Çiğdem Dokuzoğlu

Çiğdem Dokuzoğlu

06 Nisan 2026 Pazartesi

SAATİN ALARMI MI, RUHUN ÇIĞLIĞI MI ?

SAATİN ALARMI MI, RUHUN ÇIĞLIĞI MI ?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yayınlanma Tarihi : 

Çiğdem Dokuzoğlu

Geçtiğimiz günlerde bir dostumla sohbet ederken, “Her sabah aynı adam olarak uyanmaktan yoruldum,” dedi. Bu cümle aslında modern insanın en büyük paradoksunu özetliyor:

Gözlerimiz açık, işe gidiyoruz, fatura ödüyoruz ama ruhumuz derin bir kış uykusunda. Peki, gerçek bir uyanış tam olarak ne zaman başlar? Kabul Edilmiş Uykular Toplum olarak bize sunulan bir “ideal hayat” paketi var.

Okul, kariyer, evlilik, mülkiyet… Bu paketleri açarken o kadar meşgulüz ki, içinden çıkanların bizi gerçekten doyurup doyurmadığını sormuyoruz bile. Bir nevi toplumsal hipnozun içindeyiz. Herkesin gittiği yöne gitmek, güvenli ama bir o kadar da monoton .

Gerçek uyanış, bu güvenlik illüzyonunun çatladığı o ilk anda gerçekleşir. Bir kayıpla, bir başarısızlıkla ya da bazen sadece bir gün batımını izlerken gelen o “Burada eksik bir şey var” hissiyle. Uyanmak Cesaret İster Uyanış, sanıldığı gibi sadece çiçekli bir bahçeye adım atmak değildir; bazen kendi karanlığınla yüzleşmektir.

Dürüstlük: Kendi yalanlarını fark etmek. Sorumluluk: Hayatının gidişatından dış etkenleri değil, kendini sorumlu tutmak. Eylem: Sadece bilmek değil, bildiğinle bir şeyler yapmak. Dünya, sadece “uyanan” insanların omuzlarında döner.

Fark edenler, sorgulayanlar ve uykusundan feragat edip yeni bir yol açanlar… Geri kalanı sadece kalabalığı takip eder. Bugün kendinize şu soruyu sorun: Eğer yarın sabah tüm sosyal statülerim, unvanlarım ve mal varlığım yok olsaydı; geriye kalan o “ben” kim olurdu? Cevabı bulmakta zorlanıyorsanız, uyanış vaktiniz gelmiş demektir.

Ve unutmayın, güneş her gün yeniden doğar; sizin de her an yeniden uyanma şansınız var. Toplumsal olarak uyanmak, insanca yaşamayı insani duygular ve sevgi ile beslemek için ben varım! Ya siz?

Devamını Oku

Mersin Kabuk Değiştiriyor…

Mersin Kabuk Değiştiriyor…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mersin; üzerindeki tüm kirli ve umutsuzluk bulutlarını dağıtıyor.

Dışardan gelen dostlarımız, akrabalarımız hep aynı şeyi söylüyorlar…

Mersin nasıl bu kadar hızlı bir şekilde kendini toparladı diye.

Caddeler çok temiz, yeni bulvarlar, mükemmel yollar, özgürlük havasında umutlu ve mutlu vatandaşlar…

Ah birde bu hayat pahalılığı olmasa ne iyi olurdu!

Büyükşehir Belediye Başkanı her türlü engellemeye rağmen durmadan çalışıyor ve herkes tarafından takdirle izleniyor.

Bir gün Çamlıyayla’da bir başka gün Anamur’da. Ya da Tarsus’ta, Erdemlide. Her hafta bir ilçede halkla buluşuyor. Çok ta iyi karşılanıyor ve seviliyor. Bu sevgi, bu yakın ilgi ve sıcaklık boşuna değil.

Başkan Vahap Seçer başından beri sık sık tekrarladığı gibi gerçekten hiçbir ayırım yapmadan her mahalleye, her ilçeye hizmet götürmek için büyük gayret sarf ediyor.

Her İlçede karşılaştığı tek sorun İlçe belediyelerinin kendi alanlarına düşen görevleri istenilen düzeyde yapamaması. Vatandaşlar İlçe belediyelerinin yapamadığı işleri de Başkan Seçer’ den istiyorlar. İlçe belediyelerinden umutlarını yitirmiş gibi dile getirilen konular hep aynı.

Şikâyetler hep aynı; İlçe belediyelerinin sorumluluk alanında olan sokakların bakım-onarımı ve zamanında toplanmayan çöpler. Tüm şikâyetler bu yönde!

Basından, meclis konuşmalarından, TV ekranlarından takip ediyoruz tüm gelişmeleri.

Artık eski köhnemiş anlayışların ötesinde, Başkan Seçer ve ekibi durmadan çalışıyor. Artık yeni nesil belediyecilik anlayışıyla, kalıcı ve eşit hizmet düşünülerek mersinin talihi değiştiriliyor.

Mersin adeta kabuk değiştiriyor. Kendini her geçen gün yeniliyor, geliştiriyor.

Vahap Başkan bu eşit ve sürdürülebilir kalıcı hizmetlerini devam ettirirken, aynı zamanda bir yeni nesil belediyecilik anlayışını da yerleştiriyor.

Kamuoyunun algısına ve yapılanlara baktığımız zaman çalmıyor, çırpmıyor. Sadece israfı önleyerek, kaliteli işler yaparak herkesin beğenisini kazanıyor.

Evet, tüm engellemelere rağmen…

Mersin kabuk değiştiriyor.

Mersin hak ettiği yere geliyor…

Çiğdem DOKUZOĞLU

Devamını Oku

Mersin’e Değer Katanlar: MEDEKA

Mersin’e Değer Katanlar: MEDEKA
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, yönetime geldiği günden beri güven veren tavrı, çalışkanlığı ile herkesin beğenisini kazandı.

Verdiği her sözü yerine getirmeye çalışırken, fayda sağlamayan, boş konuşan kesimlere aldırış etmedi.

Mersin’i seven, hizmet yapılmasını gerçekten isteyenlerle her alanda işbirliği yaptı.

Deneyimli bir siyasetçi olarak halka yakın olmaya çalıştı. Her kesime ulaşmaya, görüşlerini almaya özen gösterdi. Hele özellikle MEDEKA (Mersin’e Değer Katanlar) yapısını oluşturması katılımcılığın somut örneği olarak ilgimizi çekti.

MEDEKA içinde sanat, edebiyat, spor, kültür, sinema, çevre gibi 10’un üzerinde kurul var.

Bu kurullar kendi içinde çalışmalar yürütürken aynı zamanda Büyükşehir Belediyesinin her alanda ki çalışmalarına ışık tutuyorlar. Aralarında sanatçı, ressam, edebiyatçı, mimar, hukukçu, akademisyen, siyasetçi gibi kendi alanında bilgi birikimi ve Mersin’e emeği geçmiş, değer katmış kişilerden oluşuyor.

Şimdi aynı nitelikte bir oluşumda Tarsus’ta kuruldu. TADEKA (Tarsus’a Değer Katanlar) çalışmalarına başlamış durumda.

Başkan Seçer, bu oluşum ve kurumları çok önemsiyor ve her defasında çok ta faydalandığını ifade ediyor.

MEDEKA Kurulları ise, kendi aralarında yaptıkları toplantılarda Mersin’in her alandaki gelişimine ve olumlu dönüşümüne katkı sunmaya çalıştıklarını belirtiyorlar.

Büyükşehir Tiyatrosu yeniden yapılandırılırken, seçmelerde Cihan Ünal gibi tiyatro sanatçılarının jüri üyesi olması, Türkiye genelinden 500’e yakın konservatuvar sanatçısının açılan seçmelere katılmaları, Başkan Seçer’ in işi ne kadar ciddiye aldığını gösteriyor.

Gerçekten Mersin için çok önemli kurumsallaşma hamleleri bunlar.

İşi ehline verme anlayışı ve özverisi.

Dost ahbap ilişkisine dayanmayan bir örnek çalışma.

Başkan Seçer’ in her konuda yapılan işin özüne ve niteliğine önem verdiğini görüyoruz.

Yol yapılırken, sosyal hizmetlerde destek sağlanırken, kırsal alanı korumaya çalışırken hep işin gereği yapılmaya çalışılıyor.

Başkan Seçer’ in bu tarzı STK ve meslek odalarına da güç veriyor. Onlarda kendilerini sürece katıyorlar. Birlikte her türlü etkinliği yapma, ilişki kurma, Mersin için yapılabilecekleri birlikte değerlendirme çalışmalarına katılıyorlar.

Mersin artık iyi şeylerle anılmaya başlandı. Barış ve özgürlük içinde huzurlu bir ortam var. Denizi kirletenlere karşı ciddi önlemler var. Çevre korumada duyarlılık üst seviyelerde. Havaalanı bitirilmek üzere, lojistik sektörü genişliyor. Sanayide ciddi yatırımlar var.

Ekonomideki daralmalar, yoksulluk, adaletsizlik sadece Mersin’in değil Türkiye’nin ve dünyanın bir sorunu olmaya başladı. Bu sürecin atlatılması durumunda her şeyin çok daha güzel olacağı umudunu da taşıyoruz.

Ürettikleriyle, hizmetleriyle, düşünceleriyle, katılımcılığıyla Mersin’e değer katanlar hep var olsunlar.

Hepimizin yolu açık olsun…

Çiğdem DOKUZOĞLU

Yazarın diğer yazıları:


Devamını Oku

Mersin’de Canlı Performans

Mersin’de Canlı Performans
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Her taraf cıvıl cıvıl…

Metro açılışı,

Mersin Kurtuluşunun 100.Yılı kutlamaları,

Yılbaşı şenliklerindeki coşku…

Ve şehrin her tarafında Mersin Büyükşehir Belediyesinin farkındalık yaratan etkinlikleri.

Mersin özgürlük şehri,

Mersin Tarım Şehri,

Mersin Liman şehri,

Mersin Lojistik şehri.

Mersin her defasında Belediye Başkanı Vahap Seçer’ in vurguladığı gibi, “farklılıkların bir arada eşit olduğu, mezhebinden, meşrebinden, inancından, düşüncesinden dolayı ayrımcılığa uğramadığı bir şehir.”

Bu güzel şehrimizi korumak, desteklemek, yaratılan değerlere sahip çıkmak her Mersinlinin görevidir. Çünkü hepimiz Mersinliyiz.

Yıllarca ihmal edilen Mersin kendi kimliğini bulmaya başladı. Sıkıntılarımız çok fazla. Geçmiş dönemlerde iyi yönetilememenin sancıları çekiliyor. Ama şimdi her şey yeniden başlamış gibi.

Muhteşem bir şenlik yaşanacak Mersinde. Metro’nun açılışı var.

Hem de CHP ve İYİ Parti Genel Başkanları da bu açılışa katılacak. Mersin için en büyük tanıtım, reklam, piar yaratılıyor. Adı ne konursa konsun, Mersin kendini yeniden anlatıyor.

Yeniden küllerinden doğan Mersin’in yarattığı değerler, en çok ta Ulusal basının dikkatini çekiyor. Yerel basından dan büyük destek var. Her ne kadar da, yerel basın içinde gazeteci olmayan “tüccar mantıklı şantajcı” bir iki günlük gazetenin ve güdümlü yandaş kıytırık internet sitelerinin dışında, Mersin iyi algılarla gündemleşiyor.

Bu özgürlük şehrine, demokrasi aşığı insanlara, bir arada yaşama iradesini gösteren vatandaşlara hizmet olarak ne yapılsa azdır.

Mersin yılların ihmaliyle çok gerilerde bırakıldı. Basit, çıkar temelli uygulamalarla adını hep iyi olmayan uygulamalarla duyurdu. Ya da duyuruldu…

Evet; Mersin geçmişten gelen sıkıntılarla, maalesef adaletsiz gelir dağılımında ilk sıralarda…

Mersin tüm Türkiye’de olduğu gibi ekmek kuyruklarının uzadığı, yoksulluğun arttığı, geçimsizliğin her alana taşındığı bir şehir olsa da; umudun taze tutulduğu bir şehir.

Başkan Seçer, geçen 2021 yılını “iyilik ve sevgi yılı” olarak vurgulamış ve her konuşmasında sevgiyi, iyiliği öne çıkarmıştı.

Hatta 87 günde rekor denilecek kısa bir sürede gerçekleştirilen Forum civarındaki katlı kavşağın adını da “SEVGİ KAVŞAĞI” olarak adlandırmıştı.

Her ne kadar da Cumhur ittifakına mensup meclis üyeleri SEVGİ kelimesinden bile korkarcasına bu ismi ret etseler bile, Mersin kamuoyu kendiliğinden kavşağın adını kısa sürede sevgi olarak benimsedi.

Başkan Seçer, 2022 yılını ise inancın geliştiği ve umudun yeşerdiği yıl olarak değerlendirdi.

Hepimizin umudu, beklentisi, heyecanı yeni yıllarda güzel hizmetlerin yeşererek dallanması ve budaklanmasıdır.

Mersin’in tüm resmi ve sivil kurumları, STK’lar, mesleki örgütler, Odalar hep birlikte yerel yönetimlerle beraber Mersin için kolları sıvamalıdır.

Büyükşehir Belediyesi mahkeme kararıyla da olsa, borçlanmayı meclisten geçirdi. Bundan sonra artık gerginliklerin, sataşmaların olmadığı, Mersin sevdasıyla dayanışmanın ön plana çıktığı Meclis oturumlarını izlemek istiyoruz.

Pazartesi günü Mersin için yaşanacak Metro açılış şölenine katılarak o heyecanı yaşamak her Mersinlimin görevi olmalıdır. Umudu yeşertecek olanda bu görevlerimizi yerine getirmektir. Mersin’in ekmeğini yiyen, suyunu içen, hizmetlerinde yararlanan ve bu güzel şehrin havasını teneffüs eden herkes Mersine sahip çıkmalıdır.

Çiğdem DOKUZOĞLU

Yazarın diğer yazıları:


Devamını Oku

Bu Meclis Kendini Feshetmeli!

Bu Meclis Kendini Feshetmeli!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Nedendir bilmiyorum ama, bu meclisten bir hayır gelmeyeceğine inanmaya başladım.

Cumhur ittifakı üyeleri grup kararı alarak, işleyişin normal ilerleyişini engellemek için ellerinden geleni yapıyorlar.

Hizmet istemek serbest, destek olmak yasak gibi.

Mersin istenilen hizmeti almasın diye ayak diretmenin bütün argümanları kullanılıyor.

Piyasalardaki zam furyası unutuluyor.

Döviz artışları es geçiliyor.

İtibar zedelenmesi rahatsızlık vermiyor.

Pişkin pişkin iyi şeylerin yapıldığı da dile getiriliyor.

Ama desteğe gelince hayır elleri kalkıyor.

Büyükşehir Belediye Başkanının sunduğu MESKİ çalışmalarını canlı yayında görünce Mersin adına çok sevindik. Gururlandık ve umudumuz arttı.

Helal olsun Başkan Seçer’e demekten başka bir seçenek kalmıyor.

Bu kadar hizmeti engellemelerine ve ayak diretmelerine rağmen, yapılan hizmetler gerçekten çok başarılı.

Büyükşehir’in kamuoyu yoklamalarındaki başarısının altında yatan en büyük neden, Başkan Seçer’in herkese dokunması, hizmeti eşit götürmesi, yılmadan usanmadan gece gündüz kendini işine adamasıdır.

Bunun başka izahı olamaz.

Bu meclisten bir şey çıkmayacağı görülüyor. Evirip çeviriyorlar işi karambole getiriyorlar.

Hem de tüm Mersinlilerin gözünün içine baka baka!

Adeta akıl tutulması. Ya da vesayet kısırlığı!

Başkan Seçer’in, “bütçeyi kabul etmeyin meclis fesholsun” çağrısına namus şeref sözü vererek katılacaklarını söyleyenler inandırıcı gelmedi. Sanki o an topuklarını havaya kaldırmış gibi geldi bana!

Her şey bir tarafa, MESKİ’nin tüm ilçelerdeki altyapı çalışmaları ekrandan gösterilirken tekrar ediyorum göğsümüz kabardı.

Borçlanma verilmese de bütçe denkliği için engellemeler yapılsa da iyi hizmetlerin yapılması çok iyi.

Çok iyi olan bu hizmetlerin mimarı Başkan Seçer’in “destek olmazsanız bile biz bu hizmetleri eksiksiz yapacağız” demesi yüreğimize su serpiyor.

Yolsuzlukların önünü kesince, israfı önleyince, planlı programlı çalışmalarını sürdürünce, ortaya da kalıcı ve sürdürülebilir hizmetler çıkıyor.

Halk TV’de programa katılan Metropol kamuoyu araştırma şirketinin sahibi Özer Sencar, Seçer’in desteğinin % 77’ye çıktığını söylemesi şaşırtıcı olmadı.

Halk memnun ve güven duyacağı bir başkanını bulmuş görünüyor.

İnat ederek kendini vesayetten kurtaramayan meclis üyeleri kendi eksenlerinde kendilerine dönüp dursunlar!

Hayat devam ediyor. Eninde sonunda gerçekler ortaya çıktığında, haksızlık yapanlar mutlaka utanılacak bir durumla karşılaşacaklardır.

Bu Meclis bence de kendini feshetmeli!

Çiğdem DOKUZOĞLU

Yazarın diğer yazıları:


Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.