21 Ağustos 2026 Cuma
Küresel Paylaşım Savaşında Çin "Kazan-Kazan" vaadiyle Afrika’ ya açılırken…
Uganda ve Burundi, Gazze’de uluslararası güce asker göndermeyi görüşüyor
GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDE ŞEHİRLER BÜYÜMENİN LOKOMOTİFİDİR.
Allah Gültak’a Yardım Etsin…
AVM’LER KARŞISINDA KENT MERKEZLERİ NASIL AYAĞA KALKAR?
EN BÜYÜK DEVRİMCİ’YE SAYGIYLA…
10 Temmuz: Kulisler mi Kazanacak, Hukuk mu?
Ankara’da kulisler hareketli. İddialar büyüyor, beklentiler artıyor.
Peki son sözü söylentiler mi söyleyecek, yoksa hukuk mu?
Ankara yine kaynıyor.
Koridorlarda aynı tarih fısıldanıyor:
10 Temmuz…
Kimi yeni operasyonlardan söz ediyor.
Kimi önemli soruşturmaların hızlanacağını öne sürüyor.
Kimi ise bunun yalnızca siyasi tansiyonu yükselten bir kulis dalgası olduğunu söylüyor.
Henüz kesinleşmiş hiçbir gelişme yok.
Ama kesin olan bir gerçek var:
Türkiye’de artık yargı dosyaları yalnızca hukukçuların değil, siyasetin de en sıcak gündem maddesi hâline gelmiş durumda.
Asıl mesele de burada başlıyor.
Hukuk, siyasi hesaplaşmanın aracı olarak algılandığı anda sadece sanıklar değil, adalet duygusu da yıpranır.
Toplumun beklediği şey çok basittir:
Kim olursa olsun…
Hangi makamda bulunursa bulunsun…
Hangi partiye mensup olursa olsun…
Suç varsa deliliyle ortaya konulsun.
Yoksa hiç kimse peşinen mahkûm edilmesin.
Çünkü hukuk, alkışa göre değil; kanıta göre karar vermek zorundadır.
Bugün kulislerde konuşulan iddialardan daha önemli olan, yarın geriye nasıl bir hukuk düzeni kalacağıdır.
Siyaset gelir geçer.
İktidar değişir.
Muhalefet değişir.
Ama adaletin itibarı zedelenirse, onu yeniden inşa etmek yıllar alır.
İşte bu yüzden Türkiye’nin ihtiyacı yeni dedikodular değil, güven veren yargı süreçleridir.
Şimdi herkes aynı soruyu soruyor:
Acaba 10 Temmuz’da ne olacak?
Ankara kulislerinde konuşulanlar mı gerçekleşecek?
Yoksa bütün bu iddialar, siyasetin bitmeyen söylentilerinden biri olarak mı kalacak?
Bunu bugün kimse kesin olarak bilmiyor.
Ancak unutulmaması gereken bir gerçek var:
Tarihler geçer…
İktidarlar değişir…
İsimler unutulur…
Ama hukukun verdiği kararlar, toplumun hafızasında uzun yıllar yaşamaya devam eder.
İşte bu yüzden gözler şimdi 10 Temmuz’da.
O gün ne yaşanacağını zaman gösterecek.
Fakat hangi gelişme olursa olsun, gerçek sınav bir operasyonun yapılıp yapılmaması değil…
Hukukun gerçekten bağımsız ve tarafsız işleyip işlemediği olacaktır.
Çünkü güçlü devlet, korkuyla değil hukukla ayakta durur.
Bakalım 10 Temmuz’da ne olacak…
Kulisler mi haklı çıkacak, yoksa hukuk mu konuşacak?
Son sözü kulisler değil, deliller söylemeli.
Çünkü tarihin verdiği hükmün temyizi yoktur.
MEHMET OK