Ufuk Cavlı

Ufuk Cavlı

10 Eylül 2026 Perşembe

MTSO 39. Grup’ta Maviyle Devam: Başarıyı Sürdürmek İçin Güçlü Ekip

MTSO 39. Grup’ta Maviyle Devam: Başarıyı Sürdürmek İçin Güçlü Ekip
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MTSO seçimleri yaklaşırken gözler, geçtiğimiz dönemde gerçekleştirdiği çalışmalarla dikkat çeken 39. Grup’a çevriliyor.
Joker Gayrimenkul’den Ümit Mete ve arkadaşları, başarılı geçirdikleri dönemin ardından yeniden aday olduklarını “Maviyle Devam” sloganıyla duyurdular.
Ancak bu ekipte dikkat çeken yalnızca yeniden aday olmaları değil. Asıl önemli olan, geride bıraktıkları dönemde ortaya koydukları yönetim anlayışı ve meslektaşlarıyla kurdukları güçlü iletişim.
Çünkü onlar “Ben yaptım, oldu-bitti” anlayışını tercih etmediler.
Yedi kişilik bir komite olarak kararları kendi aralarında almak yerine, sektörün farklı temsilcileriyle bir araya geldiler. Toplantılar düzenlediler, meslektaşlarını dinlediler, sorunları birlikte değerlendirdiler ve mümkün olduğunca birlikte karar alıp birlikte yönetme anlayışını ortaya koydular.
Bu yaklaşım, komite üyeliğini yalnızca bir görev olmaktan çıkarıp sektörün ortak aklını temsil eden bir yapıya dönüştürdü.
Bakanlık nezdinde çözüm aradılar
Gayrimenkul sektörünün sorunlarının yalnızca yerel toplantılarla çözülemeyeceğinin farkındaydılar.
Sektörün karşı karşıya kaldığı sorunların çözümü için Bakanlıklar nezdinde girişimlerde bulunarak çözüm üretmeye çalıştılar.
Yani sorunları sadece konuşmadılar; çözümün kapısını çalmayı da bildiler.
Dayanışmayı güçlendirdiler
Bir başka dikkat çeken çalışmalar ise birlik, beraberlik ve dayanışma etkinlikleri oldu.
Sektör mensuplarını bir araya getiren geceler ve organizasyonlarla yalnızca mesleki ilişkileri değil, meslektaşlar arasındaki sosyal bağları da güçlendirdiler.
Çünkü sektörün güçlü olmasının yolunun, aynı mesleği yapan insanların birbirini tanımasından ve dayanışmasından geçtiğine inandılar.
Depremde önce sahaya koştular
Ve elbette 6 Şubat depremlerinin yarattığı büyük acı…
Böylesine zor bir dönemde birçok insan ne yapacağını düşünürken, 39. Grup ekibi deprem bölgesine koşan ekiplerden biri oldu.
Bu, bir seçim vaadi değildi.
Bu, zor günde meslektaşının ve vatandaşın yanında olma anlayışıydı.
Eğitime de önem verdiler
Ümit Mete ve arkadaşlarının döneminde dikkat çeken bir başka başlık ise eğitim ve mesleki gelişim oldu.
Düzenlenen eğitimler ve konferanslarla sektör mensuplarının bilgi birikimini artırmaya, değişen gayrimenkul sektörüne ayak uydurmalarına ve mesleğin daha ileriye taşınmasına katkı sağladılar.
Bugün gayrimenkul sektörü hızla değişiyor.
Mevzuattan teknolojiye, dijital pazarlamadan yeni gayrimenkul modellerine kadar birçok alanda kendini yenilemek zorunda.
Bu nedenle eğitimin ve mesleki gelişimin önemi her geçen gün daha da artıyor.
Şimdi yeniden “Maviyle Devam” diyorlar
İşte bütün bu çalışmaların ardından Ümit Mete ve arkadaşları yeniden yola çıktı.
Karşılarında artık yalnızca bir seçim değil, geçmiş dönemde ortaya koydukları performansın meslektaşları tarafından değerlendirilmesi var.
Bir ekibin yeniden aday olması elbette tek başına başarı anlamına gelmez.
Ancak geçmişte ne yaptığına baktığınızda; meslektaşlarıyla istişare eden, ortak aklı önemseyen, Bakanlık nezdinde çözüm arayan, dayanışma organizasyonları yapan, deprem döneminde sahaya çıkan ve eğitim faaliyetleriyle sektöre katkı sunmaya çalışan bir ekip görüyorsanız, burada üzerinde düşünülmesi gereken bir başarı hikayesi vardır.
Maviyle Devam, bu nedenle yalnızca bir seçim sloganı değil; geçmiş dönemde ortaya konulan anlayışın devamı için verilen bir mesaj niteliğinde.
Ben, 39. Grup’ta Ümit Mete ve arkadaşlarının oluşturduğu bu güçlü ekibin, meslektaşlarıyla kurduğu bağ ve geride bıraktığı çalışmalar sayesinde bu seçimde de başarılı olacağına inanıyorum.
Çünkü seçimler yalnızca vaatlerle kazanılmaz.
Güven, emek, dayanışma ve yapılan işlerle kazanılır.
Grup’ta şimdi sandık yeniden kurulacak.
Ve meslektaşlarının vereceği karar, “Maviyle Devam”ın yeni dönemde devam edip etmeyeceğini belirleyecek. Başarılar diliyorum

Ufuk Cavlı
Gazeteci Yazar

Devamını Oku

Sezen Güner: Başarının Arkasında Disiplin, Emek ve Detaylara Hakimiyet Var.

Sezen Güner: Başarının Arkasında Disiplin, Emek ve Detaylara Hakimiyet Var.
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bazı başarı hikayeleri vardır; sadece elde edilen sonuçlara bakarak anlaşılmaz.
O başarının arkasında sabır vardır, disiplin vardır, gecesini gündüzüne katan bir çalışma vardır. En önemlisi de yaptığı işi gerçekten sahiplenmek vardır.
Sezen Güner tam da böyle bir başarı hikayesinin adı…
Türkiye’de ekranlara gelen “33 Kadın Belgeseli” ile tanıdığım Sezen Güner, bugün kendi alanında güçlü ve dikkat çeken bir kadın girişimci olarak yoluna devam ediyor.

Başarı tesadüf değil

Sezen Güner’i farklı kılan yalnızca yaptığı iş değil, işine bakış açısı.
Onu güçlü ve başarılı kılan en önemli özelliklerinden biri, disiplinli çalışma anlayışı.
Bir organizasyonun büyük resmi kadar, belki çoğu insanın fark etmeyeceği en küçük ayrıntısıyla bile bizzat ilgileniyor. Süreci uzaktan yönetmek yerine işin içinde olmayı, kontrol etmeyi ve ortaya çıkacak sonuca kendi emeğini koymayı tercih ediyor.
Çünkü biliyor ki;
Kaliteli iş, ayrıntılarda saklıdır.
Bir çiçeğin konumundan bir davet masasının detayına, sunumdan misafir deneyimine kadar her aşamada aynı titizliği görmek mümkün.


PEONY EVENT ve NOSTALGIA CHOCOLATE


Sezen Güner’in profesyonel dünyasına baktığımızda iki önemli marka dikkat çekiyor:
PEONY EVENT ve NOSTALGIA CHOCOLATE.
Peony Event ile organizasyon ve etkinlik tasarımında estetik, zarafet ve detayları bir araya getiren bir anlayış ortaya koyarken; Nostalgia Chocolate ile de çikolatanın o eşsiz dünyasını markalaşma ve sunum kültürüyle buluşturuyor.
Bunların yanında profesyonel otelcilik, turizm yönetimi ve hospitality alanındaki deneyimi, yaptığı işlere farklı bir bakış açısı kazandırıyor.
Çünkü etkinlik yönetmek yalnızca güzel bir dekor hazırlamak değildir.
İnsanı anlamak, beklentiyi görmek ve deneyim yaratmaktır.
Sezen Güner’in farkı da burada ortaya çıkıyor.


Didem Yapar Pektaş ile güçlü bir ortaklık


Başarı hikayelerinde çoğu zaman tek bir isim öne çıkar. Oysa arka planda aynı hedefe yürüyen güçlü ortaklıklar vardır.
Sezen Güner’in partneri Didem Yapar Pektaş ile yakaladığı uyum da bunun güzel örneklerinden biri.
İki farklı bakış açısının aynı hedefte buluşması, iş hayatında ortaya güçlü bir sinerji çıkarıyor.
Uyum, güven ve ortak çalışma disiplini…
Bence bu birlikteliğin en önemli tarafı da burada.
Başarılı bir iş ortaklığı yalnızca birlikte çalışmak değildir; birbirinin açığını kapatmak, birbirinin gücünü tamamlamak ve aynı heyecanı paylaşabilmektir.
Sezen Güner ve Didem Yapar Pektaş’ın ortaya koyduğu tablo tam olarak bunu gösteriyor.


Bir kadın başarı hikayesinden fazlası


Bugün Sezen Güner’in hikayesine baktığımda yalnızca başarılı bir iş insanının hikayesini görmüyorum.
Aynı zamanda çalışmanın, üretmenin, vazgeçmemenin ve kendi yolunu çizmenin hikayesini görüyorum.
Bu hikaye zamanla daha da büyüdü, daha da büyüyeceğine inanıyorum.
Çünkü bazı insanlar için başarı bir hedef değil, bir çalışma biçimidir.
Sezen Güner de işte o insanlardan biri.
Bugün geldiği nokta önemli ama benim asıl dikkatimi çeken, bundan sonra nereye gideceği.
Çünkü disiplinli, çalışkan, ayrıntılara hakim ve yaptığı işe yüreğini koyan insanların hikayesi hiçbir zaman bulunduğu yerde kalmaz.
Sezen Güner’in daha büyük başarılara imza atacağına yürekten inanıyorum.
Yolunuz açık olsun Sezen Güner…Didem Yapar Pektaş
Çünkü kadınların emekleriyle, cesaretleriyle ve başarılarıyla çoğalan her hikaye, aslında bu ülkenin geleceğine bırakılmış güzel bir izdir.


Ufuk Cavlı
Gazeteci – Yazar

Devamını Oku

Lojistiğin Takım Kaptanı: Orhan Kemal Yüksel

Lojistiğin Takım Kaptanı: Orhan Kemal Yüksel
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Lojistiğin Takım Kaptanı: Orhan Kemal Yüksel

Mersin’in ticaret damarlarında taşımacılık ve lojistik hayati bir yere sahip. Limanıyla, gümrük kapılarıyla, karayolu bağlantılarıyla ve Türkiye’nin dört bir yanına uzanan ticaret ağıyla Mersin, lojistikte yalnızca bir şehir değil, Türkiye ekonomisinin önemli merkezlerinden biri.
Ancak böylesine büyük bir sektörün, aynı zamanda ciddi sorunları da var.
İşte tam da bu noktada, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası 19. Yurtiçi Eşya ve Yük Taşımacılığı Komitesi Meclis Üyesi Adayı Orhan Kemal Yüksel, sektörün içinden gelen bir isim olarak dikkat çekiyor.
Yüksel’i diğer adaylardan ayıran en önemli özellik ise yalnızca sorunları anlatmaması…
Sorunun nerede olduğunu biliyor, çözümün nasıl üretilebileceğini de ortaya koyuyor.
Sektörü masada değil, sahada bilen bir isim
Lojistik sektöründe yıllardır faaliyet gösteren Orhan Kemal Yüksel, Mersin’in taşımacılık problemlerini yalnızca rakamlardan veya raporlardan okumuyor.
Sektörün içinde.
Şoförün yaşadığı sıkıntıyı, nakliyecinin maliyetini, firmanın zaman kaybını, gümrükte yaşanan aksaklığı, liman bağlantılarındaki sorunları ve taşımacının karşı karşıya kaldığı bürokratik engelleri bilen bir isim.
Bu nedenle ortaya koyduğu yaklaşım oldukça net:
“Sorunu doğru tespit edeceğiz, çözüm önerimizi ortaya koyacağız ve bunun takipçisi olacağız.”
Mersin’in lojistik geleceği açısından da ihtiyaç duyulan tam olarak bu.
Gümrük ve liman sorunlarına çözüm odaklı yaklaşım
Mersin’in en önemli ekonomik gücü kuşkusuz limanı.
Fakat limanın kent ekonomisine sağlayacağı katkının daha da büyümesi için liman, gümrük, taşımacılık firmaları ve diğer sektör paydaşları arasındaki süreçlerin daha hızlı, daha şeffaf ve daha verimli hale gelmesi gerekiyor.
Orhan Kemal Yüksel’in dikkat çektiği konuların başında da bu geliyor.
Limanlarda yaşanan operasyonel sıkıntılar, gümrük süreçlerindeki beklemeler, araçların zaman kaybı, artan taşıma maliyetleri ve lojistik sektörünün rekabet gücünü etkileyen uygulamalar…
Bunların her biri yalnızca nakliyecinin sorunu değil.
Bu sorunların faturası, en sonunda Mersin ekonomisine ve Türkiye’nin ihracatına çıkıyor.
Dolayısıyla çözüm de sektörün ortak aklıyla üretilmeli.
Bir adaydan fazlası: Bir takım kaptanı
Orhan Kemal Yüksel’in adaylık sürecinde dikkat çeken bir başka özelliği ise oluşturduğu ekip.
Çünkü iyi bir kaptan, yalnızca kendisini değil, takımını da sahaya çıkarır.
Yüksel’in komite listesinde farklı firmalardan, lojistik sektörünün farklı alanlarını temsil eden isimler bulunuyor:
Orhan Kemal Yüksel – Yüksel İntermodal Lojistik
Ufuk Maya – Ufuk İntermodal Lojistik
Nedimcan Sökün – Merkon Lojistik
M. Onur Toptaş – OMTLOG Lojistik
Hatip Oruç – Senas Global
Bozan Tayan – BT Port Lojistik
İsmail Hamid Aldwani – Aldouani Lojistik
Hamza Çapar – CPR Lojistik
Ahmet Temel – Hazar Global Lojistik
Mehmet Deniz – MD Deniz Global Lojistik
Muazzez Araç – Muazzez Araç
Enis Sınıkçı – EDS Lojistik
Sena Su Çıkrıkçı Artukboğa – Sena Su Lojistik
Nevzat Dizman – NES Lojistik
Bu listeye baktığınızda aslında bir isimden çok daha fazlasını görüyorsunuz:
Sektörün farklı alanlarından gelen bir ekip ve ortak bir hedef.
Mersin’in lojistikte yeni bir vizyona ihtiyacı var
Mersin’in önünde büyük bir fırsat bulunuyor.
Liman kapasitesi, organize sanayi bölgeleri, tarım ve sanayi üretimi, ihracat potansiyeli ve coğrafi konumu Mersin’i lojistik açısından çok daha güçlü bir noktaya taşıyabilecek avantajlar.
Fakat avantajların ekonomik güce dönüşebilmesi için sistemin bütün parçalarının birlikte çalışması gerekiyor.
Daha hızlı gümrük işlemleri…
Daha etkin liman organizasyonu…
Daha güçlü karayolu bağlantıları…
Taşımacının maliyetlerini azaltacak çözümler…
Dijitalleşmiş ve şeffaf süreçler…
Lojistik sektörünün karar mekanizmalarında daha güçlü temsil edilmesi…
Bunlar artık ertelenebilecek meseleler değil.
Takım kaptanı belli
Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri yalnızca bir komite seçimi olarak görülmemeli.
Bu seçimler, sektörlerin kendi sorunlarını kimlerin daha güçlü şekilde temsil edeceğini belirlediği önemli bir süreç.
Komite’de Orhan Kemal Yüksel ve ekibine baktığımda gördüğüm şey şu:
Sektörü bilen, sahadan gelen, sorunları yaşayan ve çözüm üretme iddiasında olan bir ekip.
Ve bu ekibin başında da yalnızca aday değil, aynı zamanda takım kaptanı gibi hareket eden bir isim var:
Orhan Kemal Yüksel.
Mersin’in lojistik sorunlarını konuşmak kolay.
Asıl mesele, o sorunların çözümü için masaya oturabilmek, doğru insanları bir araya getirebilmek ve mücadeleyi sonuna kadar sürdürebilmek.
Orhan Kemal Yüksel’in farkı da burada ortaya çıkıyor.
Mersin’in yükünü taşıyanların sesi olmak için yola çıkan bir takım…
Ve o takımın kaptanı belli:
Orhan Kemal Yüksel.

Ufuk Cavlı
Gazeteci – Yazar

Devamını Oku

MTSO’DA KADIN GÜCÜ ESİYOR: SİBEL GELBUL VE AYNUR COŞKUN ESER

MTSO’DA KADIN GÜCÜ ESİYOR: SİBEL GELBUL VE AYNUR COŞKUN ESER
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MTSO’DA KADIN GÜCÜ ESİYOR: SİBEL GELBUL VE AYNUR COŞKUN ESER

Bazı insanlar vardır; bulundukları yere yalnızca isimlerini değil, emeklerini, enerjilerini ve güzelliklerini de taşırlar.
Mersin’de son yıllarda kadınların iş dünyasında, sosyal yaşamda ve kent yönetiminde daha fazla söz sahibi olması hepimiz adına önemli ve kıymetli.
Şimdi bu güçlü kadın hareketinin yeni adreslerinden biri de Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO).
MTSO 31. Grup’ta komite adaylığıyla yola çıkan iki başarılı kadın; Sibel Gelbul ve Aynur Coşkun Eser, yalnızca bir seçim yarışının içinde değiller. Aynı zamanda kadınların iş dünyasında daha fazla temsil edilmesi adına önemli bir irade ortaya koyuyorlar.

SİBEL GELBUL: BİR KADIN, ON MARİFET…

Sibel Gelbul’u anlatmaya birkaç unvan yetmez.
İş insanı, ÇUGİDER Genel Başkanı, Mezitli Kent Konseyi Başkanı, Mezitli Belediye Meclis Üyesi, MEP Yürütme Kurulu Üyesi, TOBB Kurul Üyesi ve şimdi de MTSO 31. Grup komite adayı…
Tabiri caizse bir parmağında on marifet.
Ama Sibel Gelbul’u değerli kılan yalnızca sahip olduğu görevler değil.
Asıl önemli olan, aldığı her görevi topluma katkı sağlayacak bir sorumluluk alanı olarak görmesi.
Çalışkanlığı, üretkenliği, insan ilişkileri ve bulunduğu her ortamda fark yaratma çabasıyla dikkat çeken bir kadın.
Bazı insanlar vardır, girdikleri yere güzellik katar.
Sibel Gelbul da onlardan biri.
Kent için, kadınlar için, iş dünyası için ve toplumun farklı kesimleri için üretmeye devam eden bir isim olarak MTSO’da da fark yaratacağına inanıyorum.

AYNUR COŞKUN ESER: İNSAN SEVGİSİNİ EMEĞE DÖNÜŞTÜREN BİR KADIN

Aynur Coşkun Eser ise iş dünyasındaki kimliğinin yanında, toplumsal sorumluluk anlayışıyla öne çıkan başarılı bir kadın.
İş insanı, ÇUGİDER üyesi ve TOBB Kurul Üyesi olarak görev alan Eser, insan sevgisini merkeze alan anlayışıyla topluma faydalı işler yapmaya çalışan bir isim.
Onu tanıyanların ortak özelliği ise samimiyeti, çalışkanlığı ve insanlara dokunma çabası…
Şimdi o da MTSO 31. Grup’ta komite adayı.
Ben inanıyorum ki Aynur Coşkun Eser de bu görevde başarılı olacaktır.
Çünkü iş dünyasının yalnızca rakamlardan, ticaretten ve ekonomik göstergelerden ibaret olmadığına inanıyorum.
İş dünyası aynı zamanda insan, dayanışma, sosyal sorumluluk ve kent için değer üretme meselesidir.
Aynur Coşkun Eser’in yaklaşımında da tam olarak bunu görüyorum.

MTSO’DA DEĞİŞEN BİR RÜZGAR VAR

Sibel Gelbul ve Aynur Coşkun Eser’in adaylığı bana göre sadece iki kadın adayın seçim mücadelesi değil.
Bu, Mersin’de kadınların iş dünyasında daha fazla söz sahibi olma isteğinin de bir göstergesi.
Kadınların üretimde, ticarette, yönetimde ve karar mekanizmalarında daha fazla yer alması gerektiğine inanıyorum.
Çünkü kadınların olduğu yerde farklı bir bakış açısı, farklı bir enerji ve farklı bir mücadele anlayışı ortaya çıkıyor.
Bugün MTSO’da kadın gücü ve kadın rüzgarı esiyorsa, bunu önemsemek gerekiyor.
Ben bu seçimde;
emeği, üretimi, mücadeleyi, insan sevgisini ve kent için çalışma iradesini temsil eden kadınların yanında olmanın değerli olduğunu düşünüyorum.
Sibel Gelbul ve Aynur Coşkun Eser’e çıktıkları bu yolda başarılar diliyorum.
İki başarılı kadının MTSO 31. Grup’ta önemli bir sorumluluk üstleneceğine, Mersin iş dünyasına ve kadınların temsiline değer katacağına inanıyorum.
Çünkü bazen bir seçim yalnızca bir komite seçimi değildir.
Bazen bir seçim, geleceğin nasıl şekilleneceğine dair bir tercihtir.
Ve bu seçimde Mersin’de güzel bir rüzgar esiyor:
MTSO’DA KADIN GÜCÜ ESİYOR…

Ufuk Cavlı
Gazeteci – Yazar

Devamını Oku

Bir Şehrin Gelecek Vizyonu ve Gökben Gökbulut.

Bir Şehrin Gelecek Vizyonu ve Gökben Gökbulut.
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bir Şehrin Gelecek Vizyonu ve Gökben Gökbulut.

Mersin gibi sanayi, tarım, lojistik ve ticaretin kesiştiği, ekonomik potansiyeli kadar sorunları da büyük olan bir kentte değişimden söz etmek kolaydır. Asıl mesele ise o değişimi sahada gerçekleştirebilmek, yatırımcının önündeki engelleri görebilmek ve şehrin geleceğini bugünden okuyabilmektir.
İşte bu noktada Gökben Gökbulut ismi, Mersin iş dünyası açısından üzerinde durulması gereken isimlerden biri olarak karşımıza çıkıyor.
Endüstri Yüksek Mühendisi ve iş insanı olan Gökbulut’un hikayesi, masa başında başlayan bir kariyer hikayesi değil. 2000 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra sanayinin içerisinde, üretimin mutfağında başlayan ve 25 yılı aşan bir tecrübeye dönüşen bir yolculuk söz konusu.
2006 yılında kurduğu ASSER Danışmanlık ile yaklaşık 20 yıldır Mersin’de yatırımcılara rehberlik eden Gökbulut kamu desteklerinin doğru yatırımlarla buluşmasını ve bu kaynakların şehrin üretim, istihdam ve ekonomik gelişimine katkı sağlayacak projelere dönüşmesini temel bir sorumluluk olarak gördü.
TKDK-IPARD, TÜBİTAK, KKYDP ve KOSGEB gibi önemli kamu desteklerinin Mersin’de yatırımcılarla buluşmasına katkı sunmak; aslında yalnızca bir işletmenin destek almasını sağlamak değildir. Bunun anlamı yeni yatırımlar, yeni istihdam alanları, büyüyen işletmeler ve daha güçlü bir Mersin ekonomisidir.
Bir şehrin ekonomik hafızası biraz da böyle oluşur.
Sahada ne yaşandığını bilen, yatırımcının hangi sorunlarla karşılaştığını gören ve kamu kaynaklarının doğru projelerle buluşması için yıllarca emek veren insanların birikimi, o şehrin ekonomik geleceği açısından önemli bir değerdir.
Gökben Gökbulut’un meslek örgütlerindeki çalışmaları da bu birikimin başka bir yansıması.
Makina Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu’nda edindiği deneyimin ardından 2022 yılından bu yana Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan Gökbulut, burada yalnızca bugünün sorunlarına çözüm arayan değil, Mersin’in yarınını da düşünmek zorunda olan bir anlayışın içerisinde yer alıyor.
Çünkü dünya ekonomisi hızla değişiyor.
Yeşil dönüşüm, dijitalleşme, enerji verimliliği, karbon ayak izi ve sürdürülebilir üretim artık geleceğin kavramları değil; bugünün ticaret kuralları.
Mersinli sanayici ve tüccarın bu dönüşümün dışında kalması mümkün değil. Özellikle Avrupa pazarlarıyla güçlü ticari ilişkileri bulunan bir kent için bu başlıklar doğrudan rekabet gücüyle ilgilidir.
Gökbulut’un bu konuları erkenden gündeme taşıması ve Mersin iş dünyasının dönüşüme hazırlanması gerektiğini savunması bu nedenle önemlidir.
Ancak bana göre Gökben Gökbulut’u farklılaştıran asıl nokta, mühendislik birikimini yalnızca ticari alanla sınırlı tutmaması.
Green Women Kadın Kooperatifi kurucusu olması bunun en somut örneklerinden biri.
Kadınların yalnızca çalışma hayatında değil; teknoloji, Ar-Ge, sürdürülebilirlik ve yüksek katma değerli üretimde de söz sahibi olabileceğini ortaya koyan bu anlayış, Mersin açısından ayrıca değerlidir.
Özellikle kuraklık ve su kaynaklarının giderek daha önemli hale geldiği bir dönemde, toprağın su tutma kapasitesini artırmaya yönelik geliştirilen gübre projesi gibi çalışmalar, bilginin ve mühendisliğin tarımsal üretime nasıl katkı sağlayabileceğini göstermesi açısından dikkat çekicidir.
Benim açımdan Gökben Gökbulut’un hikayesi tam da burada anlam kazanıyor.
Çünkü bir şehrin geleceğini yalnızca siyasetçiler, yalnızca bürokratlar veya yalnızca sermaye sahipleri şekillendirmez. Şehrin geleceğinde; üretimi bilen, yatırımcının sorununu anlayan, teknolojiyi takip eden, değişimi okuyabilen ve toplumsal faydayı önemseyen insanların da büyük sorumluluğu vardır.
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine az bir zaman kaldı
Gökben Gökbulut, güçlü bir ekiple 31. Grup’tan MTSO Meclis Üyesi adayı olarak yeniden iş dünyasının karşısına çıkıyor.
Burada benim özellikle dikkat çekmek istediğim bir konu var: Liyakat.
Bugün birçok alanda liyakatin ne kadar önemli olduğunu hepimiz daha fazla konuşuyoruz. İş dünyasının temsil makamlarında da bunun farklı olduğunu düşünmüyorum.
Bir kişinin yalnızca bir makamı temsil etmesi değil; o makama bilgi, tecrübe, emek ve vizyon taşıması gerekir.
Gökben Gökbulut’un 25 yılı aşan mesleki geçmişi, sanayi ve yatırım alanındaki deneyimi, MTSO’daki görev süreci, kadın girişimciliği ve sürdürülebilirlik alanındaki çalışmaları bana göre bu açıdan değerlendirilmesi gereken önemli bir birikim ortaya koyuyor.
Üstelik burada bir kadın mühendisin, iş insanının ve girişimcinin Mersin iş dünyasında daha güçlü şekilde temsil edilmesinden söz ediyoruz.
Kadınların yalnızca vitrin olarak değil, karar mekanizmalarında etkin aktörler olarak yer alması gerektiğine inanıyorum.
Bu nedenle Gökben Gökbulut’un 31. Grup’tan yeniden adaylığını sadece bir seçim yarışı olarak görmüyorum.
Bunu aynı zamanda Mersin iş dünyasının nasıl bir temsil anlayışı istediğine ilişkin bir tercih olarak değerlendiriyorum.
Benim bu noktada söyleyeceğim çok açık:
Liyakatın, tecrübenin, üretimin ve vizyonun daha fazla önem kazanması gereken bir dönemden geçiyoruz.
Mersin’in geleceğini konuşacaksak, bu geleceği gerçekten inşa edebilecek insanlara destek vermek zorundayız.
Gökben Gökbulut’a duyulan ilgi ve güvenin, 31. Grup’ta güçlü bir başarıyı yeniden getireceğine ve kendisinin Mersin’i iş dünyasında başarıyla temsil etmeye devam edeceğine inanıyorum.
Çünkü Mersin’in daha güçlü bir ekonomik geleceğe ihtiyacı var.
Ve bu geleceğin yolu, liyakatten, tecrübeden, üretimden ve doğru insanlara güvenmekten geçiyor.
Ufuk Cavlı
Gazeteci Yazar

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.