Özellikle kadınlar ve çocuklar, tüketim tercihleri üzerindeki etkileri nedeniyle piyasanın en çok ilgilendiği alanlardan biri haline gelir.
Burada mesele kadınları ya da çocukları suçlamak değildir.
Asıl mesele, tüketim sisteminin aile içindeki beklentileri sürekli büyütmesidir.
Daha iyi okul,
daha iyi telefon,
daha iyi tatil,
daha iyi yaşam…
Bu talepler sevgi üzerinden şekillenir; ancak çoğu zaman ekonomik yükü aile bütçesine yansır.
Belki de modern babalığın en az konuşulan taraflarından biri budur.
Babalar yalnızca çalıştıkça yorulmuyor; tükettikçe de tükeniyor.
Çünkü tüketim çağında baba, çoğu zaman üreten ama kendisi için en az tüketen kişiye dönüşüyor.
Kazandığını ailesine harcıyor.
Zamanını ailesine harcıyor.
Ömrünü ailesine harcıyor.
Ve bazen farkına varmadan biraz daha yaşlanıyor.
Biraz daha yoruluyor.
Biraz daha tükeniyor.
Belki de çağımızın en sessiz gerçeği budur:
Tükettikçe tükenen, yaşlandıkça görünmezleşen ve buna rağmen sevdikleri için mücadele etmeye devam eden babalar…
Ama bütün bu zorlukların yanında önemli bir gerçek daha var.
Bugünün babaları, geçmiş kuşakların çoğu zaman yaşayamadığı bir babalığı da yaşayabildi.
Çocuklarıyla daha fazla vakit geçirdiler.
Onların büyümesine daha yakından tanıklık ettiler.
Sevgilerini göstermeyi öğrendiler.
Çocuklarıyla sadece bir otorite ilişkisi değil, bir dostluk ve paylaşım ilişkisi kurabildiler.
Belki de modern babalığın en güzel tarafı budur.
Zorlukları arttı ama çocuklarına yakınlığı da arttı.
Bu nedenle babalık sadece bir görev değildir.
Babalık emektir.
Babalık fedakârlıktır.
Babalık destek olmaktır.
Babalık bazen görünmeden var olmaktır.
Belki de bu yüzden babalar, modern çağın görünmeyen kahramanlarıdır.
Bugün Babalar Günü’nde yalnızca babaları kutlamak değil, onları anlamaya çalışmak da gerekiyor.
Çünkü insan bazen babasını, bazen de babalığı ancak büyüdüğünde anlayabiliyor.
Her şeye rağmen…
Babalık zor olabilir.
Ama bir o kadar da güzeldir.
Prof. Dr. Erkan AKTAŞ
UNCATEGORİZED
22 saat önceDÜNYA
20 gün önceMAGAZİN
20 gün önceGÜNDEM
20 gün önceDÜNYA
24 gün önceDÜNYA
25 gün önceGÜNDEM
26 gün önce
1
Kılıçdaroğlu’nun açıklama yaptığı salonda dikkat çeken değişiklik
4234 kez okundu
2
Ahmet Serkan Tuncer in İhraç İstemi Üzerine
4208 kez okundu
3
TİSAN DAVASINDA GÖZLER YENİDEN KEŞİF SÜRECİNDE
4145 kez okundu
4
YENİ BİR ÇAĞIN EŞİĞİNDE: AVRUPA VE ORTA DOĞU’DA STRATEJİK UYANIŞ VE DEMOKRATİK BİRLİK
2940 kez okundu
5
SİYASİ PARTİLERİMİZ – 2: AK PARTİ
2640 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.