11 Mayıs 2026 Pazartesi
Amok Koşusu: Küresel Kuralsızlık Çağında Türkiye
Yardım için başvuran 600 bin Filistinlinin bilgileri çalındı
GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDE ŞEHİRLER BÜYÜMENİN LOKOMOTİFİDİR.
Allah Gültak’a Yardım Etsin…
AVM’LER KARŞISINDA KENT MERKEZLERİ NASIL AYAĞA KALKAR?
Tam 9 şair, ne diyorum size? Tam 9 şair yitip gitti bu ayın içinde. Kimler mi o 9 şair?
MERSİN SAHİPSİZ… Mİ.
Kültürü Yörük kültürü olan YÖRÜK YURDU Mersin’de düzenlenen Kültür Yolu programında yörük Sanatçılar yok dışardan sanatçı çok..
Mersin’in öz kendi kültürü olan yörük kültürü etkinliği ve organizede komitede aslı nesli Yörüklugu savunan koruyan mücadele eden kimse yok..
Başka şehirlerde yörük sanatçı ve yörük etkinliği yörük Kültürü etkinliği ile kültür yolu planlanıyor..
Seçim zamanı gelince oy için yörük çok değerli olur ve oy için yörük olurlar secimden sonra Yörüklugunu kültürünü Yörükleri unuturlar.
Kültür festivalinde Mersin’in kültürü ile alakası olmayan sanatçılar gelmiş.. kültür yolu değil dışardan paralı gelen sanatçı konseri olmuş.
kültür diye konserde şarkı söyleyen sanatçıları izlemeye giden gider ben gitmeyeceğim. Yörük sanatçı izlerim..
Bu kültür yolu programı Mersin’in yerli öz kendi yörük kültürü ile ve yörük sanatçılarla alakası olmadığını düşündüğüm için gitmeyeceğim ilgilenmeyeceğim.

NAZMİ AKDAĞ
“Havlunu al, plaja gel.”
Mersin Büyükşehir Belediyesi önemli bir hizmet için start verdi.
Yenişehir Belediyesi sınırları içinde bulunan Müftü Deresi ile Mezitli Deresi arasındaki yaklaşık 8 kilometrelik alanda vatandaşların denize girmesi için halk plajları yapmak için gerekli etüt ve proje çalışmalarına başladı.
Büyükşehir Belediyesinin bu güzel girişiminin önü maalesef hükümet eliyle kesilmek isteniyor.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Müftü deresiyle ile Mezitli deresi arasında ki dolgu alanında halk plajı yapmak için Mersin Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nden izin istiyor.
Ülke genelinde 23 Kasım 2021 yılından bugüne kadar 105 dosya hakkında olumlu karar veren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, sadece Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin başvurusunda ‘ÇED raporu gereklidir’ diyor.
Bakanlık gerek kamu kuruluşları gerekse özel sektörün denizi doldurarak dalga kıran ve mendirek yapmak isteyenlerden ÇED raporu ya hiç istenmemiş ya da 3-4 ay gibi kısa bir süre içinde izinlerini verirken, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin 20 Temmuz 2025 tarihindeki talebi hâlâ sonuca bağlanmamış.
Mersin Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nün Mersin Büyükşehir Belediyesi için aldığı ilgili kararda şöyle denilmekte:
“Yenişehir, Mezitli İlçesi Yenişehir ve Mezitli Dolgu alanı önü mevkiindeki Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılması planlanan Yenişehir ve Mezitli Dolgu alanı önünde kumsal oluşturulması ve plaj düzenleme projesi ile ilgili olarak Bakanlığımıza sunulan PTD dosyası incelenmiş ve değerlendirilmiştir. ÇED yönetmeliğinin 17.maddesi gereğince Yenişehir ve Mezitli dolgu alanı önünde kumsal oluşturulması ve plaj düzenleme projesine Valiliğimizce ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi gereklidir’ kararı verilmiştir.”
Mersin Büyükşehir Belediyesi vatandaşları için planladığı bu proje için Hükümetten mali bir talebi de yok.
Yasal olan bir hakkını kullanmak istiyor.
AKP iktidarının her konuda yaptığı kayırmacılık burada da kendini gösteriyor.
Ordu Büyükşehir Belediyesi denize dolgu yapmak için başvurusunu yapıyor ve 3 ay gibi kısa süre için de ÇED gerekli değil diyor.
Buna benzer talepler Çevre Şehircilik Bakanlığı’nda anında olumlu cevaplandırılırken Mersin Büyükşehir Belediyesinin talebi maalesef yaklaşık 8 aydır bekletiliyor.
Bu haksızlık CHP’li Başkana değil Mersin’de yaşayan milyonlarca vatandaşa yapılmakta.
Yazımda bazı teknik bilgilerinden yararlandığım araştırmacı arkadaşım Abdullah Ayan yazılarında yıllarca “Mersin neden bir Barselona olmasın?” diyor.
Büyükşehir Belediyesinin bu projede önü açılırsa elbette Mersin güzelim sahil şeridiyle Barselona’dan daha da güzel olabilir.
Barselona’daki halk plajlarını gören biri olarak Mersin’imiz de aynı güzelliği yaşayabilir.

Nedendir bilinmez ama bazı seçilmişler, kendilerini vesayetten bir türlü kurtaramıyorlar.
Bu vesayet mahkûmları, ideoloji ya da piyasa siyasetinin etkisinde kendilerine yol ve alan açmak isterler.
Bu bencil ve çıkarcı yaklaşım ise, ideallerin hayat bulmasının önünde engel olarak kendini gösterir.
Seçilenler belli bir görev amacı doğrultusunda hareket ederek görev üstlenirler.
Vatandaşlar tarafından görev verilirken de; hizmet beklenir, fedakârlık beklenir, dürüstlük beklenir, dayanışma ruhu beklenir.
Ülkenin kalkınması,
Şehrin ilerlemesi,
Halkın huzur ve mutluluğu için hizmet beklenir.
Bu görev kendilerine verildiğinde, gereğinin yapılmasını da isterler tabi.
Ne var ki; Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde istenilen düzeyde bir sorumluluk ve liyakat istenilen düzeyde oluşmaz.
Siyasetin azizliği sayesinde, seçilmişlerin bir kısmı bir o tarafa bir bu tarafa savrularak halkın beklentilerinden uzaklaşırlar.
Büyükşehir Meclisi bu söylediklerimizin aynası gibi.
Başkan Vahap Seçer gecesini gündüzüne katarak bu ihmal edilmiş şehrin elini yüzünü düzeltmeye çalışıyor. Özgürlük ve sevgi şehri olması için çaba gösteriyor, yoksul vatandaşların sosyal hizmetlerden olabildiğince yararlanmasını istiyor ve büyük gayret gösteriyor.
Öte yandan siyasi ya da şahsi çıkarlarını ön planda tutarak, Mersin’in önünde engel olmaya çalışanları da görebiliyoruz.
Bu görüntüleri kapı arkalarında değil, tüm vatandaşlarında izleme şansı bulduğu canlı yayınlarda görebiliyoruz.
Yalan, iftira, çekememezlik, siyasi vesayet, kasaba kurnazlığı gibi… Ne ararsan var.
Vatandaşlarda bunları bazen gülerek bazen de öfkelenerek izliyor.
Büyükşehir Meclisinde her oturumda söz alarak gerginlik çıkmasına vesile olanlarda var.
Bunlardan biri de Mehmet Topkara.
Aslında istese çok iyi bir duruş sergileyebilir. Bilgisi ve birikimi de var. Ama bunu yanlış yolda kullanıyor. Siyasi ikbali için yanlış strateji uyguluyor. Mersin sevgisini, hizmeti, yardımlaşmayı, ön açıcılığı tercih etse, çok daha sevilecek ve takdir edilecek.
Ama o vesayetten kendini kurtaramadığı ve umudunu, geleceğini, beklentilerini Erdemli Belediye Başkanlığına şartlandırdığı için ve bu saplantıdan kendini kurtaramadığı için bir çuval inciri berbat ediyor!
Deneyimli siyasetçi ve kendinden emin hizmet üretmeye çalışan Başkan Seçer üzerinden kendini yaşatmaya çalışıyor. Bu da onu aşağıya çekiyor. Aşağıya çektikçe arkadaşlarının gülüşmelerine neden oluyor. Bunu ekranlardan izleyebiliyoruz.
Bu üyeler arasında bir de Zafer Özturan var. Grup sözcülüğü bitmesine rağmen o da geleceğini garantiye almak için çırpınıp duruyor. Her oturumda konuşmadan duramıyor. Mesaj verecek ya! Her söz aldığında önce vatan millet edebiyatına sığınarak, kendince tabanına mesaj vermek istiyor.
Sözlerinin, konuşmasının hizmet odaklı değil, sadece eleştirmek üzerine kurulu olduğundan, her defasında da Başkan Seçer’ in hizmet duvarına çarpıyor.
Başkan Seçer’ in çabası, emeği, çalışkanlığı ile örülen duvara toslayanlar oturdukları yerde sus pus oluyorlar. Başkan Seçer, kendinden emin cevaplarla hepsinin kişisel ikbal heveslerini kırıyor!
Sayın Gültak ara sıra topa girmeye çalışıyor. O da her çıkışında büyük bir düşüş yaşıyor. Susması ya da birlikte çalışalım, Mersin’e hizmet edelim talepleri onu daha da sevimli kılıyor.
Mahmut Tat ise, son derece akıllı ve sakin tavırlarıyla problemli işleri arkadaşlarına havale ediyor. Ağır ve anlaşılır konuşmalarıyla abilik yaptığını, deneyimli bir siyasetçi olduğunu göstermek istiyor.
O da ne zaman sıkışırsa, hemen işçi çıkarmalara işi kaydırarak gerginlik yaratmaya çalışıyor.
Velhasıl vesayetten kendini kurtaramayanlar, hem Mersin’e hem de kendilerine yarar sağlamıyorlar.
Topkara’nın geçen meclis toplantısında içine düştüğü durum çok vahimdi. Arkadaşları tarafından da yalanlandı.
Vatandaşların canlı yayında izledikleri meclis bu olmamalı. Dayanışmanın, birlikte hareket etmenin, Mersin duyarlılığının öne çıktığı ve güven veren tartışmaların yaşandığı meclis olmalı.
Büyükşehir çalışıyor ve her siyasi düşünceden vatandaşların takdirini topluyorsa, buna engel değil, destek olmak lazım. Vatandaş bunu istiyor. Herkes böyle bilsin…
Nazmi AKDAĞ