Faik Burakgazi

Faik Burakgazi

18 Mayıs 2026 Pazartesi

MERSİN KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ ARDINDAN BİR NOT

MERSİN KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ ARDINDAN BİR NOT
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MERSİN KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ ARDINDAN BİR NOT

Mersin Kültür Yolu Festivali bugün sona erdi. Kültürün, sanatın ve ortak yaşam hafızasının görünür olduğu böylesi etkinlikler, şehirler için kıymetlidir. Ancak festivaller yalnızca sahnelerden, konserlerden ve sergilerden ibaret değildir; verdikleri mesajlarla da hafızalarda yer eder. Bu nedenle festival geride kalmışken, Mersin adına içimizde kalan bir kırgınlığı da ifade etmek isterim.

Mersin Kültür Yolu Festivali gibi adı kültür, amacı buluşma olması gereken bir organizasyonun açılışında, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanının davet edilmemesi yalnızca bir protokol eksikliği olarak görülemez. Hele ki bu kişi sadece Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı değil, aynı zamanda Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ise, bu yok sayma çok daha düşündürücüdür.

Mersin’in en büyük zenginliği çok kültürlü yapısıdır. Bu şehir; farklı inanç gruplarının, farklı kimliklerin, farklı yaşam tarzlarının yıllardır yan yana yaşayabildiği, birbirine saygıyla bakabildiği nadide kentlerden biridir. Mersin’in kültür hafızasında ayrıştırma değil, buluşturma vardır.

Biz, geçmişte farklı siyasi kulvarlarda yer alan insanların gerektiğinde halk için yan yana gelebildiği dönemleri gördük. Çünkü şehirler, siyaset üstü ortak değerler taşır. Kültür de bunların başında gelir.

Bu nedenle böylesine kapsayıcı olması gereken bir etkinliğe, şehrin seçilmiş temsilcilerinin davet edilmemesi Mersin’de geniş bir kitlenin incinmesine sebep olmuştur. Bu incinme siyasi değil; kentlilik bilincinden kaynaklanan haklı bir kırılganlıktır.

Mersin’in kültür hafızası böyle bir yaklaşımı kabul etmez ve tekrar yaşanmamasını diler.

Kamu kurumlarının düzenlediği kültür etkinlikleri, ortak aklın, ortak aidiyetin ve toplumsal kapsayıcılığın zemini olmalıdır.

Faik BURAKGAZİ

Devamını Oku

Sayın Vahap Seçer,

Sayın Vahap Seçer,
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Değerli Başkanım

Sayın Vahap Seçer,

Türkiye Belediyeler Birliği Başkanlığı’na seçilmenizi içtenlikle kutluyorum.

Bu önemli göreve gelmeniz, sadece bir takdir değil, aynı zamanda çalışkanlığınızın, dürüst yönetiminizin ve kucaklayıcı liderliğinizin hak ettiği bir karşılıktır.

Mersin’de farklılık yaratan iradenizle, her kesimden insanın sevgisini kazanan bir başkan oldunuz.

Irk, inanç veya siyasi görüş ayırımı gözetmeksizin, oy veren vermeyen her vatandaşa aynı mesafede durdunuz, adaleti rehber edindiniz. Bu duruşunuz, sizi sadece bir belediye başkanı değil, aynı zamanda bir çağdaş yönetim örneği yaptı.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na yakıştırdığınız başarıyı, şimdi Türkiye Belediyeler Birliği’nde de sergileyeceğinize inanıyorum.

Yeni görevinizin hayırlı, başarınızın daim, yolunuzun açık olmasını diliyorum.

Faik BURAKGAZİ

Mersin, 3 Mayıs 2026

Devamını Oku

MARKA ŞEHİR YOLCULUĞU

MARKA ŞEHİR YOLCULUĞU
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bugün ve yarın (9-10 Nisan2026) MTSO Konferans Salonunda MERSİN MARKA ROTASI etkinliği var. Aynı konuda 11 yıl önce yazdığım ve o zaman İmece gazetesinde yayımlanan yazımı paylaşıyorum. I5 yıl içinde Mersin istenen mesafeyi alabilmiş mi?

Faik BURAKGAZİ (Mersin İmece Gazetesi, 08.04.2015)

MARKA ŞEHİR YOLCULUĞU

Mersin’in “Marka kent” olma çalışmaları kentsel sorunların en yoğunluk kazandığı 2000’li yıllarla birlikte başlar.

O zamanlar Türkiye’de az sayıda marka kent varken Mersin kenti bu kavramı tanımak istemiş ve bazı önemli çalışmalar yapmıştır.

Mersinli, kentin markalaşmasının kente ve kentliye yaşatacağı avantajı birçok şehirden önce farketmiştir. Marka bir kentte yaşamaktan nasıl keyif alınacağını, keyif aldıkça kentine karşı olan aidiyetinin ivme kazanacağını öğrenmiştir. Bu bağlamda 2003-2007 yılları arasında RIS Mersin Projesi’ni büyük emekler harcayarak gerçekleştirmiştir. Aynı zamanda uzunca yıllara sari bir eylem planı da hazırlanmış uygulayıcıların dikkatine sunmuştur.

Ancak Türkiye’nin genel hastalığı olan ‘sürdürülebilirlik sorunu’ giderilemediği için; proje, eylem planı ilk etabının gerekleri yapıldıktan sonra rafa kaldırılmıştır. Mersin’in bu projeyi rafa kaldırması, yazık ki; diğer kentlerle arasındaki makasın daha da açılmasına neden olmuş ve kendisiyle yarışan diğer iller bu süre içerisinde marka olma yolunda hızla ilerlemişlerdir.

Aradan geçen uzunca bir zamandan sonra inkıtanın farkında olan Mersin Ekonomi Platformu (MEP) konuyu yeniden Mersin gündemine taşıyarak yeni bir süreç başlatmıştır. Bir kaç ay önce yapılan bir toplantının ardından bu kez projenin bir çalıştayda ele alınmasını sağlamıştır.

Söz konusu çalıştay, geçtiğimiz hafta Mersin Valisi, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ile birlikte çok sayıda STK, meslek odası üyesi ve akademisyenin katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayı düzenleyen Mersin Ekonomi Platformu, verimliliği ve katılımcı konsantrasyonunu yüksek tutmak amacıyla kentten uzak bir yeri tercih etti. Bu yer, Gülnar ilçesi sahilinde yer alan ve henüz bir yılını tamamlamamış yeni bir oteldi?

Mersin 1900’lerin başından itibaren 60 – 70 yıl boyunca Anadolu’nun birçok kadim kentinden daha fazla kentlilik kültürüne sahipti. Farklı inanç gruplarının ve farklı etnisitelerin yaşadığı çok kültürlü bu liman kenti, sahip olduğu kent ruhunu besleyip yüceltebilseydi, bugün marka şehir olarak tanıdığımız bütün şehirlerin önünde olacaktı. Aynı zamanda her marka şehirde olduğu gibi çoğalan kentsel nimetleri sakinlerine sunan bir kent olacaktı.

Marka şehirlerin markalaşma serüveni incelendiğinde, ilk göze çarpan unsurlar daha iyi bir kent olmak çabasıdır. Herhangi bir kente öykünmeden kendini anlatmak ve kentini özel yapan unsurları ortaya çıkarmak çabasıdır. Güçlü bir arzu ve güçlü bir iradenin ortaya konmasıdır.

Esasen Mersin’de daha iyi bir kent olmak çabası hep varolagelmiştir. Ancak bu çabalar her daim kent merkezine yoğunlaşmış olduğundan periferdeki fersudeliği gidermeye yetmemiştir. O halde marka kent olma yolunda önemli ölçütlerden biri kent tasarımı, bir başka deyişle kent görseli ise, Mersin’in bu maksatla yapacağı daha çok işi vardır.

Mersin’in bugünkü yöneticileri marka kent olma bağlamında, dünkü yöneticilerden güçlü bir arzu ve iradeyi devir alabilselerdi elbetteki bugün işimiz daha kolay olacaktı. Dünden bugüne devredilemeyen böylesi bir arzu ve iradenin yarınlara devredilebilmesi kentimizin ortak beklentisidir. Çünkü sürdürülebilirliğin olmadığı yerde markalaşma hedefine ulaşmanın imkansız olduğunu bilmemiz gerek. Kabul edelim ki, sürdürülebilirlik bir disiplin kültürü ve vizyon gerektirir. Kurumlar ve kişiler arası koordinasyon gerektirir.

Marka olma planları deniz, güneş, kum üzerine değil, kültür,inanç, kurvaziyer, eğitim, sağlık turizmi v.b. üzerine yapılmalı ve turizm çeşitlendirilmelidir. Yol haritası çizilirken sadece turizm değil, kentin alt yapısı, ulaşım, kent görselliği, konaklama kolaylığı, sağlanması gereken unsurlardır. Özet olarak kentte yaşam kalitesi yükseldikçe marka olmaya giden mesafe kısalacaktır.

FAİK BURAKGAZİ

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.