Baha’nelere ne gerek!

Baha’nelere ne gerek!

ABONE OL
Mayıs 18, 2026 19:57
Baha’nelere ne gerek!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

BİSMİLLAH…

“Gelin, bir pazarlık yapalım

Sizinle ey insanlar!

Bana kötü,

Bana terk ettiğiniz düşünceleri verin.

O vazgeçtiğiniz günler, eski yanlışlarınız;

Ah, ne aptalmışım dediğiniz zamanlar…

Onları verin, yakınmalarınızı!

Artık gülmeye değer bulmadığınız şakalar.

Ben aştım onları dediğiniz ne varsa,

Bunda üzülecek ne var dediğiniz neyse onlar…

Boşa çıkmış çabalar, bozuk niyetleriniz!

İçinizde kırık dökük, yoksul, yabansı;

Verin bana,

Verin taammüden işlediğiniz suçları da…

Bedelinde biliyorum; size

Çek yazmam yakışık almaz.

Bunca kaybolmuş talan,

Parayla ölçülür mü ya?”

demiş ya şair İsmet Özel, “Celladıma Gülümserken” adlı şiirinde; imge imge, dize dize…

“Dün akıllıydım, dünyayı değiştirmek istedim. Bugün bilgeyim, kendimi değiştiriyorum” demiş; 13. yüzyılda Anadolu’da yaşayan, hoşgörü, aşk ve birlik mesajlarıyla tanınan tasavvufçu, sufi şair Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî de…

Özünü kaybetmeden yenilenmeli insan. Kurtulmalı son kullanım tarihi geçmiş kabuğundan. Sıyırıp atmalı. Değişmeli…

Baha’nelere sarılmadan, aslını yitirmeden yeniliklere yelken açmalı…

Hem değişim ve yenilik, gelişimdir aslında. Yine bir eşikten atlamak, adım adım yukarıya çıkmak, yeniden hayata sıkı sıkıya sarılmaktır bir bakıma…

Yeni umutlarla, yeni başlangıçlarla; özünü kaybetmeden değişime uğramak, aslını yitirmeden yeniliklere yelken açmak kıymetli dostlar. Hem de çok kıymetli laf aramızda. Hep değişim, hep yenilik, hep gelişim. Adım adım yukarıya çıkmak, hayata sıkı sıkıya sarılmak aslında…

Değişimler, hep heyecanlandırır beni. Yine; yeni, yeniden… Yeni bakış açısı sağlar hem; sürprizler barındırır, çokça. Yeni fırsatlar, yeni kararlar… Olumlu yönden bakar; öyle davranırsan, hayatına güzellikler katar.

*****

Şiir yüreği açık Necdet Canaran ağabeyim, kıymetli meslek büyüğüm, hayat otobüsündeki duraklardan birinden inip diğerine binmeye hazırlanırken Hakimiyet gazetesindeki son köşe yazısında “Nasıl yazmalı bilmem ki! Mersin Basını’nın çatı gazetesi Hakimiyet’ten, yolculuk günü bugün. Birlikte emek verdiğimiz, yol yürüdüğümüz güler yüzlü, özverili kardeşlerimin içtenlikli dostluğuna teşekkür ediyorum” demiş de eklemiş sonuna; “Ozanın dediği gibi: Her ayrılık bir başlangıç. De haydi, yolcu yolunda gerek. Müsaadenizle efendim.”

Her başlangıç da bir son aslında…

Nasıl yazmalı bilmem! Mersin Basını’nın çatı gazetesi Hakimiyet’teki yolculuğa başlama ânı. İlk özel röportajın ardından ilk köşe yazısı. Niceleri nicelerine eklensin üst üste. Havada buram buram çalışma kokusu var, havada mücadele etme cephe cephe, hava; nice yazılara, nice üretimlere gebe.

Zamanıdır! Hayat otobüsüme yeni bir durak, yeni dostlar, yol arkadaşları ekleme; “Benim insanlarım!” deme…

Hissetmek ya aslolan! Şiir’le haykırmalı yine, yeniden; Şiir’le ve Aşk’la…

Buyurun: “Başka bir açıdan bakıyorum artık hayata.

Kelimelerim değişti, bakışlarım sakinleşti.

Kaybettiklerime üzülmüyorum artık.

Biliyorum; eksilmeden büyüyemez insan.”

Yine büyüklerimin de öğrettiği gibi: Sağ ayakla çıkmalı, başlamalı yola; illa ki, illa ki çok çalışmakla…

Yine, yeniden; Bismillah…

Baha’nelere ne gerek!

BİSMİLLAH…

“Gelin, bir pazarlık yapalım

Sizinle ey insanlar!

Bana kötü,

Bana terk ettiğiniz düşünceleri verin.

O vazgeçtiğiniz günler, eski yanlışlarınız;

Ah, ne aptalmışım dediğiniz zamanlar…

Onları verin, yakınmalarınızı!

Artık gülmeye değer bulmadığınız şakalar.

Ben aştım onları dediğiniz ne varsa,

Bunda üzülecek ne var dediğiniz neyse onlar…

Boşa çıkmış çabalar, bozuk niyetleriniz!

İçinizde kırık dökük, yoksul, yabansı;

Verin bana,

Verin taammüden işlediğiniz suçları da…

Bedelinde biliyorum; size

Çek yazmam yakışık almaz.

Bunca kaybolmuş talan,

Parayla ölçülür mü ya?”

demiş ya şair İsmet Özel, “Celladıma Gülümserken” adlı şiirinde; imge imge, dize dize…

“Dün akıllıydım, dünyayı değiştirmek istedim. Bugün bilgeyim, kendimi değiştiriyorum” demiş; 13. yüzyılda Anadolu’da yaşayan, hoşgörü, aşk ve birlik mesajlarıyla tanınan tasavvufçu, sufi şair Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî de…

Özünü kaybetmeden yenilenmeli insan. Kurtulmalı son kullanım tarihi geçmiş kabuğundan. Sıyırıp atmalı. Değişmeli…

Baha’nelere sarılmadan, aslını yitirmeden yeniliklere yelken açmalı…

Hem değişim ve yenilik, gelişimdir aslında. Yine bir eşikten atlamak, adım adım yukarıya çıkmak, yeniden hayata sıkı sıkıya sarılmaktır bir bakıma…

Yeni umutlarla, yeni başlangıçlarla; özünü kaybetmeden değişime uğramak, aslını yitirmeden yeniliklere yelken açmak kıymetli dostlar. Hem de çok kıymetli laf aramızda. Hep değişim, hep yenilik, hep gelişim. Adım adım yukarıya çıkmak, hayata sıkı sıkıya sarılmak aslında…

Değişimler, hep heyecanlandırır beni. Yine; yeni, yeniden… Yeni bakış açısı sağlar hem; sürprizler barındırır, çokça. Yeni fırsatlar, yeni kararlar… Olumlu yönden bakar; öyle davranırsan, hayatına güzellikler katar.

*****

Şiir yüreği açık Necdet Canaran ağabeyim, kıymetli meslek büyüğüm, hayat otobüsündeki duraklardan birinden inip diğerine binmeye hazırlanırken Hakimiyet gazetesindeki son köşe yazısında “Nasıl yazmalı bilmem ki! Mersin Basını’nın çatı gazetesi Hakimiyet’ten, yolculuk günü bugün. Birlikte emek verdiğimiz, yol yürüdüğümüz güler yüzlü, özverili kardeşlerimin içtenlikli dostluğuna teşekkür ediyorum” demiş de eklemiş sonuna; “Ozanın dediği gibi: Her ayrılık bir başlangıç. De haydi, yolcu yolunda gerek. Müsaadenizle efendim.”

Her başlangıç da bir son aslında…

Nasıl yazmalı bilmem! Mersin Basını’nın çatı gazetesi Hakimiyet’teki yolculuğa başlama ânı. İlk özel röportajın ardından ilk köşe yazısı. Niceleri nicelerine eklensin üst üste. Havada buram buram çalışma kokusu var, havada mücadele etme cephe cephe, hava; nice yazılara, nice üretimlere gebe.

Zamanıdır! Hayat otobüsüme yeni bir durak, yeni dostlar, yol arkadaşları ekleme; “Benim insanlarım!” deme…

Hissetmek ya aslolan! Şiir’le haykırmalı yine, yeniden; Şiir’le ve Aşk’la…

Buyurun: “Başka bir açıdan bakıyorum artık hayata.

Kelimelerim değişti, bakışlarım sakinleşti.

Kaybettiklerime üzülmüyorum artık.

Biliyorum; eksilmeden büyüyemez insan.”

Yine büyüklerimin de öğrettiği gibi: Sağ ayakla çıkmalı, başlamalı yola; illa ki, illa ki çok çalışmakla…

Yine, yeniden; Bismillah…

BAHA AKINER

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
rk
rk