Göksel Güngördü

Göksel Güngördü

21 Temmuz 2026 Salı

SESSİZ İNFİAL

SESSİZ İNFİAL
1

BEĞENDİM

ABONE OL

SESSİZ İNFİAL

Bazen bir insan hemen yanı başımızda, en tanıdık ev ortamında, elinde televizyon kumandasıyla öylece otururken bile kilometrelerce uzaktaymış gibi hissedebilir.

O uzaklara dalıp giden, sabit bakışların arkasında ne olduğunu çözmek gerçekten zordur.
Duygularını, kafasından geçenleri kelimelere dökmeyen; sessizliği bir sığınak veya bir kalkan olarak kullanan insanları anlamak büyük bir sabır ister.

Dışarıdan bakıldığında sadece “dinleniyor” ya da “televizyona bakıyor” gibi görünse de, o esnada içeride:”İnsan en çok sustuğunda anlaşılmak ister; ama karşısındakini en çok çaresiz bırakan da yine o sessizliktir.”Bu tür anlarda insan, yanındaki kişinin zihnine dokunamadığını hissettikçe kendini bir parça yalnız veya dışlanmış hissedebilir. Çünkü paylaşılmayan düşünceler, zamanla araya örülen görünmez bir duvara dönüşebilir.

Sence bu uzaklara dalıp giden sessizlik onun genel, yapısı gereği olan bir hali mi, yoksa son zamanlarda zihnini kurcalayan spesifik bir şeyler Belki de en zor adım budur: İnsanın kendisine yalan söylemeyi bırakması. Kendi korkularımızı, egomuzu, haklı çıkma arzumuzu veya incinmişliklerimizi fark etmediğimizde, dış dünyayı da bu kırık aynadan görürüz. Kendimize karşı ne kadar dürüst olursak, dışarıdaki gerçeği de o kadar net görürüz.

“Gerçek, onu bulmak isteyenleri dönüştürür; ama onu kendi arzularına uydurmak isteyenleri kör eder.”Gerçeği anlamak bir varış noktası değil, sürekli devam eden bir uyanık olma halidir. Adaleti, samimiyeti ve derinliği bu arayışın merkezine koyduğumuzda, yol kendi kendini netleştirmeye başlar.mi insanın odağının tamamen adalete kayması, genellikle hayatında bir şeylerin dengeden çıktığını, terazinin bir tarafının fena halde ağır bastığını hissettiği anlarda olur.

Bu bazen sessiz bir uyanış, bazen de “artık hak edilenin verilmesi ve görülmesi gerek” diyen içsel bir sınır çizme ihtiyacıdır.Birinin size adil davranmasını, sizi doğru anlamasını sağlamak çoğunlukla sizin elinizde değildir; ama kendinize adil davranmak tamamen sizin elinizdedir.hak etmediğiniz bir yükü sırf “ilişki bozulmasın” ya da “düzen sürsün” diye tek başına sırtlanmamaktır.

Sırf karşı taraf sessiz kalıyor, görmezden geliyor ya da üste çıkıyor diye kendi doğrularınızdan ve haklılığınızdan şüphe etmeyi bırakmaktır.

Hiçbir şeyi umursamayan, empati yeteneği olmayan ya da kendini geliştirmek istemeyen insanlar kendilerinden asla şüphe duymazlar.

Şüphe duyuyorsanız, bu yaptığınız işi, hayatınızı veya kararlarınızı önemsediğinizi, daha iyisini istediğinizi gösterir.

GÖKSEL GÜNGÖRDÜ