21 Ağustos 2026 Cuma
Küresel Paylaşım Savaşında Çin "Kazan-Kazan" vaadiyle Afrika’ ya açılırken…
Uganda ve Burundi, Gazze’de uluslararası güce asker göndermeyi görüşüyor
GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDE ŞEHİRLER BÜYÜMENİN LOKOMOTİFİDİR.
Allah Gültak’a Yardım Etsin…
AVM’LER KARŞISINDA KENT MERKEZLERİ NASIL AYAĞA KALKAR?
EN BÜYÜK DEVRİMCİ’YE SAYGIYLA…
Sanmayın ki Sıra Size Gelmeyecek!
Sıra Size de Gelecek…
Bugün Başkasının Susturulan Sesi, Yarın Bizim Çığlığımız Olabilir…
İnsanların en büyük yanılgılarından biri şudur:
Yaşanan haksızlığın kendisine hiç dokunmayacağını sanmak…
Bir başkasının uğradığı adaletsizliği izleyip,
“Bana olmaz” diye düşünmek…
Oysa hayat, kimseye ayrıcalıklı bir dokunulmazlık vermez.
Bugün bir insan hakkını aradığı için yalnız bırakılıyorsa…
Bugün bir insan gerçeği söylediği için hedef haline geliyorsa…
Bugün bir insan itiraz ettiği için bedel ödüyorsa…
Bilinmelidir ki bu sadece bir kişinin meselesi değildir.
Çünkü haksızlık, adres sormaz.
Gün gelir hiç beklenmeyen bir anda,
hiç umulmayan bir kapıyı çalar.
Tarih boyunca değişimi başlatanlar;
susmayı seçenler değil,
yanlış karşısında ayağa kalkmayı göze alanlar olmuştur.
Çünkü bazen bir insanın yükselttiği ses;
sadece kendi hakkı için değil,
toplumun vicdanı için yükselir.
Ama ne yazık ki bazıları, kendilerine dokunmadığı sürece olanları görmezden gelir.
Birinin hakkı yenirken sessiz kalır…
Birinin sesi kısılırken başını çevirir…
Birinin mücadelesini küçümser…
Sonra bir gün aynı gerçek kendi kapısına dayandığında,
neden yalnız kaldığını sorgular.
Unutulmamalıdır ki;
Adalet, sadece ihtiyaç anında hatırlanacak bir kavram değil,
her an korunması gereken bir toplumsal temeldir.
Başkası için savunulmayan adalet,
bir gün herkesin en büyük ihtiyacı olabilir.
Bu yüzden itiraz edenlerden korkulmaz.
Sesini yükseltenler susturulmaz.
Çünkü bir toplumda hâlâ “yanlış” diyebilen insanlar varsa,
orada hâlâ vicdan vardır.
Siyasetin dili sertleşebilir…
Güç dengeleri değişebilir…
Bugün alkışlananlar yarın eleştirilebilir…
Ama değişmeyen bir gerçek vardır:
Hiçbir yangın sadece başladığı yeri yakmaz.
Hiçbir girdap sadece içine düşeni yutmaz.
Toplumda, siyasette ve hayatta yaşanan her sarsıntı;
zamanla herkesi etkileyen bir dalgaya dönüşür.
Bugün başkasının sesini kısmaya çalışanlar,
yarın kendi sesini duyuracak birini arayabilir.
Çünkü haksızlık karşısında susanlar,
sıranın kendilerine gelmesini beklerken;
itiraz edenler tarihe not düşer.
Ve unutmayın:
Sanmayın ki Sıra Size Gelmeyecek!
Sıra Size de Gelecek…
Bugün Başkasının Susturulan Sesi, Yarın Bizim Çığlığımız Olabilir…
İnsanların en büyük yanılgılarından biri şudur:
Yaşanan haksızlığın kendisine hiç dokunmayacağını sanmak…
Bir başkasının uğradığı adaletsizliği izleyip,
“Bana olmaz” diye düşünmek…
Oysa hayat, kimseye ayrıcalıklı bir dokunulmazlık vermez.
Bugün bir insan hakkını aradığı için yalnız bırakılıyorsa…
Bugün bir insan gerçeği söylediği için hedef haline geliyorsa…
Bugün bir insan itiraz ettiği için bedel ödüyorsa…
Bilinmelidir ki bu sadece bir kişinin meselesi değildir.
Çünkü haksızlık, adres sormaz.
Gün gelir hiç beklenmeyen bir anda,
hiç umulmayan bir kapıyı çalar.
Tarih boyunca değişimi başlatanlar;
susmayı seçenler değil,
yanlış karşısında ayağa kalkmayı göze alanlar olmuştur.
Çünkü bazen bir insanın yükselttiği ses;
sadece kendi hakkı için değil,
toplumun vicdanı için yükselir.
Ama ne yazık ki bazıları, kendilerine dokunmadığı sürece olanları görmezden gelir.
Birinin hakkı yenirken sessiz kalır…
Birinin sesi kısılırken başını çevirir…
Birinin mücadelesini küçümser…
Sonra bir gün aynı gerçek kendi kapısına dayandığında,
neden yalnız kaldığını sorgular.
Unutulmamalıdır ki;
Adalet, sadece ihtiyaç anında hatırlanacak bir kavram değil,
her an korunması gereken bir toplumsal temeldir.
Başkası için savunulmayan adalet,
bir gün herkesin en büyük ihtiyacı olabilir.
Bu yüzden itiraz edenlerden korkulmaz.
Sesini yükseltenler susturulmaz.
Çünkü bir toplumda hâlâ “yanlış” diyebilen insanlar varsa,
orada hâlâ vicdan vardır.
Siyasetin dili sertleşebilir…
Güç dengeleri değişebilir…
Bugün alkışlananlar yarın eleştirilebilir…
Ama değişmeyen bir gerçek vardır:
Hiçbir yangın sadece başladığı yeri yakmaz.
Hiçbir girdap sadece içine düşeni yutmaz.
Toplumda, siyasette ve hayatta yaşanan her sarsıntı;
zamanla herkesi etkileyen bir dalgaya dönüşür.
Ve son söz:
Sanmayın ki sıra bize gelmeyecek…
Bugün başkasının sesini kısmaya çalışanlar,
yarın kendi sesini duyuracak birini arayabilir.
Çünkü haksızlık karşısında susanlar,
sıranın kendilerine gelmesini beklerken;
itiraz edenler tarihe not düşer.
Ve unutmayın:
Gerçekler bastırılabilir…
Ama asla ortadan kaldırılamaz.
Sanmayın ki sıra bize gelmeyecek…
Çünkü bugün başkasının susturulan sesi, yarın bizim duyulmak için yükselteceğimiz çığlık olabilir.
Güç değişir…
Makam değişir…
Dengeler değişir…
Ama haksızlık karşısında verilen sessizlik, bir gün herkesin kendi vicdanında yankılanır.
Unutmayın; tarih, gücün karşısında eğilenleri değil, gerçeklerin yanında duranları yazar.
MEHMET OK