19 Ağustos 2026 Çarşamba
Küresel Paylaşım Savaşında Çin "Kazan-Kazan" vaadiyle Afrika’ ya açılırken…
Uganda ve Burundi, Gazze’de uluslararası güce asker göndermeyi görüşüyor
GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDE ŞEHİRLER BÜYÜMENİN LOKOMOTİFİDİR.
Allah Gültak’a Yardım Etsin…
AVM’LER KARŞISINDA KENT MERKEZLERİ NASIL AYAĞA KALKAR?
EN BÜYÜK DEVRİMCİ’YE SAYGIYLA…
BENDEKİ ÖDÜL FOBİSİ
Geçen hafta perşembe günüydü. Medarı İftihar Derneği’nden aradılar. Benimle röpörtaj yapmak istemişler. Olur dedim. Gelin dedim. Geldiler. Röpörtaj filan yaptılar. Sonra mevzuya girdiler. Bu yıl onur ödülüne layık görüldünüz dediler. Bir kutudan kutsal kitapları tutar gibi tutarak, üstünde adım ve yalaka bir kaç söz yazılı cam plaket çıkardılar. Bu tekniğin küçük çaplı silahsız soygunlarda kullanılan klasik teknik olduğunu bildiğimden paniklemedim.
-Ula onur benim neremde? Bana verilecek onur sizin nerenizde? Dedim can havliyle. Oysa bu ülkede en ucuza alınabilir şeylerden biri de onurdur. Onur plaketi verilenlerin nice onursuz işlerle iştigal ettiği yıllar sonra ortaya saçılan olağan hadiselerdendir.
Geçen sene de Ulvi Değerler Derneği aynı şekilde geldiydi. O fena komik. Şimdi onu anlatmıyayım. En dramatik olan da Adalete Sığınanlar Derneğinin durumu. Onlar da onur ödülü veriyormuş. İnsansın işte gel de söyleme.
-Ula siz adalete sığınarak zaten içi boş adaleti tıka basa doldurursanız adalet nasıl dağılacak? Adaleti sıkıştıran sizsiniz. Adalet nereye kime sığınacak? Aha yıllardır gözlerimizin önünde adalet adalet diye bağırmaktan ciğerlerinin yorganı yırtılanlara ne vereceğiz? Hayatında hiç onur ödülü almamış insanlar adına
Saadetler dileriz. Başka ne diyek.

OSMAN YILMAZ