21 Temmuz 2026 Salı
Tarih ve Tekerrür…
Gülistan Doku soruşturmasında Vali’nin eşi de gözaltında
GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDE ŞEHİRLER BÜYÜMENİN LOKOMOTİFİDİR.
Allah Gültak’a Yardım Etsin…
AVM’LER KARŞISINDA KENT MERKEZLERİ NASIL AYAĞA KALKAR?
Cemal Süreya
GEÇ KALAN MERHAMET
Kendimize duyduğumuz şefkatle, başkalarına duyduğumuz empati arasında her zaman bir mesafe vardır.
Karşımızdaki insanı kendimize ne kadar “uzak” veya “farklı” görürsek, ona güzel şeyleri yakıştırmamız da o kadar zorlaşır. “Biz” ve “Onlar” ayrımı başladığı an, adalet duygumuz da sadece “bizim tarafa” çalışmaya başlar.
Özetle; kendimize her şeyi yakıştırmak içgüdüsel ve zahmetsizdir; başkasına layık görmek ise olgunluk, yüksek bir empati ve kendi içsel pazarından vazgeçebilme cesareti gerektirir. ikili ilişkilerde ve sosyal hayatta kendisini genellikle büyük, açık çatışmalarla göstermez.
Aksine; son derece sinsi, “görünüşte masum” ve rasyonalize edilmiş gizli davranışlarla sızar hayatımıza. Çünkü ego, kendi içindeki “başkasına layık görememe” ya da “eksik kalma” korkusunu doğrudan itiraf etmek yerine, onu mantıklı kılıflara büründürür.insanlar için “iyi günde dost olmak”, kötü günde dost olmaktan çok daha zordur.
Yakın birinin büyük bir sevincini paylaştığı anlarda, coşkuyu yukarı taşımak yerine ortamın enerjisini sabitlemeye veya aşağı çekmeye çalışırlar.Sevgi, ilgi, şefkat ya da yardımseverlik hesapsızca akamaz; her şeyin kaydı tutulur.”Ben geçen hafta onun moralini düzeltmek için iki saat dil döktüm, o bugün benim mesajıma yarım saat geç cevap verdi.” ya da “Eşime dün akşam ben kahve yaptım, bugün onun teklif etmesi gerekirdi.”Sevgi ve değer, serbestçe paylaşılan bir duygu değil; alınıp satılan, takas edilen bir ticari mala dönüşmüştür. Karşı tarafa cömert davranmak, “pazarda zarar etmek” gibi hissettirir.Sosyal bir ortama girildiğinde zihnin sürekli arka planda bir “kim daha önde, kim daha geride” taraması yapmasıdır.
Arkadaş ortamında kimin daha çok dinlendiğini, kimin esprilerine daha çok gülüldüğünü, partnerinin kime daha hayranlıkla baktığını gizlice saymak. Eğer ibre başkasını gösteriyorsa, o insanı gözden düşürecek küçük iğnelemeler veya dedikodular üretme Başkasının gördüğü ilgi ve değer, sanki kendisinden çalınan bir hakmış gibi algılanır.
Hata çok bariz olsa bile konuyu çevirip dolaştırıp karşı tarafın geçmişteki bir hatasına bağlamak, asla net ve samimi bir “Özür dilerim, hatalıydım” cümlesini kuramamak. insan için “haklılık” elindeki en büyük sermayedir. Bir tartışmada haksız olduğunu kabul etmek, o içsel pazarda iflas etmek ve tüm gücü karşı tarafa kaptırmak gibi partnerimizin ya da arkadaşımızın parlamasının bizim ışığımızı söndürmediğini; aksine odadaki toplam ışığı artırdığını fark etmektir.
Dünyadaki güzellikler pastadan alınan bir dilim değildir; paylaşıldıkça pastanın kendisi büyür.Gerçek sevgide cömertlik, elimizde fazla olduğu için dağıttığımız bir sadaka değildir; paylaştıkça içimizdeki kaynağın daha gür akacağını bilmenin getirdiği bir içsel güven halidir.Sırf partneriniz kırılmasın veya tartışma çıkmasın diye içinize sinmeyen durumlara onay vermeyin. Hayır diyebildiğinizi gören partneriniz, sizin cömertçe “Evet” dediğiniz şeylerin birer “zorunluluk” değil, kıymetli birer “seçim”olduğunu çok daha iyi kavrayacaktır.
Bir ilişkide iki tarafın da birbirinin sırtına basmadığı, birbirini tüketmediği adil bir denge ancak sizin bu net duruşunuzla mümkündür. Kendi sınırını koruyamayan birinin rüzgarına kapılmayı reddetmek, bir ilişkide atılabilecek en sağlıklı adımdır.
Bencillikle ilgili yakın Sınırlar, partnerinizi hayatınızdan uzak tutmak için değil; kendinizi kaybetmeden onunla güven içinde nasıl bir arada kalabileceğinizi belirlemek için çizilir. Sınırı olmayan bir cömertlik, eninde sonunda büyük bir klasik yorgunluk değildir. Çok daha derindir; uzun süreli, kronik stresin bir sonucu olarak duygusal, zihinsel ve fiziksel enerjinin adeta sıfırlanması halidir.öfke ve tükenmişlikle son bulur.halidir.öfke ve tükenmişlikle son bulur.
Geç kalan merhamet aslında bir sevgi gösterisi değil, bir parça pişmanlıktır. “Seni duymadım ama bak, aslında kötü biri değilim” demenin gecikmiş ve sessiz bir yoludur.”Fırtınadan sonra gelen rüzgarın, kuruyan yapraklara bir faydası olmaz.”
GÖKSEL GÜNDOĞDU
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.