Göksel Güngördü

Göksel Güngördü

21 Temmuz 2026 Salı

Zamanın Ötesinde Bir Taş Ev Gökten 3 Elma Düşmüş….

Zamanın Ötesinde Bir Taş Ev Gökten 3 Elma Düşmüş….
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Zamanın Ötesinde Bir Taş Ev Gökten 3 Elma Düşmüş….
​Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; dağların eteklerinde, rüzgarın şarkı söylediği gecelerde parıldayan, sıcacık bir taş ev varmış.

Bu ev, öyle alelade bir yapı değilmiş; harcına sevgi, duvarlarına sabır katılmış. Kalın taş duvarları yazın serinliği, kışın ise içeride çıtırdayan odun ateşinin o muazzam sıcaklığını saklarmış.

Evin pencereleri, alabildiğine uzanan, sabah güneşiyle uyanan bembeyaz yaban papatyalarıyla dolu bir bahçeye açılırmış.
​Bu huzurlu taş evde, kalbi de evi gibi köklü ve sarsılmaz olan, ömrünü doğanın ritmini dinleyerek geçiren çift yaşarmış. Evinde ağırladığı misafirlere her zaman en taze çayları demler, bahçesindeki papatyalardan taçlar yapar ve onlara hayatın en saf halini anlatırmış.

Gecelerden bir gece, gökyüzü her zamankinden daha berrak, yıldızlar ise adeta birer elmas gibi parıldarken, bahçedeki yaşlı ağacın gölgesine doğru büyülü bir ışık süzülmüş. Gökyüzünün derinliklerinden, sanki bulutların arasından sıyrılıp gelmiş gibi hafifçe, üç büyülü elma süzülerek bahçedeki kadife gibi yumuşak kadife çiçeklerin üzerine düşmüş: Evin sahibi kapıyı aralayıp bahçeye çıktığında, gecenin karanlığında parıldayan bu üç elmayı görmüş. Eğilip onları sevgiyle avuçlarına almış. Her bir elma, taş evin ruhuyla eşleşen çok özel birer hakikati fısıldıyormuş:

🍏 Birinci Elma: Doğruluğun ve İçtenliğin Payı
​İlk elma, bu taş evin sarsılmaz duvarları gibi dimdik duran, hayatı yalanın gölgesinden uzak, saf bir dürüstlükle yaşayanların başına düşmüş. sözün doğrusu kalbe şifadır. Bu elma; kalbinde ne varsa dilinde de o olan, hileye kaçmadan, hayatı tüm çıplaklığı ve samimiyetiyle kucaklayan o güzel insanların kalbini ödüllendirmek için gelmiş.

🍏 İkinci Elma: Merhametin İlmekleri
​İkinci elma, evin bahçesindeki her bir karıncayı, kanadı kırık kuşu ve kapıyı çalan her yorgun yolcuyu sarıp sarmalayan o sonsuz merhametin başına düşmüş. Dünyayı ayakta tutanın, bir canın diğerine duyduğu şefkat olduğunu fısıldamış bu elma. Kalbinde merhamet taşıyan her insan, bu taş evin sunduğu o güvenli liman gibi, çevresine huzur verirmiş.

🍏 Üçüncü Elma: Umudun ve Papatyaların Doğuşu
​Üçüncü ve son elma ise, her kışın ardında bir baharın saklı olduğunu bilen, bahçedeki papatyalar gibi her şeye rağmen yeniden açma cesareti gösteren o umut dolu kalplere düşmüş. Hayat ne kadar zor akarsa aksın, içindeki o çocuksu neşeyi ve dünyayı saf bir sevgiyle görme yeteneğini kaybetmeyenlerin ödülüymüş bu elma.elindeki üç elmayla birlikte taş evine geri dönmüş.. O günden sonra bu taş ev, sadece taşlardan örülü bir mekan olarak değil; doğruluğun, merhametin ve bitmeyen bir huzurun yeryüzündeki kalesi olarak anılmış.Masal bu ya; o güzel evin ışığı hiç sönmemiş, bahçesindeki papatyalar hiç solmamış ve o taş duvarların ardındaki huzur, kalbini temiz tutan herkese bir nefes olmuş.

Ama masallarla ilgili gözden kaçırdığımız küçük bir detay var: Gökten o elmalar masalın başında ya da ortasında düşmez. Ancak bütün o zorlu yollar yüründükten, aşılması gereken engeller aşılınca, yani en sonda düşer. Belki de sizin hikayeniz henüz bitmedi; şu an o mücadelenin, sabrın ve emeğin tam ortasındasınız. Bazen de hayat, elmanın gökten kendi kendine düşmesini beklemek yerine, o ağacı kendi ellerimizle dikmemizi ya da o elmayı hak ettiğimiz yerden gidip kendimiz almamızı ister.

Hiçbir zaman o elmayı hak etmediğiniz anlamına gelmez. Sadece içten gelen bir “Seni görüyorum, çabanı fark ediyorum ve teşekkür ederim” cümlesidir. elmayı sadece dış dünyaya bağlarsak, kendi bahçemizi unutup hep başkalarının gökyüzüne bakarken buluruz kendimizi.

Oysa en kalıcı elma, insanın kendi içinde olgunlaştırdığı ve kimse vermese de kendine ikram edebileceğidir.

GÖKSEL GÜNGÖRDÜ

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.